GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: DİYARBAKIR'IN SİLVAN İLÇESİNDE MEYDANA GELEN TERÖR SALDIRISINDA ŞEHİT OLAN 13 ASKERİMİZE İLİŞKİN
Yasama Yılı:1
Birleşim:11
Tarih:15.07.2011

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün Diyarbakır Silvan'da gerçekleşen hain terör saldırısı sebebiyle Hükûmetimiz adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum ve söz alan, burada düşüncelerini dile getiren değerli milletvekillerimize de teşekkür ediyorum.

Öncelikle, kutsal vatan görevini yerine getirirken şehit düşen 13 vatan evladımızı rahmetle anıyor, acılı ailelerine ve milletimize ve Meclisimize başsağlığı diliyorum. Ayrıca, çatışmada yaralanan 7 askerimize de Allah'tan acil şifalar diliyorum. Yaralılardan 1'inin durumu dün biraz ağır görünüyordu ama bugün yaralılarımızın hepsi iyi, hayati tehlikeyi atlatmış durumdalar. Bunu da bilgi olarak sunuyorum.

Berat Kandili'ni idrak ettiğimiz böyle mübarek bir günde 74 milyon insanımızı üzüntüye boğan bu hain saldırıyı nefretle telin ediyoruz. Eli kanlı terör örgütü, bugüne kadar olduğu gibi, dün de kanlı yüzünü göstermiş, insaniyetten nasibini almadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Yaşanan çatışmada 7 terörist etkisiz hâle getirilirken bölgede yakın zamanların en kapsamlı operasyonları dün başlamış ve hâlen devam ediyor ve devam edecek.

Haber ulaştığında dün Başbakanımızın başkanlığında kapsamlı bir güvenlik toplantısı yapılmıştır. Burada Genelkurmay Başkanımız olayla, olayın meydana gelişiyle ve sonuçlarıyla ilgili bilgilendirme yapmıştır. Buradaki değerlendirmelerinden sonra gerekli talimatlar verilmiş ve çalışmalar başlatılmıştır. Olayın hemen ardından Başbakan Yardımcımız, İçişleri Bakanımız, Tarım Bakanımız, Millî Savunma Bakanımız ve komutanlar, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanımız da alana gitmişlerdir, hâlen bölgededirler. Yani bütün boyutlarıyla olayın üzerinde çalışmalar ve aynı zamanda da operasyonlar devam etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle şu hususu vurgulamak gerekir: Yaşama hakkı kutsaldır, tüm hakların temelidir. Yaşama hakkına kastetmek insanlığa kastetmek demektir. Yaşam hakkı elinden alınan insanın etnik kökeni, dini, mezhebi önemli olmadığı gibi görevi, mesleği de önemli değildir. Vatan görevini yerine getiren bu kardeşlerimizin canlarına kastedenler, sadece insaniyete, hak ve hukuka, evrensel değerlere değil, demokrasiye, millî birlik ve bütünlüğümüze de kastetmiş, silah sıkmıştır.

Terör, Türkiye'nin onlarca yıldır mustarip olduğu bir sorundur. Bu sorun, ne bugünün sorunudur ne de sadece bizim sorunumuzdur. Terörü bir yöntem olarak kullananlar, bugüne kadar amaçlarına ulaşamamışlar, döktükleri kanda kendileri boğulmuşlardır.

Türkiye Cumhuriyeti, terörle, teröristle ve terörizmin arkasındaki odaklarla baş edebilecek güce ve birikime sahiptir. Özellikle AK PARTİ hükûmetlerinin terörle mücadele konusundaki azmi, kararlılığı tamdır. AK PARTİ Hükûmeti, önceki dönemlerde olmadığı kadar, terörle etkin bir mücadele yürütmekte, çok boyutlu olarak meselenin üzerine gitmektedir. Geçmiş dönemde bu mesele doğru analiz edilmemiş, yanlış teşhislerde bulunulmuş, sorun siyaset dışı kurumlara havale edilmiş, siyasetçiler meseleleri halının altına süpürmüş olabilir. AK PARTİ Hükûmeti, ilk kez ortaya kapsamlı bir çözüm iradesi koymuş, sivil bir inisiyatif başlatmış, çok boyutlu olarak meseleyi ele alarak kararlılıkla üzerine gitmiştir. Terör örgütünün hazmedemediği, rahatsızlık duyduğu, paniğe kapıldığı da Hükûmetin bu konudaki kararlılığı ve çözüm iradesidir. Terör örgütü, demokratikleşmeden, hukukun gelişmesinden, yatırım yapılmasından, adaletin sağlanmasından, yaraların sarılmasından, devlet-millet kaynaşmasının güçlenmesinden rahatsızlık duymaktadır. Türkiye ne zaman şaha kalksa, ne zaman büyüme rekorları kırsa, ne zaman millî birlik ve kardeşliğimiz güçlense terör örgütüprovokatif ve haince saldırılarda bulunmaktadır. Türkiye ne zaman tarihî fırsatlar yakalasa, toplumun ümit ve beklentisi artsa, çözüm yolunda önemli imkânlar ortaya çıksa terör örgütü süreçleri sabote etmeye çalışmaktadır.

12 Haziran seçimlerinden sonra partiler yeni bir başlangıç yapmışlar, yeni sayfalar açmışlar, diyalog ve uzlaşı zeminini geliştirmeye başlamışlardır. Sayın Başbakanımız Hükûmet Programı konuşmasında 12 Haziranda seçmenin iki önemli mesaj verdiğini, bunların birinin yeni Anayasa, diğerinin ise millî birlik ve kardeşlik süreci olduğunu ifade etmiştir. Terör örgütü bu tarihî süreci sabote etmek için toplumun sinir uçlarına dokunmakta, milletimizi yılgınlığa sevk etmeye çalışmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şunu herkes çok iyi bilmelidir: Türkiye hem terörle etkin ve çok boyutlu mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir hem de demokratikleşmeye, millî birlik ve kardeşliğini yüceltmeye devam edecektir. Milletimizin arzu ve beklentileri doğrultusunda, demokratikleşmeden, hukuktan, kardeşliğimizden taviz vermeden süreçler devam ettirilecektir. Terör örgütünün bu kanlı saldırıları ne terörle mücadele konusundaki azmimizi kıracak ne de demokratikleşme gayretlerimizi akamete uğratacaktır. Türkiye terörün de onun gerisindeki güçlerin de üstesinden gelebilecek güce sahiptir. Ülkemizde hak ve özgürlüklerin geliştiği, barış, kardeşlik ve huzur ortamının güçlendiği böyle bir dönemde terör örgütünün vahşi yüzünü ortaya koyması, doğru yolda olduğumuzu, demokratikleşmenin terör örgütünün varlık zeminini ortadan kaldırdığını göstermektedir. Terör saldırıları demokrasiyi zehirlemekte, barış ve huzur ortamını dinamitlemekte, diyalog ve uzlaşı arayışlarını akamete uğratmakta, çözüm  süreçlerini sabote etmeye çalışmaktadır. Demokrasi ve terör, aydınlık ve karanlık gibi birbirinin zıddıdır. Demokrasi geliştikçe terör örgütünün istismar zemini ortadan kalkmaktadır. Bu saldırılar terörle mücadele azmimizi ve sorunları çözme gayretimizi asla kırmayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip olan Türkiye, terörle mücadelede dünyanın en uzmanlaşmış ülkeleri arasında yer almaktadır. Son dönemde uygulamaya geçirdiğimiz çok boyutlu terörle mücadele stratejileri terör örgütünü etkisizleştirmektedir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve güvenlik güçlerimiz canı pahasına bu mücadeleyi sürdürmekte, talep ettiği her türlü imkân ve aracın Hükûmetimiz tarafından sağlanmasıyla başarılı bir mücadeleyi ortaya koymaktadır. Ülkemizin bekası ve milletimizin huzuru için canlarını vererek şehitlik mertebesine ulaşan askerlerimizin, yine bu uğurda gece gündüz mücadele veren güvenlik güçlerimizin fedakârlıkları her türlü takdirin üzerindedir.

Silahlı Kuvvetlerin moralinin bozulduğu yönündeki siyasi söylemler terör örgütünün moralini güçlendirecek, terör örgütünün ekmeğine yağ sürecek sonuçlar doğurabilir. Bu süreçte herkes sorumlu ve sağduyulu davranmalı, Hükûmetimizin ve ordumuzun terörle mücadele azmini kıracak açıklamalardan kaçınmalıdır. Tabii, böyle bir ifadeyi kabul etmek mümkün değil.

Şunu da burada huzurunuzda, yüce Meclisin huzurunda ifade edeyim: AK PARTİ hükûmetleri dönemi bütün kurumlarımızla en fazla bütünleşildiği ve birlikte çalışıldığı bir dönemdir. Bütün kurumlarımızın gerekli sorumluluğu taşıdığı ve bütün bunların en fazla paylaşıldığı, her an bir araya gelinerek bütün bunların iyi koordine edildiği bir dönemi yaşıyoruz. Kurumlar arasında hiçbir kopukluk söz konusu değildir. Kurumlarımızın moralinin bozulması falan diye bir şey de söz konusu değildir. Burada, tabii Türkiye dünyanın en güçlü ordularından birine sahiptir, NATO'nun en güçlü ayaklarından biriyiz ve terörle mücadelede de bizim güvenlik görevlilerimiz gerçekten büyük tecrübe sahibi, bunu tekrar ifade etmek isterim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir başka konu, Türkiye'nin uluslararası düzeyde terörle ortak mücadele imkânlarını geliştirdiği bir dönemde ulusal düzeyde ortak bir irade ortaya konulamaması büyük bir talihsizliktir. Bu mesele partiler arası siyasi rekabet veya polemik meselesi hâline getirilmemeli, ulusal bir konu olarak sahiplenilmelidir. Toplumumuzu yılgınlığa düşürecek beyanlar, haberler, tavırlar terör örgütünün amacına hizmet edecektir.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - TRT'yi uyarın Sayın Bakanım, TRT'yi uyarın!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben bugünkü, buradaki konuşmalar için çok teşekkür ediyorum. Burada iki değerli milletvekilinin, -muhalefet partilerinden- konuşmaları için çok teşekkür ediyorum.

Terör konusu iç siyaset malzemesi asla yapılmamalı, ortak mücadele verilmesi gereken ulusal bir dava olarak görülmeli, herkes taşın altına elini koyarak gereken katkıyı vermelidir ve biz Hükûmet olarak başından beri bu konulardaki çalışmalarımızda daima şunu söyledik: Bu, millî bir meseledir, partiler üstüdür ve çözüm yeri bu yüce çatının altıdır, Meclistir.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Hükûmet ne yapacak, Hükûmet? Bu Meclis yetkiyi Hükûmete verdi!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bu konuda muhalefetle iş birliğine, burada da bugün ifade edildi, muhalefet partilerinin değerli sözcüleri ifade etti, iş birliği niyetine çok memnun olduk.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Anayasa'yı tek başınıza değiştirdiniz de bunu niye yapamadınız!

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Muhalefetle iş birliği bu konuda kaçınılmazdır.

Değerli milletvekilleri, bu, köklü bir sorundur ve ortak bir millî irade ortaya konulmadıkça çözümünde zorluklar vardır, çok gerçekçi olmak gerekir. Samimi şekilde, dürüstçe bütün partilerimiz bu konuda iş birliği yapmalıdır. Bizim bu konuda yeni girişimlerimiz olacak ve sağduyu ile yaklaşarak bu iş birliğini geliştirmek durumundayız.

Bugün, tabii, yüreklerimiz bu şehitlerimizin acısıyla yanarken bunu bir defa daha ben samimiyetle, yani bir siyasi polemiğin ötesinde burada bütün partilerimize çağrı olarak yöneltiyorum.

Bu tür sorunları çözen bütün ülkeler, bunu iktidarıyla muhalefetiyle iç siyaset meselesi yapmadan iş birliği yaparak çözmüşlerdir. Bütün ülkelerin örneği budur. Bütün ülkelerde?

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Orman Çiftliğinde kimle görüştünüz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Çok ciddi bir mesele konuşuyoruz, ne kadar çiğ ifadeler duyuyorum değerli milletvekillerinden. (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)

OKTAY VURAL (İzmir) - Siz milletvekilinin ifadesine nasıl "çiğ" diyebilirsiniz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Değerli milletvekilleri?

OKTAY VURAL (İzmir) - İfadesini geri alsın Sayın Başkan! Milletvekiline "çiğ" diyemezsiniz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Değerli milletvekilleri?

OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Başkan? Sayın Başkan?

BAŞKAN - Lütfen?

OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Hatip milletvekillerine "çiğ" diyemez, sözünü geri alsın?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Değerli milletvekilleri, çok ciddi bir konuyu görüşüyoruz?

OKTAY VURAL (İzmir) - Madem öyle başarılıydın da İçişleri Bakanlığından niye alındın?

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Terör bu noktaya gelmişse birinci derecede sorumlu sizsiniz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Çok ciddi bir konuyu görüşüyoruz.

BAŞKAN - Sayın Bakanım, lütfen?

OKTAY VURAL (İzmir) - Milletin vekiline "çiğ" diyemezsin!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri?

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Terörle mücadele konusundaki başarınız sebebiyle mi Başbakan Yardımcısı oldunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?terör konusu iç siyaset malzemesi yapılmamalı?

SADİR DURMAZ (Yozgat) - Allah'tan korkun!

OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Başkanım, sözünü geri alsın!

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Çıkıp Türk milletinden özür dilemeniz lazım.

OKTAY VURAL (İzmir) - İfadesine dikkat etsin!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?ortak mücadele verilmesi gereken ulusal bir dava olarak görülmeli.

OKTAY VURAL (İzmir) - Habur'a gidiyorsun planlıyorsun, Barzani'yle bir plan yapıyorsun, sonra kalkıp Meclise geliyorsun.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Herkes taşın altına elini koyarak gereken taktiği vermelidir. Hükûmetimiz her türlü sorunun çözüm yeri olarak bu çatıyı gösteriyor. (CHP ve MHP sıralarından gürültüler)

UMUT ORAN (İstanbul) - Hükûmet Programı'nda bir satır yok! Hükûmet Programı'nda bir satır terörle mücadele yok!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hükûmetimiz diyalog ve uzlaşı arayışlarını artırdığı bir dönemde.

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Âciz sefiller?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Meclisin boykot edilmesi, toplumu tahrik eden söylemlerde bulunulması, terör ve şiddete davetiye çıkaracak sorumsuz açıklamaların yapılması kesinlikle tasvip edilemez, hoş görülemez.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Kim yapıyor?

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Terörü şımarttınız, terörü!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Niyeti kötü olanlar bizden iyi niyet beklememelidir. Demokrasiye herkes için "evet" ama teröre, kimden gelirse gelsin "hayır" diyoruz. Terör örgütü silah bırakmadığı sürece?

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Terör örgütünden başka terör kimden geliyor?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?güvenlik güçlerimiz operasyonlara devam edecektir. Bunun altını da bir defa daha çiziyorum. Terör örgütü silah bırakmadığı sürece güvenlik güçlerimiz operasyonlara devam edecektir. Demokrasi-güvenlik dengesinin bozulmasına izin vermeyeceğiz fakat terörün nasıl bir karşılık gerektirdiği de ortadadır.

OKTAY VURAL (İzmir) - Onun için Kandil'de silahını bıraktılar!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bu konudaki kararlılığımızdan hiç kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın. Terörden medet umanlar, tehdit ve dayatmalarla kendisine siyasi alan açmaya çalışanlar bilsinler ki Türkiye Cumhuriyeti hiçbir dayatmaya "evet" demeyecek, hiçbir meydan okumaya da "eyvallah" demeyecektir.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Ne yaptınız bugüne kadar?

BAŞKAN - Sayın milletvekili, lütfen?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Şehitlerimizin acısı yüreklerimizi dağlamaktadır ama terörle mücadele kararlılığımız da artmaktadır.

SADİR DURMAZ (Yozgat) - Özerkliği ilan ettiler, özekliği!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hükûmet olarak terörle mücadele konusunda yeni stratejiler geliştirerek çok boyutlu mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Yuvarlak cümlelerle bir yere gelemezsiniz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben, bir kez daha şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyor?

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Allah'ın sefilleri!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?aziz milletimizin mübarek kandilini tebrik ediyor?

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Bu, eski İçişleri Bakanının günah çıkartmasıdır. Meclisten özür dileyeceksiniz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?sizleri de saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, biraz önceki kullandığım kelimeden rahatsız oldu arkadaşlar, o kelimeyi geri alıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OKTAY VURAL (İzmir) - Siz rahatsız olmadınız mı?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ama, burada söylemek istediğim şudur: Bakın, çok acılı bir günde, çok özel bir görüşme yapıyoruz. Burada, ajite eden, tahrik eden, yerinden, hiç de bugünkü oturumun mehabetiyle bağdaşmayan ifadeler kullanmak, tabii ki üzüyor. Sadece onu ifade etmek istedim ben.

OKTAY VURAL (İzmir) - Sizin gibi sorumluluğu olanlara karşı görevinizi hatırlatıyoruz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Sadece onu ifade etmek istedim ve burada ben şu çağrıyı yaparken o cümleleri duyuyorum.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - İçişleri Bakanı olarak terörle mücadele etmemeniz de bizi üzdü, bizi!

OKTAY VURAL (İzmir) - Açılımın?

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - O cümle nedir?

OKTAY VURAL (İzmir) - Açılımını aldın gittin işte!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - O cümle nedir? O cümle: Gelin sayın milletvekilleri, gelin partiler, Türkiye'nin siyasi partileri, bu meselede herkes elini taşın altına koysun, samimi iş birliği yapalım. (MHP sıralarından gürültüler)

OKTAY VURAL (İzmir) - Bizim bedenimiz altında sen yetkini kullan!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Bu iş birliği için ben bunu dile getirirken o cümleleri duyuyorum.

OKTAY VURAL (İzmir) - Hadi canım sen de!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Herkes sadece eleştirmek?

OKTAY VURAL (İzmir) - Habur'da tören düzenliyorsunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - ?bundan seçim ortamlarında rant elde etmek için kullanmasın, gövdesini taşın altına koysun herkes. Ben bunu diyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, MHP sıralarından gürültüler)

OKTAY VURAL (İzmir) - Bizim yüreğimiz taşın altında!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)