| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 09.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA YUNUS EMRE (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, karşımızda 2 Bakan bulunuyor; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı. Aslında bu 2 Bakanın varlığı bugünkü iktidarın iktidara nasıl tutunmak istediğini bize gösteriyor. Niye bunu söylüyorum? Halkın gönlünden düşmüş, halkın desteğini yitirmiş, 1'inci parti konumunu yitirmiş iktidar, adalet teşkilatını siyasetin bir aracı hâline getirerek, mahkemeleri muhaliflerine karşı bir savaş aracı hâline getirerek iktidarda kalmaya çalışıyor. Yine, aynı şekilde, Türkiye'den, vatandaşlarımızdan alamadığı desteği yabancılardan alarak, yabancıların desteğiyle Türkiye'de iktidarda kalmaya çalışan bir grupla karşı karşıyayız. (CHP sıralarından alkışlar) Niye bunu söylüyorum? Değerli arkadaşlar, bakın, AK PARTİ dönemlerinde, yirmi üç yıllık bu dönemin içerisinde her yıl türlü skandallar, türlü dış politika rezaletleri oldu. Bu yıla damgasını vuran rezaletler dizisi ise Amerikan Büyükelçisinin mayıs ayında göreve başlamasıyla başladı. Değerli arkadaşlarım, bu Büyükelçi geldiğinden beri Türkiye'nin tarihiyle ilgili, bölgemizle ilgili, Türkiye'nin rejimiyle ilgili ipe sapa gelmez, son derece rahatsız edici ifadeler ortaya koydu; Dışişleri Bakanlığından da iktidar mensuplarından da saraydan da hiçbir yerden bu sözlerin düzeltilmesiyle ilgili bir çağrı gelmedi, bir uyarı yapılmadı. Değerli arkadaşlarım, çıktı Amerikan Büyükelçisi "Türkiye'nin Cumhurbaşkanına meşruiyeti biz veriyoruz." dedi.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Yazıklar olsun!
YUNUS EMRE (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu sözün anlamı üzerinde bir düşünün bakalım, bu sözün anlamı üzerinde düşünün. Bir ülkenin yönetiminde bulunanlar meşruiyeti yabancılardan arıyorsa -en başta söylediğim gibi- iktidarda kalmanın yolunu yabancıların desteğinde arıyorlardır ve o nedenle, maalesef, o nedenle ne Dışişleri Bakanından ne AKP'nin hiçbir sözcüsünden bununla ilgili ne bir protesto ne bir açıklama geldi. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, diyor ki Büyükelçi: "Ya, bu coğrafyada demokrasi işlemiyor, en iyi model monarşi." Değerli arkadaşlar, bunu söyleyen kişi hangi gerekçeyle bunu söylüyor? Neymiş efendim, bölgede çeşitlilik varmış, bölgede etnik, dinî çeşitlilik varmış. Dünyanın hemen her bölgesinde bu var. Yani, siz tek tip insanın olduğu bir ülke, bir bölge biliyor musunuz? Ama netice itibarıyla, bu bölgeye ilişkin Amerikan Büyükelçisinin gündeme getirdiği bir tasarım var, o tasarımın örtüsü bu. O tasarım ne? Bölgede ulus devletleri hedefe koymak ve Türkiye'yi bir etnik ve dinî topluluklar hâline getirmek, Türkiye'deki vatandaşlık anlayışını ortadan kaldırmak, cumhuriyetin köküne dinamit koymak. Aynı Büyükelçi çıkıyor -niye bunu söylüyorum- diyor ki: "1919'dan beri ulus devletler engel." Değerli arkadaşlar, 1919'da ne oldu Allah aşkına? 1919 neden Amerikan Büyükelçisinin hedefinde? Cumhuriyetimizin büyük kurucusu Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı yıl 1919; 19 Mayısta Samsun'a çıktığı ve Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı yıl 1919 ve 1919 milletimizin yeniden dirilişi. Türkiye'nin özgürlük yürüyüşü Amerikan Büyükelçisinin hedefinde ve birinizin bile, bir tekinizin bile bununla ilgili bir görüşü yok. Sabah akşam bize laf yetiştiriyorsunuz, her açıklamamızla ilgili "tweet"ler atıyorsunuz, buralarda konuşuyorsunuz; Dışişleri Bakanlığının "web" sayfasında yüzlerce yazılı açıklama var; bir açıklamanız yok bu konularla ilgili. Amerikan Büyükelçisi Türkiye topraklarının bölünmüş olduğu bir haritanın önünde fotoğraf veriyor, bunu kendi sosyal medyasında yayınlıyor; biriniz bile utanmadan sıkılmadan bir açıklama yapmıyorsunuz. Değerli arkadaşlarım, bir de yetmiyor, Büyükelçi yeni bir tasarımdan bahsediyor, Hazar'dan Akdeniz'e bütün bölgeyle ilgili bir tasarımdan bahsediyor. Ya, Allah aşkına, Türkiye'nin dış politikasını, Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerini, Türkiye'nin bölgeyle ilgili politikasını belirlemek, buna istikamet çizmek Amerikan Büyükelçisine mi kaldı? Utanmıyor musunuz, buna bir yanıtınız yok mu? (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, bu konularda söylenecek çok şey var ama Amerikan Büyükelçisi konuşuyor, siz susuyorsunuz; Amerikan Büyükelçisi Türkiye'nin geleceğini tarif ediyor, siz susuyorsunuz; Amerikan Büyükelçisi haritalar çiziyor, siz susuyorsunuz ama şunu bilin, siz sussanız bile Türkiye'nin bağımsızlığı için mücadele edecek milyonlarca vatandaşımız ve Cumhuriyet Halk Partililer susmayacaktır.
Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)