GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:4
Tarih:06.10.2011

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime başlarken, 24'üncü Dönem yasama çalışmalarının ülkemize, milletimize, Meclisimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum, başarılı bir yasama yılı geçirmemiz umuduyla hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, bugün Bakanlığıma sorulan otuz soru var. Bunları sırasına göre cevaplandıracağım.

Sayın Başkan, eğer izniniz olursa, soruları tekrar okumayacağım, sadece cevapları anlatacağım zaman kazanmak bakımından. Ancak, sorunun kime ait olduğunu da bu arada ifade edeceğim.

Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'ün sorusu: Ardahan ili Posof ilçesi Çambeli köyünde geçtiğimiz mayıs ayında meydana gelen heyelanda evleri zarar gören vatandaşlarımız yeni yapılacak afet konutları için kendilerinden yerlerini bedelsiz vermeleri konusunda yapılan teklifi kabul etmedikleri için kamulaştırma yoluna gidilmiş ve kamulaştırma çalışmaları hâlen devam etmektedir. Ancak bu süre içerisinde mağdur olan vatandaşlarımızın barınması için soğuk iklim çadırları temin edilmiş ve herhangi bir sorun söz konusu değildir. Bu soru İçişleri Bakanımıza sorulan bir sorudur. Böylece bu soruyu cevaplandırmış oluyorum.

Yine Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'ün 6/8 sayılı soru önergesi: Ardahan iline 28 kilometre uzaklıkta bulunan Hoçuvan bölgesi Kars-Ardahan yolu üzerindedir. Esasında ana yoldan da 5 kilometre daha batı tarafta bulunan bir yerleşim yerimizdir yeni adıyla Hasköy, eski adıyla Hoçuvan. 88 kilometre uzunluğundaki Kars-Ardahan yolunun tamamı bu yıl içerisinde bölünmüş yol olarak tamamlanmış ve trafiğe açılmıştır. Hoçuvan ana yol bağlantısı il özel idaresi sorumluluğunda bir yoldur. Dolayısıyla, Karayolları ağında değildir. Bu yolla ilgili herhangi bir sorun varsa biz bunu o ilin valiliğine ve il özel idaresine söylemek suretiyle gideririz ama şunu ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla Ardahan-Kars arası 88 kilometre bölünmüş yol tamamen bitirilmiş ve trafiğe açılmıştır. Bu yol iki ilimizi kesintisiz birbirine bağlayan önemli bir yoldur.

Yüce heyetinize saygıyla sunarım.

Yine Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt'ün (6/19) sayılı sözlü soru önergesinin cevabını veriyorum: Ardahan-Ardanuç yoluyla ilgili. Bu yolun tamamı 62 kilometre olup tek yol, tek platformlu yoldur. Bu yol esasında Ardahan'la Ardanuç üzerinden Artvin'i bağlayan bir güzergâhtır, Karadeniz'i bağlayan bir güzergâhtır. Çok zor, apik arazilerden geçen bir yoldur. Yolun 17 kilometrelik bölümü 2003 yılı öncesinde tamamlanmıştır, 2003-2011 yılları arasında da 24 kilometrelik kesimi bitirilmiştir, böylece toplam yapılan 41 kilometre yol olmuştur, kalan 21 kilometresinin 9 kilometrelik bölümü bu yıl sonuna kadar açılacak ve 12 kilometrelik bölümü ise 2013 yılında bitirilecektir. Gördüğünüz gibi 12 kilometre ama bir yılda bitirilemiyor, oldukça zor bir güzergâh. Ben o güzergâhtan birkaç sefer geçtim. Bu güzergâhlarda yol yapmanın zorluğunun ötesinde, tabii yol eğimlerini tutturmak için çok derin dolgu ve yarma işlemleri yapılıyor. Bu da şev akmasına, heyelan oluşmasına risk oluşturan bir çalışmadır. Ama şartlar ne olursa olsun bu yol bitirilip buradan Karadeniz'e çıkış verilecektir.

Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru'nun (6/21) sayılı sözlü soru önergesi: Bu soru kuzey TETEK yoluyla ilgilidir. Amasya-Erzincan arasında, Amasya-Tokat-Reşadiye-Refahiye güzergâhını takip eden, eski adıyla İpek Yolu veya Dere Yolu dediğimiz bir yoldur, batı ile doğu arasında çok önemli bir ulaşım koridorudur. Bu yolun Amasya-Erzincan arası 376 kilometredir, 338 kilometrelik kesimi tamamlanarak trafiğe açılmıştır.

Burada bir hususu sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum: Bu 338 kilometrelik tamamlanan kısmın tamamı son üç yılda yapılmıştır. 2003 öncesi bu yolda yapılan bölünmüş yol miktarı 5,5 kilometredir. Bu yolun hayati önemi vardır doğu-batı trafiği için, hatta İran'dan Kafkaslara, Orta Asya'ya giden yol güzergâhı bu vadiden geçmektedir. Şu güne kadar yol için yapılan harcama 871 milyon Türk lirasıdır. Kalan kısım nedir? Yolun kalan kısmı 38 kilometredir. Bu 38 kilometrenin 30 kilometresi de bu yıl bitirilecektir. Kamulaştırma sorunu olan bir 8 kilometrelik kısım var, onlar da parça parça, yol güzergâhında yedi noktada yapmışız, mesela bir eve gelmiş yahut bir bostana gelmiş, tarlaya gelmiş mahkemelere intikal etmiş; oralar atlanmış. Bu şekilde bir 8 kilometre var. Onların sorununu da çözdüğümüz zaman yolun tamamı bölünmüş hâle gelecek. Bölünmüş hâle gelmekle de kalmıyor, bu yolun 178 kilometresini de sıcak asfalt kaplama yaptık. Yani otoyol kalitesinde bir bölünmüş yola dönüştürmüş olduk.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, Tokat Milletvekilimiz Sayın Reşat Doğru'nun (6/24) sayılı soru önergesi: Efendim, bu Tokat çevre yolu. Ben Çarşamba günü yani dün Tokat'taydım ve çevre yolunda bizatihi dolaştım.

Tokat çevre yolu, 8 kilometrelik, Tokat'ı Sivas yoluna bağlayan, Yıldızeli üzerinden Sivas'a Turhal'dan gelip, şehir içi trafiğini tamamen transit trafiğe dönüştürecek çok önemli bir yol. Bu yolun yapılmasıyla birlikte Tokat şehir içi trafiği fevkalade iyileşecek. Yol aksı tamamlanmış durumda. Asfaltlama çalışmaları bir iki hafta içinde başlayacak. Yaklaşık olarak 70 bin ton BSK asfalt kaplaması burada yapılacak. Hava şartları herhangi bir engel teşkil etmezse yolun 2012 Şubat-Mart aylarında tamamen hizmete açılması mümkün hâle gelecek.

Bu yolda çok sıkıntı yaşadık. Yaşadığımız sıkıntının en büyüğü kamulaştırmadan kaynaklanıyor. Kamulaştırma için bu yolda iki yıl mahkemede davaların bitmesini beklemek zorunda kaldık ama bütün sorunlar aşıldı. Şu anda önümüzde bir asfaltlama çalışması kaldı istinat duvarlarıyla birlikte.

Ardahan Milletvekilimiz Sayın Ensar Öğüt'ün (6/34) sayılı soru önergesi: Bu soru cep telefonlarının işletilmesine esas teşkil eden baz istasyonlarıyla ilgili. Baz istasyonlarının "Sağlığa zararlı mı değil mi?" diye uzun süreden beri toplumda, kamuoyunda tartışması devam ediyor. Ancak, bu tartışmaların hangi temelde gerçekleştirildiğini doğrusu anlamakta zorlanıyoruz çünkü baz istasyonları, mobil haberleşmenin olmazsa olmaz araçlarıdır. Bugün, baz istasyonları olmadan cep telefonlarıyla haberleşme yapma imkânı yoktur, böyle bir teknoloji henüz geliştirilememiştir. Bulunduğumuz bu mekânda bile, haberleşmenin, bu civarda, Meclis binası çatısında, kenarında bulunan baz istasyonlarıyla mümkün hâle geldiğini ben yüce heyetinize hatırlatmak isterim.

Peki, bu işler dünyada nasıl oluyor, bizde nasıl oluyor, bu tartışma hangi temelde devam ediyor buna bir bakalım. Baz istasyonlarının kurulmasına ilişkin yasal dayanak, 21 Nisan 2011 tarih 27912 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, en son, Elektronik Haberleşme Kanunu'na uygun, Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü, Denetimi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde ifa edilmektedir. Bu Yönetmelik de, dayanağı Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICNIRP) ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından insan ve çevre sağlığına zararlı olmadığı kabul edilen sınır değerleri esas almaktadır. Bu sınır değerler de elektromanyetik mahzur durumunda meydana gelen ölçülebilir, hesaplanabilir bir etkisi olan ısı artışına dayanır. Buna göre, daha açık ifadeyle söylemek gerekirse uluslararası sınır değeri, ortalama bir insan vücut sıcaklığının 1 derece artmasına yol açan elektromanyetik alan değeri referans alınır, bu değerin 50 kat üzerinde bir koruma uygulanır. Bu kadarlık ısı artışının insan sağlığı üzerinde olumsuz tesir bırakmadığı yapılan deneylerle ortaya çıkmıştır.

Bu çerçeveden baktığımız zaman, Yargıtayın bu konuda aldığı kararlar var. Yargıtayın aldığı kararlar tek tek şikâyet üzerinde alınmış kararlardır. Bu kararlarda baz istasyonlarının sağlığa zarar verdiği gerekçesiyle kaldırılması yönünde olan kararlar olduğu gibi, aksine de kararlar vardır ve dediğim gibi bu şikâyete bağlı münferit davalar sonucu verilmiş bir karardır. İşin esası nedir? İşin esası? Ülkelerden örnekler verelim. Örneğin, İngiltere'de elektrik alan şiddeti 46 voltmetreye kadar müsaade edilmektedir. Yani baz istasyonunun yaydığı gerilim, elektromanyetik alan değeri metre başına, 1 metre uzakta, 46 volt oluncaya kadar baz istasyonunun kurulumuna müsaade edilmektedir. Bu oran Amerika'da 47'dir, Kanada'da 41, Japonya'da 41 ve az önce ifade ettiğim ICNIRP konvansiyonunun öngördüğü değer de 41'dir. Türkiye'de müsaade edilen değer 10 volt/metredir. Yani, bu değerin dörtte 1'idir. Uluslararası müsaade edilir sınırların dörtte 1'ine biz şu anda müsaade ediyoruz.

O bakımdan, bu konuda herhangi bir tereddüde mahal olmadığını düşünüyorum. Eğer iletişimi dağ, bayır, şehir, kasaba, her tarafa aynı şekilde yaygınlaştırmak istiyor isek baz istasyonları mutlaka ve mutlaka gerekli altyapı teçhizatıdır, bundan sarfınazar edemeyiz. Bunun bilinmesi lazım. Ama şu olur: Her hâlükârda, şikâyet geldiğinde, baz istasyonuyla ilgili yapılan işlem nedir? BTK hemen uzmanlarını çıkarır, el cihazları var, mahallinde ölçümü yaparlar, eğer bu ölçümde 10 voltmetre değerinin üzerindeyse o hemen kaldırılır, değilse bunun herhangi bir mahzur teşkil etmediği ilgiliye bildirilir.

Ben, bu konuda zaman zaman kamuoyunda, gazetelerde STK'ların gündeme getirdiği ve davalarla da mobil haberleşmenin doğrusu zora girdiği bu konu hakkında yüce Meclis aracılığıyla milletimize şunu söylemek istiyorum: İnsanımızın sağlığının, insanımızın geleceğinin üzerinde hiçbir uygulama olamaz, hiçbir şey yapmayız, yapılmasına da müsaade etmeyiz. Ama eğer biz iletişimde gelişmiş ülkelerle atbaşı gideceksek bu teçhizata ihtiyacımız var. Önemli olan, bunun yasal sınırlarını, teknik icaplarını yerine getirerek, toplumun sağlığını, geleceğini de dikkate alarak yürütmektir. Bu konuda endişeye mahal yoktur, olay kontrolümüz altındadır.

Bu hususu bilgilerinize arz ediyorum.

Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'ün (6/69) sayılı soru önergesi, Kars-Ardahan karayolu hakkındadır.

Kars-Ardahan yolu tamamen bitmiştir, bölünmüş yol olarak bitmiştir. Şu anda çalışmalar, yol refüjleri, katılım yolları ve yol kenarındaki peyzaj çalışmaları sürmektedir.

Soru içerisinde de, tabii, karla mücadele için bir bölüm de var. Burada, kar mücadele çalışma programının yetersizliğinden bahsediliyor. Esasında Karayollarının makine parkı kar mücadelesi için yeterlidir ancak diğer kurumların, belediyeler, valilikler, Karayolları ağında olmayan yollarda da tabiatıyla kış aylarında kar mücadelesi icap etmektedir. Bu mücadelede Karayollarımız, görev alanımız dışındadır, içindedir tartışmasına girmeden, nerede bir yol kapalıysa bütün imkânları seferber etmekte ve elbirliğiyle dayanışma içerisinde bu işler yerine getirilmektedir.

Soruda, Ardahan çevre yolu -13 kilometre- konusunda da ne olduğu söyleniyor. Ardahan çevre yolu, kuzey-güney istikametinde bir güzergâhtır, ihalesi 2011 yılında yapılmıştır ve geçtiğimiz ağustos ayında sözleşme imzalanmış, bugünlerde işe başlanacaktır ve her şey yolunda giderse 2013 yılında da sıcak asfalt kaplamalı olarak trafiğe açılması öngörülmektedir. Toplam 88 kilometre olan Kars-Ardahan yolu -az önce de ifade ettim- tamamen bitmiştir. Dikkatinizi çekmek isterim, bu yolun 8 kilometresi 2003 öncesi, 80 kilometresi 2003'ten sonra gerçekleştirilmiştir.

Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'ün bir başka sorusu (6/103): Bu soru demir yollarıyla ilgilidir, Erzurum-Horasan hattı. Bu hatta 2011 yılında Erzurum-Topdağ arasında 80 kilometrelik yol yenilenmesi planlanmış ve hâlen yol yenileme çalışmaları devam etmektedir. 2012 yılında da Topdağ-Selim arasında 125,  2013'te de Selim-Kars arasında 100 kilometre olmak üzere yenileme çalışmaları programa alınmıştır.

Hususu yüce heyetinize arz ederim.

Bir başka sorumuz yine Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'e ait, (6/107).

Ensar Bey burada mı? Bugün ona çalışıyoruz.

Evet, bu soru Erzurum-Kars arası bölünmüş yollarıyla ilgili.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Erzurum-Kars devlet yolunun toplam uzunluğu 203 kilometredir. Bu yolun 31 kilometresi 2003 öncesi; 53 kilometresi de sıcak asfalt kaplamalı, 2003-2011 yılları arasında; 75 kilometresi sathi kaplamalı olarak yine bu dönemde tamamlanmıştır. Böylece, 203 kilometrelik yolun 159 kilometresi tamamen bitmiştir. Bir kısmı sıcak asfalt, bir kısmı sathi kaplama. Ama sathi kaplama olan kısımlar da sıcak asfalt programına alınmıştır. Geriye Horasan-Karakurt arasında 44 kilometrelik bir kesim kalmıştır. Bu kesimin de proje çalışmaları hâlen sürmektedir. Proje çalışmaları bitiminde yapım ihalesine çıkılacaktır.

Evet, Sayın Reşat Doğru'nun bir sorusunu atlamışız. Onun için not geldi. Tokat Havaalanı'yla ilgili zannediyorum. Tokat Havaalanı'yla ilgili bir soru, (6/53) sayılı. Evvelki gün de baktığım gibi, Tokat, esasında doğu-batı istikametinde uzanan sıradağlar arasında bir vadi içerisinde. Az önce bahsettiğim kuzey TETEK güzergâhında yer alan tarihî bir ilimiz. Tokat'ta bir havaalanı mevcut. 1.925 metre pist uzunluğu var. Tahditli?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakan, bir saniye. Şimdi, size yirmi beş dakika vermiştik, bitti. Bu soru sahiplerinden sisteme giren yok. Dolayısıyla, kalan süreyi tekrar vereceğim size.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Keşke biz de bakan olsaydık Sayın Başkanım!

BAŞKAN - İnşallah olursunuz.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Söz hakkı için özellikle!

BAŞKAN - Evet, yirmi dakikanız var. Lütfen ona göre planlayın.

Buyurun.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Evet, biraz daha hızlanmamız gerektiğini anladım Sayın Başkan.

Evet, Tokat Havaalanı mevcut hâliyle tahditlidir. Pist yönü itibarıyla mânialara maruz bir havaalanıdır. Dolayısıyla, bunun başka bir yere taşınması oradaki yerleşim itibarıyla mümkün değil. Yapacağımız işlem, mevcut havaalanının pist yönünü 40 derece doğu-batı istikametinde çevirmek suretiyle bir iyileştirme cihetine gitmektir. Bu konuda çalışmalara başladık.

Durumu bilgilerinize arz ederim.

Evet, 11'inci soru: Sayın Nurdan Şanlı'nın (6/150) sayılı soru önergesinin cevabını veriyorum.

Bu soru da bölünmüş yollarla ilgili. Bölünmüş yollar, bildiğiniz gibi 6.101 kilometreden -2003 yılı itibarıyla- bugün 21.122 kilometreye çıkmıştır. Yaklaşık, mevcut, 2003 yılına göre, bölünmüş yol ağının 2,5 katı son dokuz yılda gerçekleştirilmiştir ve bölünmüş yollar için harcanan para miktarı 40,2 milyar -40,2 katrilyon- Türk lirasıdır.

Bölünmüş yolların şüphesiz kazaların azalmasına etkisi vardır. Bu konuyla ilgili yapılan bir çalışmaya göre 100 milyon taşıt/kilometre başına düşen kazalardaki ölüm sayısı AB ülkelerinde 3 iken, bizde 2002 yılında 5,72; 2009 yılında 4,41; 2010 yılında 3,79 seviyesine gerilemiştir. Bu konuda daha yapacağımız iş olduğunu bu oranlardan da görüyoruz ama şu bir gerçek ki bölünmüş yollar hayat kurtarıyor. Kazalar, daha ziyade bu yollarda sürücü kusurundan, aşırı hızdan, hız ihlalinden meydana geliyor.

"Bu yollarla ilgili ne gibi kazançlar sağlandı?" diye bir soru da var. Bu yollardaki en büyük iki tane kazanç; bir tanesi zaman tasarrufu, bir tanesi yakıt tasarrufu. Yaklaşık olarak, yapılan hesaplamalara göre, bölünmüş yollarda bugüne kadar yakıttan ve zamandan tasarrufun parasal değeri 8 milyar Türk lirasıdır, yıllık. Bölünmüş yollara 40 milyar harcandığı düşünülürse beş yıl gibi bir sürede amorti ettiği anlaşılacaktır. Bu da bölünmüş yolların faydasını bir kez daha ortaya koymaktadır.

Daha önemli bir şey de, bölünmüş yollar dolayısıyla trafik akışında meydana gelen seri ulaşım imkânıyla havaya salınan yanmış gazlarda da 2,2 milyon ton bir azalma sağlanmıştır. Bu da çevre açısından, çevrenin korunması açısından önemli bir kazanımdır.

Tek yollarla ilgili yine Ankara Milletvekili Sayın Şanlı'nın sorusu var. 679 kilometresi sıcak karışım, 4.901 kilometresi sathi kaplama olmak üzere 5.580 kilometre tek platformlu yol yapılmıştır. Bunun için de yaklaşık 4,6 milyar Türk lirası harcama gerçekleşmiştir.

Diğer bir soru, Sayın Şanlı'nın: Bu soruda "Ulaşım ve iletişimle ilgili, genel bütçe dışında hangi yatırımlar yapılmıştır?" diye soruluyor. Bu konuda Bakanlığımız yap-işlet-devret veya kamu-özel sektör ortaklığıyla yapılan projelerde öncü rol oynamıştır. Hatırlayın, Ankara Havalimanı, İzmir Havalimanı, Antalya Havalimanı, Dalaman Havalimanı ve şimdi, Kütahya, Afyon, Uşak'ın ortak kullanacağı Zafer Havaalanı gibi ve hatta, İstanbul Havalimanı gibi büyük havaalanları bu modelle gerçekleştirilmiştir ve bu model sayesinde kamu bütçesinden kaynak ayrılmadan yapılmakla kalmamış, aynı zamanda bunlar uzun vadeli kiralama suretiyle sadece üç havaalanımızdan, İstanbul, Ankara ve Sabiha Gökçen'den 11 milyar dolar ilave kaynak hazineye aktarılmıştır. Burada çok örnekler var, zaman almamak için bunları saymıyorum.

Yapılacak projeler var. Örneğin, Türkiye'nin en büyük yap-işlet-devret projesi İstanbul-İzmir Otoyol İzmit Körfez Geçiş Köprüsü'dür, Marmaray'ın paralelinde yapılacak Avrasya Tüneli'dir ve bu projeler de şu anda yap-işlet-devretle sözleşmeye bağlanmış projelerdir. İkisinin toplam bedeli 13 katrilyon civarındadır. Karayollarının üç yıllık bütçesi karşılığı bir yatırımdır.

Diğer bir soru Ankara Milletvekili Sayın Şanlı'nın: Bu da "Seyahatin kısalması dolayısıyla bölünmüş yollarda ne kadar tasarruf sağlanıyor?" Az önce bunu ifade ettim. Bu soru aynı mahiyette, geçiyorum.

Diğer bir soru Bartın Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç'un sorusu: "Kara yolundaki araçların muayenesinde eski ile yeni arasında ne değişti?" Bu mahiyette bir sorudur. Bilindiği gibi, yeni araç muayene sistemi eskiden Karayollarında yapılıyordu. Karayolları bunları evraklar üzerinden yapıyordu. Muameleciler tomar tomar ruhsatları alıp "Muayenesi yapılmış." diye kaşe basıyorlardı ve böylece dağıtıyorlardı. Şimdi bu sistem bitti. Türkiye'nin her tarafında sabit, gezici iki yüzden fazla, çok modern, gelişmiş, her türlü teknik altyapıya sahip araç muayene istasyonlarında çok titiz bir şekilde yapılmaktadır. Bu sistemle kamuya 552 milyon dolar, özelleştirmesiyle, para gelmiştir. Her yıl da bu işletmelerden, araç muayene istasyonlarından alınan paralardan hazine yüzde 30 pay almaktadır. On yıllık için alınacak pay yaklaşık olarak 10 milyar Türk lirasıdır.

Örnek verelim. 2 Ekim 2011 itibarıyla 16 milyon 122 bin 666 araç muayenesi gerçekleşmiştir yani toplam motorlu araç sayımızdan daha fazla ve daha ilginç bir rakam veriyorum: Bunlardan 6 milyon 305 bin 454 adedi ilk muayenesinden geçememiştir.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - İkinciden daha çok para aldıkları için Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Efendim, bir ay içerisinde tekrar gelirseniz para yok.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Bir ay içerisinde gelemezseniz?

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Bir ay içinde gelir. En ağır kusur dahi bir ay içerisinde giderilebilir.

Sistem çok sağlıklı işlemektedir. Bırakın Türkiye'de, dünyada örnek bir modeldir. 3 bin kişiye doğrudan iş sağlamaktadır. Kamu yatırım yapmamıştır. Kamuya da on yıl içerisinde 10 milyar Türk lirasının üzerinde bir kaynak sağladığından başka, gerçek anlamda muayene yapılmaktadır. Öyle, kâğıt üzerinde, muamelecilerin bürolarında kaşe basılarak muayene dönemi sona ermiştir. Bu sistem, ülkemizin yüz akı bir sistemdir.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Bakanım, aynı şekilde gittiğiniz zaman muayeneye aynı cezayı bu vatandaşlar da alıyor, özel sektör de alıyor. Haksız kazanç değil midir? Bu konuda bir şey yapmayı planlıyor musunuz?

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Efendim, şimdi, onu ben sizden alayım daha sonra, eğer bir aksaklık varsa onun gereğini yaparız.

Bartın Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç'un diğer bir sorusu, bu yaşlı araçların trafikten çekilmesi. Tabii bu da ülkemizin çok sorun teşkil eden bir konusudur. Yıllardan beri vergi borcu nedeniyle, modelinin eski olması nedeniyle taşımacılarımız -bu araçlar, onların, milletin yükünü taşıyacağına-kamyoncularımız bu araçları taşımak zorunda kalmaktadır. Kamyoncularımızı bu yükten kurtarmak için bir yasal düzenleme yaptık. 72 model ve öncesinden başladık. O bitti, şimdi 85 ve öncesine geçtik. Bugüne kadar ne yapmışız? 58.437 tane kamyonu trafikten çekmişiz, 262 milyon 426 bin 77 Türk lirası da hak sahiplerine ödemişiz. Bunun tabii birçok faydası var. Hem piyasada rekabet gücü kaybolmuş, otuz yaşında, kırk yaşında araçları yollardan çekmek, trafik emniyetini arttırmak ve de sahiplerini bu yükten kurtarmaktır. Bu uygulamaya bundan sonra da daha düşük modellerde devam edilecektir.

Bartın Milletvekilimiz Yılmaz Tunç'un diğer bir soru önergesi: "Bölünmüş yollar, yol iyileştirmeleri ne gibi, trafik kazalarında iyileşme sağladı?" Az önce bunu da ifade ettim. İzninizle bunu da geçiyorum. Trafik kazalarında, ölümlü kazalarda ciddi azalma olduğunu bu vesileyle ifade etmekte yarar var.

Bursa Milletvekili Sayın Hüseyin Şahin'in sorusuna geliyoruz. Bu soru, trafik güvenliğiyle ilgili. "Karayollarında trafik güvenliğine yönelik neler yapıldı?"

2010 yılında, 20 milyon 191 bin 485 metrekare yatay işaretleme, 106.874 metrekare düşey işaretleme, 1.115 kilometre oto korkuluk, 194 adet sinyali olmayan kavşağın sinyalli hâle getirilmesi, 118 adet de kaza kara noktası ve kaza riski yüksek kesimlerde iyileştirme yapılmış ve bu iyileştirmeler için toplam 269 milyon 43 bin 592 Türk lirası harcama yapılmıştır. Böylece, ülkemizin önemli toplumsal sorunlarından olan trafik güvenliği konusunda sürdürülen çalışmalarda önemli bir iyileşme sağlanmış olmaktadır. Bu konudaki çalışmalar yeni yapılan yollarla birlikte devam edecektir.

Bilgilerinize arz ederim.

Hüseyin Şahin'in, Bursa Milletvekili, (6/166) sayılı soru önergesi kara yollarında denetlemelerle ilgili. Bu denetlemeler? Tabii, bir trafik denetlemesi var -trafik denetlemelerinden kastımız, trafik polisinin yaptığı hız ve kural ihlaline yönelik denetleme- bir de Ulaştırma Bakanlığının yurt çapında yaptığı, araçların ağırlık kontrolüdür. Aşağı yukarı, ana kavşaklarda, yol güzergâhlarında Bakanlığımıza ait kontrol ve denetleme istasyonları vardır. Burada bu denetlemeler gerçekleşmektedir.

Şöyle bir örnek vereyim: Bu tesisler kurulmadan önce yine bu işler trafik polisleri tarafından yapılıyordu ve bir yılda 22 bin araç denetleniyordu. Şu anda 2011'in dokuz aylık rakamını veriyorum: 6,5 milyon. 6,5 milyon denetleme gerçekleştirilmiş. Ne zamanda bu iş bize geçmiş? 2007'nin temmuzundan itibaren geçmiş. 2007'den bugüne kadar yapılan denetleme miktarı 18 milyon 999 bin 938 araç. Bunlar merkezî bilgisayarla Bakanlıktan da izlenebilmektedir. Burada denetleyen memurun, eğer araç girdi, tartıldı, fazla geldiyse "İdare ederiz ağabey." deme şansı yok. Otomatik olarak sisteme giriyor ve cezası kesiliyor. Bu konuda hiç müsamaha yapamıyoruz. Zaman zaman bize kızıyor sürücülerimiz ama şunu bilmelerini istiyorum: Biz onların hayatı için, geleceği için bunu yapıyoruz. Yoksa amacımız kimseye ceza kesmek, kimseyi mağdur etmek değil ve bu konu sayesinde hem yollardaki trafik emniyeti sağlanıyor; ama bundan daha önemlisi, yaptığımız yollar balık sırtı gibi teker izleriyle hemen altı ayda mahvoluyor, yirmi beş yıllığına yaptığımız yol iki yılda, üç yılda bitiyor, işte bu aşırı yüklemelerden dolayı. İşte bu denetlemelerle bunun önüne büyük oranda geçtiğimizi söyleyebilirim. Sektör, sürücülerimiz başlangıçta her türlü imkânı kullanarak, siyasilerimizi, vekillerimizi araya koyarak bu tartıların kaldırılması gerektiği yönünde bize baskı yaparken, şimdi öyle bir dönüşüme geldik ki "Bakanım, şurada kantar yok, oraya da koyun?" Bu çok güzel bir şey. Sektörün bunu kabul etmesi, benimsemesi bizim istediğimiz bir şeydi. Bunun için de memnunuz.

Bursa Milletvekili Sayın Şahin'in diğer bir sorusu. Bu soru da yapılan toplam köprü, menfez, viyadük, tünel gibi sanat yapılarıyla ilgili.

Bütün karayolları sorumluluk alanı içinde bulunan 65 bin kilometrelik yol ağında 2011 Eylül ayı itibarıyla 55 adet köprünün yapımı, 11 adet köprünün onarımı, 2 adet tarihî köprünün onarımı, 68 adet köprü projesi tamamlanmıştır.

Devlet ve il yollarında son dokuz yılda ise 50.505 metre uzunluğunda 915 adet, 23.778 metre uzunluğunda 126 adet köprü, viyadük, toplam 74.283 metre uzunluğunda 1.041 adet köprü yapılarak hizmete verilmiştir. Bunların yanı sıra 500 adet köprünün onarımı, 66 adet de tarihî köprünün restorasyonu tamamlanmıştır.

Diğer bir soru, Sayın Hüseyin Şahin'in, Avrasya Tüp Geçişi.

Bildiğiniz gibi, Marmaray'ın yanı sıra, onun 200 metre güneyinde araçların geçeceği bir tüp geçiş projesi de yine yap-işlet-devret modeliyle yapılmıştır. Bu projenin yer teslimi yapılmış, şu anda zemin etütleri ve uygulama projeleri devam etmektedir. Zannederim yılbaşında makineler çalışacak, işin tünel giriş noktaları hazırlanmaya başlanacaktır. Projenin toplam bedeli 1,2 milyar dolardır. 25 yıl, 11 ay, 9 gün işletme süresi verilmiştir kazanan firmaya ve bu şekilde iş başlamıştır. Evet?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bitti, Sayın Bakanım teşekkür ederim.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Süremiz bitti ama sorularımız bitmedi.

BAŞKAN - Süreniz bitti, sorulara gelecek defaya devam edeceksiniz. Teşekkür ederim Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) -  22 soruyu cevaplamış oldum, ben teşekkür ederim Sayın Başkanım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)