| Konu: | TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 94 |
| Tarih: | 18.04.2013 |
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İzmir) - Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri, değerli milletvekilleri; bugün, Genel Kurulumuzda demir yollarıyla ilgili çok önemli bir kanun tasarısını görüşüyoruz.
Bu kanun tasarısı demir yolu ulaşımının serbestleşmesiyle ilgilidir. Yani yüz elli yedi yıllık geçmiş tarihi bulunan, Osmanlı'ya hizmet etmiş, cumhuriyetimizin kurulması öncesinde Kurtuluş Savaşı'mızın en önemli altyapısını, lojistiğini temin etmiş ve cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, Büyük Atatürk'ün "Demir yolları ümran ve refah tevlit eder." dediği gibi, Türkiye'nin o zor yıllarda kalkınmasına, gelişmesine fedakârca hizmet etmiş, bir buçuk asırlık kuruluşumuzdan bahsediyoruz.
Demir yolları Türkiye'de sadece bir taşıma altyapısı sektörü değildir, demir yolları aynı zamanda bu ülkenin kültürüdür, bu ülkenin folklorudur, bu ülkenin bağımsızlığının da timsalidir. Osmanlıda 14 bin kilometrenin üzerinde demir yolumuz vardı, Osmanlı topraklarında. Misakımillî sınırlarımıza çekildiğimizde, bir de baktık elimizde
1950'de demir yolu sektöründe bir makas değişikliğini görüyoruz. Buradaki değişiklik: Dünyada otomotiv rüzgârları esiyor, otomotiv sektörü kasırga gibi bütün dünyayı kasıp kavuruyor ve dolayısıyla, kara yolu taşımacılığı ön plana çıkıyor. Bu arada da demir yolları unutuluyor, resmen unutuluyor.
Otomotiv sektörü, 1950'de sadece Türkiye'de değil, dünyada da var ama dünyanın gelişmiş ülkeleri bir yandan kara yolu altyapısına yatırım yaparken bir yandan da dengeyi sağlamak için demir yollarına da yatırıma devam ediyor. Bizdeki fark şudur: Cumhuriyetin kuruluşundan 1950'ye kadar, 1946'ya kadar devam eden seferberlik, 1950'den sonra devam ettirilememiştir; olayın özü, gerçeği budur. Bunu nereden anlıyoruz? 1950 yılı ile 2000 yılı arasındaki toplam yapılan yol miktarı 975 kilometredir.
MUSA ÇAM (İzmir) - 1950 ila 2012?
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - 1950 ile 2002 arasında yapılan.
Şimdi, bunları eğer karşılaştırırsak; 1923-1950 her yıl için
MUSA ÇAM (İzmir) - İhmal mi, tercih mi?
HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) - Bilinçli, Sayın Bakan.
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Şimdi, efendim, tabii, yani "Geçmişi -hani- kötülüyorsunuz, geçmişi eleştiriyorsunuz." dediniz de, onun için söylüyorum, ben o tarafına girmiyorum, bilinçli tercih midir. Ama, her zaman suizan değil de hüsnüzan üzeri olmak lazım, ama ben sonucu söylüyorum. Sonuç şu: Demir yolları gerilemiş, gerilemeye devam etmiş, kan kaybetmiş, ülkenin yükünü taşıması gereken demir yolu, daha doğrusu taşıyan demir yollarımız ülke bu tarihî kuruluşun yükünü taşır hâle gelmiş, işin özü budur. Bu sonuçtur, bunu hepimiz biliyoruz, görüyoruz.
Peki, böyle devam etmesi mi lazım? Şüphesiz, böyle devam etmemeli. Çünkü, demir yolları hem ekonomik hem çevreci hem de birçok yönden daha fazla yükü bir seferinde taşımaya müsait, en emniyetli taşıma yolu; denizcilikten sonra, deniz taşımasından sonra. Dolayısıyla, demir yollarını geliştirmek lazım. Bu salonda bulunan veya Türkiye'nin neresinde yaşarsa yaşasın hiçbir Türk vatandaşının "Demir yollarına niye yatırım yapıyorsunuz?" dediğini ben görmedim, görmemiz de mümkün değil. Bunun aksini söylemek akla ziyandır.
Biz, geçen sene bir istatistik yaptırdık, hızlı trenlerle ilgili. Dedik ki vatandaşa: "Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?" Birçok şey söylendi, memnuniyet oranları, hızlı trenin ülkemizin prestijini, dış ülkelere karşı pozisyonunu güçlendirdiğini falan söylediler ama bana çok ilginç gelen bir sonuç var. Vatandaş diyor ki: "Bedeli ne olursa olsun, Türkiye'nin her tarafına demir yolu ve hızlı demir yolu yapılması lazım." Bu, çok önemli bir şey. Bu tespit, vatandaşın tespitidir ve yüzde 76 oranındadır. Bu, bizim için çok gurur verici bir şey, insanımız demir yolu istiyor.
HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) - Biz de bunu söylüyorduk öğrenciyken ama "komünist" dediler Sayın Bakan.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - O zaman siz de komünisttiniz ama ya. Sonradan AKP'ye girmediniz ama komünisttiniz yani.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sadece o değil, yanında başka şeyler de söylemiştiniz ama.
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Şimdi, efendim, tabii?
AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Komünistler hiç böyle bir şey söylemedi, yapmayın ya.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - O zaman siz harbî komünisttiniz ama.
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Müsaade edin de şunu toparlayayım. Siz muhabbetinizi her zaman yaparsınız, benim o kadar sürem yok.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Bakanım, nutuk kısımlarını kısaltalım da kanunu bitirelim.
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Hemen kısaltalım. Nutuk değil de bir hatırlatma yaptım, kanuna geliyorum.
Efendim, kanun şöyle: Demiryolları, şu anda tekel hakkı olan, yüzde 100'ü devlete ait, hazineye ait bir kuruluş. Getirilen bu kanunla ne yapıyoruz? Demiryollarını altyapı ve üstyapı olarak ikiye ayırıyoruz. Altyapı, TCDD yani bugünkü adıyla devam ediyor. Üstyapı için AŞ statüsünde yine bir KİT olarak "TCDD Taşımacılık AŞ" diye bir şirket kuruluyor. Bunun da statüsü yine KİT. Bu yeni kurulan şirketin görevi sadece taşımacılık yapmak, yolcu taşımacılığı ve yük taşımacılığı. İstasyon yapmak, yolları tamir etmek, sinyalizasyona bakmak, hastane işletmek, postane işletmek, eğitim tesisleri kurmak, bunlar olmayacak, sadece taşımacılık yapacak.
TCDD olarak mevcut kurum, sinyal işini Türkiye'nin her tarafında tekel olarak yapacak. Emniyetle ilgili bir konu olduğu için burayı hiçbir yere açmıyoruz, tekel hakkı devam ediyor ve devletin kontrolünde. Bir de altyapının her zaman kullanılır hâlde tutulmasını sağlayacak. Bunun yanı sıra, TCDD Taşımacılık yanında kurulacak yeterli şartlara sahip şirketler de mevcut demir yolu hatlarında taşımacılık yapabilecek yani burada bir serbestleştirme geliyor. Bu nasıl olacak? Bunun esas ve usulleri var, bununla ilgili hususları da Ulaştırma Bakanlığı Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü belirleyecek. Hatları kullanırken, hatlarda taşımacılık yaparken belirlenen belirli bir tarife üzerinden para ödeyecekler kilometre başına. Bunlar da Demiryollarına, TCDD'ye gidecek, onlar da yol bakım, yol yapımları için kaynak oluşturacak, işin; özü bu.
Peki, bunu yaparken TCDD, bugün birçok yerde yaptığı işlerde zarar ediyor, bu hizmetler kaldırılacak mı? Soru bu olabilir. Bu kaldırılmayacak, bununla ilgili kamu hizmeti yükümlülüğü getiriliyor ve bu işi yapanlardan geliri maliyetinden düşük olanlar, aradaki farkı yine Ulaştırma Bakanlığının bütçesine konan kaynaktan alacaklar. Dolayısıyla, kamu hizmeti, maliyeti ne olursa olsun, yapılmaya devam edecek. Esas itibarıyla getirilen budur.
Bir ilave şey de: Birisi, demir yolu yapmak istiyor; mesela, diyelim ki Güllük'le Çine arasında demir yolu yapmak istiyor, oradan maden taşıyacak Güllük Limanı'na, orada demir yolunu yapabilecek. Bu demir yolunu yapacak ama onun sinyal işini vesairesini yine TCDD yapacak, ulusal sisteme dâhil olacak. Altyapı işletmeciliği yapmak istiyorsa, kendi yapıyorsa taşımacılık, başkalarına da açmak zorunda yani sadece devletin hatları açılmıyor, özel sektör olarak yapılan hatlar da aynı şekilde açılmak durumunda. Ana hatlarıyla, getirilen şey budur.
Personelin statüsünde hiçbir değişiklik yok, hiçbir hak kaybı söz konusu değil. Branşlarına göre, bir kısmı TCDD'de kalacak, bir kısmı da bugün yaptıkları taşımacılığı yeni şirkette yapmaya devam edecekler. Ayrıca, emekliliğine belirli bir süre kalan personele de istemeleri hâlinde, emekliye ayrılırsa, gönüllülük bazında, tamamen isteğe bağlı, yüzde 15 ile yüzde 40 arasında -yıllarına göre- emekli ikramiyesinde ilave bir ödeme yapılacak. Bunların yerine de yeni, daha genç arkadaşlar alınıp istihdam edilecek, sektöre insan kaynağı hazırlanmış olacak.
Bu kanunun hazırlanmasında, hakikaten çok uzun bir mesai harcandı. Onlarca uzman, paydaşlar, Demiryolları Genel Müdürlüğünden arkadaşlarımız, Bakanlığımızdan arkadaşlarımız, çok titiz bir çalışma yaptılar, başka ülke örneklerini tek tek incelediler, başarılı örnekleri, başarısız örnekleri, bunlardan çıkarılan dersleri, hepsini gözden geçirilerek bugün Komisyonumuza geldi. Komisyonumuzda da, alt komisyonda da bu konu epeyce konuşuldu. Orada katkılar da oldu, eleştiriler de oldu. Orada da gerekli bilgilendirmeler yapıldı ve bugün sizlerin huzuruna, Genel Kurula geldi, sizin onayınıza hazır hâle geldi.
Her safhada, özellikle Komisyon çalışmalarında katkı koyan, eleştiri yapan tüm Komisyon üyelerine, Değerli Başkanımıza ben huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Ayrıca, Genel Kurulda yapacağınız her türlü öneri ve eleştirileri, bütün detaylarıyla, samimiyetle cevaplandıracağımızı da ifade ediyorum.
Bu ne sağlayacak? Bu kanun, özetle, demir yollarının daha etkin kullanılmasını sağlayacak. Mevcut hattı daha etkin kullanacağız, bir kere bunu bilelim. Bu ne demektir? Taşıma maliyetlerimiz daha aşağı düşecek, rekabet gücümüz artacak, kalkınan, ticareti büyüyen ülkenin rekabetinde maliyeti oluşturan kalemlerde en azından ulaşım maliyeti bir ölçüde aşağı çekilmiş olacak.
Burada şunlar söylendi: "Yani, demir yollarında bir şey değişmedi son on yılda." Doğrusu, bunu, siyaseten söylenmiş olduğunu kabul ediyorum. Demir yollarında neyin değiştiğini; Ankara'dan Eskişehir'e, Ankara'dan Konya'ya, Eskişehir'den Konya'ya giden vatandaşlarımız görüyor, şükranlarını ve takdirlerini iletiyorlar, tenkitlerini de iletiyorlar.
Hızlı tren rayı yapıyoruz, normal tren rayı yapıyoruz, makaslar yapıyoruz, bağlama elemanlarını yapıyoruz, traversleri yapıyoruz, tren setleri yapıyoruz. Bulgaristan'a ihraç ettik, Tayland'a ihraç ettik, Almanya'ya ihraç ettik. Amerikalılarla en son model lokomotif imalatlarını yapıyoruz; Avrupa'da en iyi ürün seçildi bu sene.
Demiryolları, bu şekilde, eldeki imkânlarla çalışmaya devam ediyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Bu yasa çıkarsa desteklerinizle, eminim ki Demiryolları bundan sonra ülkemizin, milletimizin yüzünü güldürmeye devam edecek, diğer paydaşlarıyla çok daha etkin hizmet yapma imkânı bulacak diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Bakanım, bir dakikanız daha var. Türk Hava Yollarındaki şu çocuklar için bir şey söyleyin. O kadar ocak söndü.
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Demiryollarını bugün konuşalım da onu da?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Elli saniyeniz var. Onlara bir umut verin, güzel bir şey yapın. 500 tane ocak söndü.
ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)