GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:25
Tarih:04.12.2025

CHP GRUBU ADINA ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Teşekkür ederim Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde tarım gerçek anlamda sorunlu, bunu Meclisin araştırmasında fayda var çünkü üretici ürettiğinden para kazanamıyor; çiftçi, besici, üretici bu işten uzaklaşıyor. Bakınız 2023 yılı ile 2025 yılları arasında tahıl ve bitkisel üretimde 10 milyon ton düşme var, meyvede de 8 milyon ton düşme var ve bu düşme kayıt dışını da değerlendirirsek 10 milyon tonu buluyor. Ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda üretimle ilgili çiftçinin girdi maliyeti düşürülmediği için çiftçi para kazanamıyor, sıkı para politikasıyla da alım fiyatının düşük tutulması çiftçiyi yaptığı işten uzaklaştırıyor. Hayvancılıkta da sorunlar giderek katlanıyor.

Değerli arkadaşlar, 2025 yılında "Zirai don oldu, kuraklık oldu." dedi Sayın Bakan Mehmet Şimşek, gıdadaki artışı buna yükledi. Aradan geçen bir ayın sonunda bir baktık, bu sefer gıdanın enflasyon üzerindeki etkisi düşmüş; nasıl oldu da bir ayda zirai donun, kuraklığın etkisi düştü, sorunlar ortadan kalktı? Oysa gerçeğe bakmak lazım. Bakınız 2002 yılında bu ülkede 19 milyon 500 bin ton buğday yetişiyordu, bu yıl yetişen buğday TÜİK verilerine göre 17 milyon 900 bin ton arkadaşlar. Arpa 8 milyon ton yetişiyordu, bu yıl 6 milyon ton. 2002 yılında bu ülkenin nüfusu 60 milyondu, bugün bu ülkenin nüfusu 90 milyon. Kuru fasulye 2002 yılında 250 bin ton yetişiyordu, bu yıl 247 bin tona düştü, ayçiçeğinde 2 milyon 198 bin ton 2023 yılı üretimi, 1 milyon 800 bin tona düştü. Nohut, 2002 yılında 600 bin ton üretim vardı, 2025 yılında 406.400 tona düştü. Her evde tüketilen yeşil mercimek de 2002 yılında 65 bin ton üretiyorduk, şu anda 29 bin tona düştü. Kırmızı mercimek, 2002'de 500 bin ton üretiyorduk, 2025 yılında 230 bin tona düştü.

Değerli arkadaşlar, 1980'de 84 milyon 598 bindi büyükbaş, küçükbaş hayvan varlığımız, şu anda 71 milyon 888 bin başa düştü. Görülen, 2002 yılının, 60 milyon nüfusun olduğu dönemdekinin daha altında bir üretim var 2025 yılında. Üretim öncesi, üretim süreci ve üretim sonrasıyla ilgili oluşan sorunları yerinde gidip, tespit edip görmekte yarar var çünkü tarım stratejik bir alan, giydiren ve doyuran bir sektör. Bunun siyaseti de olmaz. Ama iktidarın uyguladığı politikalarda düşük alım fiyatı başta olmak üzere, girdi maliyetleriyle ilgili sorun çözücü bir yaklaşımın olmaması çiftçiyi, besiciyi, üreticiyi zora soktu. Yem fiyatları artıyor. 1 litre sütle 1,5 kilo yem alınması genel kabul gören bir değerlendirme ama sütün fiyatı baskılanıyor, yemin fiyatı -ithal- hiç görmezden geliniyor.

Türkiye bugün farklı ürünlerde ithalatçı. Bakan Bey çıkıyor, diyor ki: "Biz ihracatçıyız." E, kayısıda, narenciyede, fındıkta Türkiye, doğrudur, ihracatçı ama ne ithal ediyoruz? Buğdayı, arpayı, pamuğu, bunun yanı sıra mercimeği, fasulyeyi, nohudu ve de üretimi yüzde 5'i geçmeyen soyayı; bütün bunları Türkiye ithal ediyor. Bu konuda farklı ülkelerin çiftçilerini kalkındırma derneği gibiyiz. Anadolu mercimeğin ana vatanıyken tohumunu Kanada'ya verdik, şimdi Kanada'dan biz mercimek almaya mecbur bırakıldık. (CHP sıralarından alkışlar) "Ya, daha önceki süreçte, ülkenin içinde bulunduğu koşullarda kendi kendine yeterliliği vardı, bu nasıl oluyor?" diyorlar. E, 1980 yılında 28 milyon hektar ekilen arazisi olan Türkiye'nin şu anda tarımda ekilen arazisi de 23 milyon hektara geriledi. Sulama suyunda sorun var, toplulaştırmada sorun var, ürün pazarlamada sorun var, stoklamada sorun var ve bunun yanında satışta sorun var.

Patates bu yıl tarlada kaldı yine. 1 liraya, 3 liraya patates satılamadı, marketlerde de tüketici 30 liradan patates almak zorunda kaldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Diğer ürünlerde, kuru fasulyede Niğde, Konya, Nevşehir ilk sırada illerdir, Niğde'nin 1'inci olduğu dönemler oluyor. Bu yıl yazın gittim, tarlada hasat döneminde çiftçi geçen yılın fiyatına kuru fasulyeyi satamıyordu arkadaşlar. Bu niye oluyor biliyor musunuz? Kamucu bir yaklaşımla olaylara bakılmıyor, piyasa tüccara bırakılıyor, ithalatçı anlayıştan vazgeçilmiyor, rekabetçiliğin tüccarın eline bırakılarak sağlanacağı sanılıyor. Kamu, Toprak Mahsulleri Ofisi mutlaka alımlarda olmalı, desteğini vermeli ama diyeceksiniz ki "Desteği nasıl versinler?" Tarım Bakanlığının bütçesi kadar... Bütçede destekleme verilecek rakam daha yüksek, millî gelirin yüzde 1'i 722 milyar, Tarım Bakanlığının bütçesi ondan 200 milyar daha düşük. Ama verilen ne? 168 milyarlık bir destek. Yani desteğin dahi düzenli verilmediği süreçte tarım nasıl ayakta kalacak?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Gidelim çiftçiye, besiciye, üreticiye, bu konuyu birlikte konuşalım ve bununla ilgili çözümü de birlikte üretelim diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)