GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:31
Tarih:13.12.2025

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan ve değerli bürokratlar; Sağlık Bakanlığı ve Enerji Bakanlığının bütçesi üzerine bugün Genel Kurulumuzda çalışma yapıldı.

Sağlık Bakanlığıyla ilgili bütçenin yapısal sorunları derinleştiren, halkın sağlık hakkını güvence altına almaktan uzak, vatandaştan çok sermayenin çıkarlarına teslim olan bir teslimiyet bütçesi olduğunu düşünüyoruz. Öncelikle sağlık bir ticari meta değil temel bir insan hakkıdır ancak maalesef iktidar bu hakkı yandaş şirketlerin ve piyasanın insafına terk etmiş bulunmaktadır. Türkiye 2022 yılı itibarıyla gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 4,3'ünü sağlığa ayırarak OECD ülkeleri arasında en son sırada yer alan bir ülkedir oysa OECD ortalaması yüzde 9,2'dir. Dolayısıyla, bu bütçe vizyonuyla uluslararası standartlara yaklaşmak bir yana her geçen gün daha da uzaklaştığını, Sayın Bakan, ifade etmek durumundayız. Yine, az pay ayırmanın vatandaşı doğrudan etkilediğini ifade etmek lazım çünkü vatandaşın cebinden yaptığı sağlık harcamalarının toplam harcama içerisindeki payı yüzde 17'ye ulaşmış. Özellikle ağız ve diş sağlığından ilaç katılım paylarına kadar artan bu yük geliri çok düşük olan milyonlarca vatandaşımız için artık sağlığa erişimi bir lüks hâline getirmiştir.

Yine bir kara delik olarak bütçede şehir hastaneleri, garanti edilen kârlar, yok edilen kamuyu da belki bu bütçede dile getirmek lazım. 2026 yılında şehir hastanelerine hizmet alım ve kullanım bedeli olarak tam 136 milyar TL kaynak ayırıyorsunuz. Oysa bir önceki yıl bu bütçede ayırmayı düşündüğünüz para 115 milyardı yani 21 milyar TL ekstradan öngöremediğiniz şehir hastanelerinin bir yükü bu bütçe döneminde vatandaşın sırtına yüklenmiş oluyor. Bu şehir hastanelerinin, bir avuç "mega center"ın toplam yükü bütçenin yüzde 9,2'si yani şehir hastanelerinin yüzde 10'u bir tarafa, yüzde 90'lık payı ise Türkiye'nin tüm sağlık yükünü sırtlayan 941 devlet hastanesine, 973 toplum sağlık merkezi ve 28 binden fazla aile hekimliği birimine ise maalesef -bu yüzde 90'ı- bölüştürmek durumunda kalıyorsunuz. Bu da bütçede eleştirdiğimiz bir diğer nokta olarak öne çıkıyor.

Sayın Bakan konuşmasında koruyucu sağlık tedbirlerine önem verdiklerinden bahsetti ama maalesef rakamlar bunu söylemiyor Sayın Bakanım. 2023'te yüzde 28,6 seviyesinden 2028'e doğru ise yüzde 25,5'e gerileyen bir koruyucu hizmetlere ayrılan pay söz konusu. Tedavi hizmetlerinde ise yüzde 69,6'dan yüzde 73,2'ye ayrılan bir bütçe söz konusu. Dolayısıyla, sizin hastalık üreten bir sağlık sistemi döngüsüne ülkeyi mahkûm ettiğinizi buradan ifade etmek lazım.

Bir diğer kanayan yaramız bağımlılıkla mücadelede. Buna da 2026 bütçesinde sadece yüzde 0,37'lik bir payla tarihin en düşük seviyesine inmiş bir bütçeyi ayırıyorsunuz ve bunun da yarısını harcamıyorsunuz. Bu kadar bağımlılıkla mücadelenin etkin olduğu ve bunun da toplumsal bir mesele hâline geldiği bir dönemde bu kadar düşük bir pay ayırmanız kabul edilebilecek bir şey değil.

Yine, konuşmanızda son beş yılda 12.500 doktorun gitmek için iyi hâl belgesi aldığını ama bunun gitme manasına gelmediğini ifade ettiniz. Herhâlde siz de şunu kabul edersiniz ki bu bir memnuniyetsizlik ve aynı zamanda gitmeye dair bir niyet beyanıdır yani 12.500 doktorun bu belgeyi almış olmasını küçümsememenizi ve buna dair tedbir almanızı millet adına talep ediyoruz.

Yine, ilaç krizinin... Artık Türkiye'de her ilaca ulaşmanın mümkün olmadığını, bazı ilaçların gelişmiş ülkelerde bulunduğunu ama Türkiye'de ise "Hayır, bize o ilaç henüz gelmedi." diye vatandaşlara cevap verildiği bir eczacılık sistemiyle, ilaç sistemiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu konuda da bir eksiklik olduğunu görüyoruz. Bu ve benzeri sebeplerle, halkın değil, şirketlerin bütçesi olan bütçenize "ret" oyu vereceğimizi buradan bir kez daha ifade ediyor, nazik sunumunuzdan dolayı da size teşekkür ediyoruz.

Enerji Bakanlığıyla ilgili bütçeye gelecek olursak; bu bütçe de maalesef enerji güvenliğini sağlamaktan uzak, stratejik derinliği olmayan, halkın gerçeklerinden kopuk bir bütçedir. Sayın Bakan kürsüde uzun uzun enerji yatırımlarından bahsetti; herhâlde sıra vatandaşa gelir, vatandaşın bundan nasıl istifade ettiğini, akaryakıt fiyatlarının, enerji maliyetlerinin nasıl düştüğünü anlatacak diye beklerken maalesef ona dair hiçbir şey yoktu. Dolayısıyla içerisinde vatandaşa doğrudan yansımaların ne olduğunu maalesef göremedik.

Yine, bütçenizin yüzde 20,37 oranında azalarak 45 milyar liradan 36 milyar liraya gerilediğini görüyoruz. Enerjinin bu kadar stratejik olduğu bir dönemde Bakanlık bütçenizin azalmış olmasını "Herhâlde enflasyon Bakanlığınıza uğramıyor, sadece vatandaşa uğruyor." diye ifade etmek gerekir.

Kalıcı yaz saati uygulaması garabetini buradan bir kez daha dile getiriyoruz Sayın Bakanım. Bu konuda millete rağmen gereksiz bir ısrar içerisinde bulunmayın ve sabahın zifirî karanlığında okula gitmek isteyen, işine gitmek isteyen milyonlarca insanı lütfen düşünün. Tasarruf etmiyorsunuz, inadınız sadece elektrik dağıtım şirketlerine kaynak aktarma projesi olarak hayata geçiyor. Bunu da bir kez daha ifade etmiş olalım.

Yine, net sıfır emisyondan bahsediyorsunuz ama bütçenizde buna nasıl bir kaynak aktardığınıza dair herhangi bir şey olmadığını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - ...bu konuda karbon fiyatlandırmasının olmadığını, yeşil dönüşüm için somut bir kaynak ayrılmadığını görüyoruz. Dolayısıyla "Çevreciyiz." deyip diğer yandan fosil yakıt lobilerine teslim olmuş bir anlayışın bu bütçede karşımıza çıktığını bir kez daha görmüş oluyoruz.

Yine, Sayın Bakanım, ifade ettiğim gibi, milyar dolarlık projelerden çok güzel bir şekilde bahsettiniz ama Anadolu'da vatandaşımız kombiyi açmaya, elektrik düğmelerini açmaya korkuyor. Asgari ücretli bir vatandaşın, milyonlarca emeklinin evini ısıtmak için ne tür sıkıntılar çektiğini lütfen biraz daha dikkate alın ve bu hususlara da biraz sosyal devlet anlayışıyla ağırlık verin diye ifade ediyoruz. Dolayısıyla, hastanelere hasta garantisi, yollara yolcu garantisi veriyorsunuz ama ulaşım için yollar, köprüler yapılsa da vatandaşın ulaşıma ulaşamadığını görüyoruz. Bunun sebebi de akaryakıt fiyatlarındaki aşırı artışlar. Keşke hastanelere hasta, köprülere geçiş garantisi değil de yargı bağımsızlığını garanti altına almış olsaydınız bu kadar sıkıntı yaşamamış olurduk.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Aynı zamanda sizin de Bakanlık bütçenizin vatandaştan uzak bir bütçe olduğunu ifade ederek bütçenize de "ret" oyu vereceğimizi üzülerek ifade ediyorum. Yine de Meclisimizi bilgilendirdiğiniz için ve nazik üslubunuzdan dolayı size de çok teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.