| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 13.12.2025 |
CHP GRUBU ADINA GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli vekiller; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Şair Cahit Zarifoğlu "Böyle bir çağın insanı olmak imtihan olarak hepimize yeter." diye sesleniyor. İmtihanların en büyüğünü yaşıyoruz ve hepimiz biliyoruz ki bu ülkenin sağlık gerçeği, bütçede çizilen pembe tablolarda kurulan süslü cümlelerde değil, randevu bulamayan yurttaşların sesinde, gecesini nöbette geçiren sağlık emekçisinin yorgunluğunda, hastane kapısından geri dönen, tedaviye ulaşamayan insanların çaresizliğinde yatıyor. Sizin sunduğunuz bütçe vatandaşın derdine derman olmuyor, yandaşın cebini dolduruyor. Vatandaşın derdini sağır sultan duydu, komşu ülkeler duydu, dünya duydu ama nedense, Sayın Bakan, siz duymadınız. Biz size randevu sisteminin çöktüğünü söyledik, siz çöküşü durdurmak yerine daha da hızlandırdınız. Biz size sağlık çalışanları tükendi dedik, omuzlarına daha da büyük bir yük, daha büyük bir baskı, daha büyük bir adaletsizlik bindirdiniz. Biz size şehir hastanelerinin planlanması hatalı dedik, siz ise kilit kadroları boş, koridorları sessiz, vatandaşı kilometrelerce uzağa mecbur bırakan bu modelde ısrar ettiniz. Biz size ilaç krizi olduğunu söyledik, siz vatandaşı bir yara bandına muhtaç hâle getirdiniz. Biz size acillerde artık sandalye bile bulunmadığını söyledik, siz hekimin oturduğu sandalyeyi altından çektiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Sonra da dönüp utanmadan bu bütçeyi başarı hikâyesi diye savunmaya kalktınız. Hangi başarı Sayın Bakan? Randevu bulunamadığı için özel hastaneye borçlanan vatandaş mı başarı? Aynı nöbeti üç gün üst üste tutmak zorunda kalan hemşire mi, ay sonunu getiremeyen aile hekimliği bütçesi mi, bir sargı bezi, bir ağrı kesiciyle geçiştirilen hastalar mı başarı, yoksa her ay başka bir talimatla düzeni değiştirilen hekimin hâli mi başarı acaba? Bu bütçenin adı sağlık bütçesi değildir, bunu ifade etmek isterim. Bu bütçenin adı, vatandaşı kaderine, sağlık çalışanımızı tükenmişliğe, kamuyu kara deliklere mahkûm etme bütçesidir. (CHP sıralarından alkışlar) Artık sabır taşını bile çatlatacak bir noktaya getirdiniz. Hastanelerin kapısında şifa bekleyen insanlar, altı ay sonraya verilen randevular, dakikayla sınırlı muayene süreleri, şiddet tehdidi altındaki sağlık çalışanları, tükenen acil servisler bu ülkenin sağlık gerçeği oldu. Siz bu tabloyu görmüyor musunuz Sayın Bakan? Bu ülkede insanlar artık sağlıklarını koruyamıyor, borçlanarak tedavi olmaya çalışıyor. Bu ülkede en temel sağlık hizmetleri bile vatandaşa maliyet olarak dönüyor. Bu ülkede hekimler, hemşireler her gün uçak bileti bakıyor. Bu ülkede sağlık çalışanı şiddet tehdidi altında, tükenmişlik sınırında çalışıyor ancak acıdır ki ne sağlığın ne halkın ne de emekçinin değeri var sizin gözünüzde.
Bakanlığımızın doğrudan sağlık hizmetlerine harcamak üzere, 2026 yılında kişi başına ayırdığı tutar 5.631 lira yani 133 dolar; 375 adet 200 gramlık ekmek ya da 9,5 kilogram kıyma parası. Merak ediyorum günde 1 ekmek parasına hangi sağlık hizmetini sunuyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Sayın Bakan, devletin vatandaşa verdiği yıllık tedavi payı mutfak alışverişi düzeyindeyken bu bütçeyi karşımıza nasıl getirebiliyorsunuz, nasıl onaylamamızı istiyorsunuz, nasıl onaylamamızı bekliyorsunuz? 2026 yılında şehir hastanelerini işletenlere ödenecek tutar geçen yıla göre yüzde 30'un üzerinde bir artışla, en az 136 milyar 148 milyon lira olarak öngörülüyor. Ülke genelinde yıllık acil servis başvurusu 170 milyon kişiyken sağlıkçılara, hekimlere, koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerine, devletin kendi hastanelerine değil müteahhitlere para aktarıyorsunuz. Allah aşkına söyleyin, siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Gözümüzün içine baka baka bu tabloyu başarı diye sunup aklımızla alay mı ediyorsunuz? Gerçek tabloyu size ben buradan söyleyeyim: Son on üç yılda 21.362 hekimimiz istifa etti, son on iki senede ülkemizden ayrılmak zorunda kalan hekim sayısı ise 13.271.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - İçine düştüğümüz karanlığı her gün daha da büyütüyorsunuz ama biz büyüttüğünüz karanlığın içinden hep birlikte Tevfik Fikret'in umudunu duyurarak söyleyeceğiz: "Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa/Sönmez ebedî, her gecenin gündüzü vardır."
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)