GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 6'ncı Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:32
Tarih:14.12.2025

CHP GRUBU ADINA SEMRA DİNÇER (Ankara) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'deki doğum oranını tartışırken önümüze sadece bir bebek arabasını değil bu ülkedeki kadınların ve ailelerin omuzlarına yüklenen ağır bir yükü getiriyorum. Bu bebek arabasında bu ülkenin korkuları var. Bu arabada bu ülkenin insanlarının çocuk sahibi olma korkusu var. Bugün Türkiye'de çocuk sahibi olmak, AKP iktidarları döneminde yürütülen yanlış ekonomi ve sosyal politikalar nedeniyle önce kadınların, sonra bütün ailenin omuzlarında ağır bir ekonomik ve duygusal yük olarak durmaktadır. Eskiler "Çocuklar bereketiyle gelir." derlerdi, sayenizde bu söz de tarih oldu; artık çocuk bereketiyle değil borcuyla beraber geliyor. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Faiz lobilerine teslim ettiğiniz Türkiye'de her doğan çocuk en az 150 bin lira borçla doğuyor, gözünü açar açmaz borçla tanışıyor. Bu ülkede bir çocuk doğduğunda ona sunduğunuz ilk şey güvenceli bir gelecek değil, nitelikli bir eğitim değil, güçlü bir sosyal devlet hiç değil; borçlu bir hayat, yüksek kira, vergilerle boğuşan bir mülkiyetsiz yurttaşlık.

AKP Genel Başkanı, kadınlara "En az 3 çocuk yapın." diyordu; şimdi ona da zam yaptınız, "5 çocuk." diyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Bakan, buradan soruyorum: Kadınların yanında kim var? Annelere yönelik gerçek, kapsamlı, sürdürülebilir destekler var mı? Hangi kadın, hangi genç çift bu tabloda "Hadi çocuk yapalım." diyebiliyor? Bugün kadınların evde yaptıkları işin adı yok, ücreti yok, sigortası yok ama yükü ve sorumluluğu çok. Kadınlar sizin iktidarınızın üstlenmediği yaşlı, hasta ve çocuk bakımını sessizce ve ücretsizce yapıyor. Gelir güvencesi olmayan kadın baskıya daha açık hâle geliyor, bakım yükü yüzünden de işinden kopmak zorunda kalıyor. Böylelikle artık kadınlar sayenizde "Çocuk da yaparım, kariyer de." diyemiyor çünkü çocuğu ile kariyeri arasında kalıyor. "Aile kutsaldır." diyorsunuz ama bugünün Türkiye'sinde çocukları açlığa ve yoksulluğa terk ediyorsunuz. Sonra da dönüp genç ailelere "Hadi, çocuk yap." diyorsunuz. Peki, bu bütçe, bu ekonomi düzeni genç bir ailenin çocuk sahibi olma korkusunu azaltabiliyor mu? Bu ülkenin gençlerine "Rahat olun." diyorsunuz, "Devlet yanınızda." diyebiliyor musunuz? Diyemiyorsunuz. Kiralar uçmuş, faturalar kabarmış, işsizlik yüksek, kreş yok; ücretsiz, nitelikli bakım hizmeti yok. Bu tabloyu görüp de hâlâ insanlara "Neden doğurmuyorsunuz, doğuramıyorsunuz?" diye sorabiliyor musunuz? Bugün Türkiye'de doğum oranları düşüyorsa bunun sebebi kadınların bencilliği değildir, gençlerin çocuk sevmemesi hele hiç değildir. Sebep, güvencesiz iş, düşük ücret, yüksek kira, artan yaşam maliyeti ve yok sayılan bakım emeğidir. Kadınların hayatını zorlaştıran bir çocuğu maliyet kalemi hâline getirdiniz. Faturaları, borcu, kaygıyı ve belirsiz geleceği genç çiftlerin omuzlarına yüklediniz ve bu tabloya da, sizin yarattığınız bu tabloya da tam da bir isim vermek gerekirse, Sayın Akbaşoğlu'nun dediği gibi, "Made in AKP olur." (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Dolayısıyla bu bebek arabası boş ve sizin iktidarınızın bir ürünüdür. Bugün Türkiye'de yenidoğanın aylık maliyeti 15 bin liradır, asgari ücret 22.104 liradır, sizin bir yenidoğan için 1 kereliğine reva gördüğünüz destek ise 5 bin liradır. Denildiği gibi gerçekten keyfiyetten mi çocuk yapılmıyor yoksa parasızlıktan mı? Şimdi güzel ülkemin insanlarına soruyorum: AKP iktidarında cesaretiniz var mı çocuk yapmaya?

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, DEM ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)