| Konu: | 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 29 |
| Tarih: | 11.12.2025 |
YENİ YOL GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en iddialı, en stratejik ancak ne yazık ki en çok hırpalanmış, en çok ötelenmiş ve en çok ihmal edilmiş bir projesi olan Güneydoğu Anadolu Projesi'yle -kısaca GAP- ilgili konuşacağım.
Değerli milletvekilleri, 1957'li yıllardan itibaren, henüz 27 yaşında genç bir mühendis olarak Devlet Su İşleri Bölge Müdürü olan rahmetli Recai Kutan'ın ve genç mühendislerin altyapı çalışmalarıyla Doğu ve Güneydoğu'daki su kaynaklarının araştırıldığı, devreye alındığı, 1989 Master Planı'yla dünyaya ilan edilen, Türkiye ekonomisine ve sanayisine bir medeniyet tasavvuru olarak giren bir projeden bahsediyoruz yani bu projenin AK PARTİ'den önce on üç yılı, AK PARTİ döneminde yirmi dört yılı var. Bu projenin üçte 2'si AK PARTİ'nin iktidarları döneminde, üçte 1'i ise AK PARTİ'den önceki dönemlerde yani bugün, AK PARTİ yirmi dört yıllık iktidarında GAP'la ilgili değerlendirmeleri yapmak durumunda. Tam yirmi üç yıldır yani çeyrek asırdır kesintisiz olarak iktidarda olan AK PARTİ'nin GAP Master Planı'yla ilgili karnesini elimize alıp mutlaka değerlendirmemiz gereken bir durumdayız.
Yirmi üç yıl önce o gün doğan çocuklar, bugün, maalesef, üniversite mezunu işsizler olarak Doğu'da, Güneydoğu'da hayatına devam ediyor; o gün dikilen fidanlar bugün ağaç oldu, kurudu ama siz elinizdeki muazzam yirmi dört yıllık yetkiye, elinizdeki muazzam bütçe imkânlarına, sizden önceki Türkiye Cumhuriyeti hükûmetlerin kullandığı toplam bütçenin tam 3 katı kadar yani sizden önce 700 milyar dolar civarında bir bütçe kullanılmışken AK PARTİ iktidarları 202 trilyon dolardan fazla bütçe -ve borçlanma rakamları- kullanmasına rağmen bitiremediğiniz bir projeden bahsediyoruz. Bugün GAP'ın yarım kalmış bir durumundan bahsetmek durumundayız.
En son yayınlanan GAP Eylem Planı'na baktığımızda ise tam bir acziyet ve itiraf görüyoruz. Neden mi? Çünkü sulama programının başını açıp okuduğumuzda Silvan Barajı ve sulaması, Kralkızı-Dicle sulamaları, Mardin-Ceylânpınar sulamaları, Bozova ve Suruç tünellerinin bitmediğini, bitenlerin eksik olarak devreye alındığını, devreye alınanların da farklı sorunlarla maalesef yüz yüze olduğunu görüyoruz. Elimizi vicdanımıza koyalım değerli AK PARTİ'li arkadaşlar; yirmi üç yıl, siz 2002'de iktidara geldiğinizde bitiş tarihi olarak 2005 yılını gösteren bir master eylem planından bahsediyoruz yani siz iktidara geldiğinizde üç yıl sonra bitirmeniz gereken bir projenin 24'üncü yılında hâlâ "-ecek" "-acak" "yapacağız" "-edeceğiz" diye konuştuğumuz bir projeden bahsediyoruz. "Bitti, bu sene su veriyoruz." Ne zaman su veriyordunuz? 2011 seçimlerinde veriyordunuz. Ne zaman veriyordunuz? 2015 seçimlerinde su veriyordunuz. Ne zaman veriyordunuz? 2018'de kürsülerden, her taraftan... Muhtemelen, bu bütçede de "2028'de su vereceğiz." diye bir sürü plan, programla karşımıza geliyorsunuz. Tam bir yılan hikâyesine dönüştürdüğünüz bir eylem planından bahsediyoruz. Millet yirmi dört yıllık AK PARTİ iktidarından artık eylem planı beklemiyor, kesin hesap ve bitiş raporu bekliyor GAP Eylem Programı'yla ilgili.
Değerli arkadaşlar, GAP'taki bu gecikme bir beceriksizlik, bir iş bilmezlik değil bilinçli bir tercihtir çünkü rakamlar bize bunu söylüyor. GAP'ın 2 ana ayağı var; biri enerji, diğeri sulama. Eylem planına göre enerji yatırımlarının gerçekleşme oranı yüzde 92, demek ki istenince yapılabiliyormuş. Peki, barajlar bitti, türbinler dönüyor; Atatürk Barajı, Karakaya, Bilecik, Ilısu Barajları şakır şakır elektrik üretiyor. Devlet bu santrallerden de bugüne kadar 10 milyarlarca dolarlık gelir elde etti. Devletin elde ettiği bu gelir millet olarak hepimizin, memnunuz, buna bir itirazımız yok ancak elektrik için yaptığınız bu yatırımlar kadar sulama projeleriyle ilgili niçin aynı cömertliği göstermiyorsunuz? 1 milyon 800 bin hektar alan sulanacaktı. Peki, yirmi üç yıllık iktidarınızın sonunda, 2025 itibarıyla sulamaya açılan net alan ne kadar? Yaklaşık 675 bin hektar. Yani bu projenin elli yıllık sürecinde sulamayla ilgili geldiğiniz oran, yüzde 37 veya yüzde 38'lik bir oran. Elektriği alırken cömertsiniz ama millete sulamayla ilgili imkânları getirirken maalesef geri durmaya devam ediyorsunuz. Bu yetmezmiş gibi GAP Eylem Planı'nda bir küçülmeye gittiniz, hedeflerinizi revize ettiniz ve 1 milyon 800 bin olan hektarı 1 milyon hektara indirdiniz; kendi koyduğunuz hedefleri bile aşağı çektiniz.
Tablo çok açık ve çok nettir değerli AK PARTİ'li arkadaşlar: Bu iktidar bölgeden elektriği alıp Türkiye'nin bütün illerine satarken tüccar gibi davranıyor ama suyu Mardin'in, Urfa'nın, Diyarbakır'ın, Mezopotamya'nın ovalarına verirken bir kaplumbağadan daha yavaş hareket ettiğini hep beraber görmek durumundayız. Onun için söylüyorum, bu bir beceriksizlik değil bilinçli bir tercih, elektriğe yaptığınız yatırımları sulamaya yapmamak bir siyasi tercihtir. Bunu net bir şekilde rakamlar ortaya koyuyor.
Bu ihmalin sahada oluşturduğu trajediye gelmek istiyorum. "Ana kanallar bitti." deniliyor, doğrudur ama devasa beton kanallar ovaları boydan boya geçiyor. Bu suyu tarlaya götürecek kılcal damarlar, şebekeler yok. Milyarlarca lira harcanan kanalın 500 metre ötesinde çiftçi ne yapıyor? Susuzluktan ürünü yanmasın diye yerin 400-500 metre altından kendi imkânlarıyla elektrik pompalayıp çıkarıyor. Sonuç ne? Dünyanın en büyük enerji üssünün göbeğinde yaşayan çiftçi Türkiye'nin en pahalı elektriğiyle tarımsal sulama yapıyor. Bunu kim yapar? Yaparsa AK PARTİ yapar(!) (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Tebrik ediyorum AK PARTİ'yi, dünyanın en büyük enerji üssünde kendi vatandaşına en pahalı tarımsal sulama imkânını veren...
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sulama kanalı inşaatları bitiriliyor, içinde su akıtılmıyor Vekilim.
BÜLENT KAYA (Devamla) - Akıtılanlar için de söylüyorum. Bir de dünyanın en pahalı enerji üssünde akıtılmayan kanalların da olduğunu Sayın Ekmen ifade etmiş oldu.
Bölge çiftçisi tarlasına buğday ekiyor, pamuk ekiyor, mısır ekiyor; hasat zamanı gelince parayı ne gübreye ne mazota veriyor, direkt elektrik kurumlarına hem de direkt ana kaynaktan keserek... Henüz destekleme primleri bile ödenmeden o paralar direkt, maalesef, DEDAŞ'ın hanesine yazılıyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin bugün Doğu ve Güneydoğu'daki çiftçilerle ilişkisinde, DEDAŞ'ın tahsilat memuru olmaktan öteye geçemeyen bir ilişkiyle karşı karşıyayız.
Onun için bu kadar muazzam bir tarım cennetinde, bu kadar 1 milyon 800 bin hektarlık sulama alanı imkânı olan bu kadar devasa tarım cennetinde ne yaptınız? O bölgede yaşayan insanlar bugün mevsimlik işçi olarak -Karadeniz'e fındık toplamaya, başka yere elma toplamaya, öbür tarafta narenciye toplamaya- Türkiye'nin değişik illerinde mevsimlik tarım işçileri olarak eğitim imkânları, sağlıklı yaşama imkânları ve sağlıklı bir iş güvencesi olmaksızın Türkiye'nin dört bir yanında, kamyonet kasalarında, traktör kasalarında yolculuk yapmak durumunda kalıyorlar. İşte, yirmi üç yıllık AK PARTİ iktidarının GAP Eylem Planı maalesef budur. Bu kadar tarımsal imkânların içerisinde hâlâ Urfa'dan, Diyarbakır'dan, Mardin'den insanlar Karadeniz'e, Marmara'ya, Akdeniz'e, Ege'ye mevsimlik tarım işçisi olarak gidiyorsa bu ayıp AK PARTİ'ye yeter de artar diye ifade ediyorum.
Dolayısıyla bugün yapmanız gereken... Eylem planında ifade edildiği gibi, bu GAP Eylem Planı tam 3 milyon 800 bin kişiye istihdam sağlayacak; bunu bitirdiğiniz zaman 3 milyon 800 bin insan istihdama kavuşacakken siz ne yapıyorsunuz? Dediğim gibi, traktör kasalarında yolculuk yapmak zorunda kalan, eğitim imkânlarından yoksun kalan 10, 11, 12 yaşındaki çocukların mevsimlik işçi olarak çalıştığı, banyo yapma, yemek yeme, barınma imkânlarının olmadığı bir Türkiye fotoğrafını, tarım cenneti olan bir bölgeye bu kadar nasıl yapabildiniz, onu da anlamakta zorluk çekiyorum.
Siz, Şanlıurfa'nın Türkiye'nin bir pamuk ambarı, Mardin'in buğdayın bir ana vatanı olduğunu biliyorsunuz ama ne yapıyorsunuz? İplik fabrikalarını batıdaki illere, makarna fabrikalarını, diğer fabrikaların birçoğunu yine batıdaki illere yapıyorsunuz. Niye? Çünkü Doğu'yu, Güneydoğu'yu ucuz bir ham madde ve ucuz bir işçilik olarak görüyorsunuz: aksi takdirde, bu fabrikaları buraya yaparsınız. Bu fabrikalar buraya yetmez, özel sektör de gelip buralara yatırım yapabilir ama siz, OSB'lerle ya da lojistik imkânlarla...
BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Gençleri de göçe zorluyorsunuz.
BÜLENT KAYA (Devamla) - "Hızlı tren getireceğiz." dediniz, hızlı trenleri buraya getirmezseniz burada iş adamı niye fabrika kursun? Ya da bu otobanları niye ta Urfa'ya kadar getirip durduruyorsunuz? Dün, Sayın Ulaştırma Bakanına sorduk. "Efendim, projelerini bitirdik." Ya, neyin projesini bitirdiniz Allah aşkına? 1989 Master Planı; 2005'te bitecek olan projelerden, hâlâ projelendirme aşamasından bahsediyorsunuz. Yetmezmiş gibi bir de yap-işlet-devret yani hazine garantili ihalelerle Diyarbakır'ın, Ergani'nin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (Devamla) - ...Mardin'in, Urfa'nın imkânlarını bu bölge insanlarına maalesef bir yoksulluk olarak tekrar geriye getireceksiniz.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Başkanım, biz bölgelerde bizim imkânlarımızı vermeyiz ama sen yeni imkânlar al Bakanlardan.
BÜLENT KAYA (Devamla) - Bir dakika müsaade ederseniz Başkanım çünkü şöyle anlaşmıştık: Meclis Başkan Vekillerinin takdirinde ama takdir sizindir, ben yine...
BAŞKAN - Grup Başkanı olarak, evet, bir dakika veriyorum, lütfen tamamlayın.
BÜLENT KAYA (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Evet, diğer arkadaşlarım bir dakikadan fedakârlık ederler. Ben sadece konuyu toparlama açısından söylüyorum.
Dolayısıyla, sonuç ortada; bugün bölgenin nüfusunun yaş ortalaması 20. Avrupa'nın en genç işsizleri Doğu ve Güneydoğu'da. Öte taraftan 3 milyon 800 bin istihdam imkânı sağlayacak projelerde de ise maalesef bu konuda yeterli adım atmıyoruz.
Yine, Doğu, Güneydoğu'yu işte kebap yemeğe gidilen bir turizm cenneti gibi göstermeye çalışıyorsunuz. Oysa GAP Master Planı'nda bir, enerji; iki, sulama; üçüncüsü de turizm cenneti aynı zamanda bu bölgeler ama bu konuda da yeterli yatırımları yapmadığınızı görüyoruz.
Şimdi, yeni bir süreçten bahsediyorsunuz; vaktim müsait olmadığı için oraya girmek istemiyorum ama Millî Savunma Bakanımız da burada. GAP projesi aynı zamanda Türkiye'nin Irak'la, Suriye'yle entegre olması, o bölgeler üzerindeki siyasi ve sosyolojik nüfusunu artırabilmesi için de stratejik olarak, millî güvenlik olarak sahip çıkmamız gereken bir proje.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (Devamla) - Dolayısıyla, bu duygularla konuşmamı sona erdiriyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)