GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:33
Tarih:15.12.2025

CHP GRUBU ADINA HASAN ÖZTÜRKMEN (Gaziantep) - Teşekkürler Sayın Başkanım.

İçişleri Bakanlığının Göç İdaresi bütçesi hakkında söz aldım ama öncelikle dün vefat eden Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız Sayın Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet diliyorum, mekânı cennet olsun.

Göç idaresinin 2025 verilerine göre Türkiye'deki geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı 2 milyon 366 bin 922, ikamet izni bulunan yabancıların sayısı 1 milyon 106 bin 478, son bir yılda yakalanan kaçak göçmen sayısı ise 440.191; resmî veriler böyle. Bunlar yakalanabilenler ancak gerçek göçmen sayısının 7-8 milyonu bulduğu tahmin ediliyor yani yaklaşık nüfusumuzun onda 1'i. İçişleri Bakanının açıklamalarına göre bir yılda ülkesine dönen Suriyeli sayısı sadece 550 bin yani 6 Suriyeliden 1'i ancak ülkesine dönebilmiş. Seçim bölgem Gaziantep'te Suriyelilerin dönüşü âdeta hiç hissedilmedi. Resmî verilere göre Gaziantep'te yaşayan Suriyeli sayısı 333.255, il nüfusu 2 milyon 193 bin 363 yani nüfusun yüzde 13'ünden fazlası Suriyeli. Bizim tahminlerimize göre ise Gaziantep'te en az 500 bin Suriyeli yaşıyor. İktidar Suriyelilerin dönüşünü teşvik etmiyor, Suriyelileri siyasi, ideolojik ajandası ve seçim hesaplarının yanı sıra, ucuz iş gücü kaynağı olarak da kullanmak istiyor. Devam eden göç korkutucu boyutlarda. Verilere göre 2024 ve 2025 yıllarında toplam 440.191 yasa dışı göçmen yakalandı. Az önce söylediğim gibi yakalanabilenler bunlar, yakalanamayanlar bunun kaç katı bilmiyoruz. Sayılar göçün yönetilemediğini ortaya koymaktadır.

"Türkiye eğer Avrupa'yı korumasa Avrupa'da hayat yaşanamaz hâle gelirdi, bir yasa dışı göç denizinde yüzüyor olurduk. Bunun böyle olmaması Türkiye'nin sayesinde. Türkiye 100 binlerce yasa dışı göçmeni tutmakta, ilerlemesini engellemektedir." diyor. Kim diyor bunu? Bunu daha geçen hafta misafirimiz olan Macaristan Başbakanı Viktor Orban böyle diyor. Yani Türkiye hem bir hedef ülke hem bir geçiş ülkesi hem de bir göçmen deposu hâline getirilmiş durumda.

Aslında sadece Suriyeli ve Afganlar değil konu. Mülk edinme yoluyla dağıtılan vatandaşlıklarla da ülkemiz uluslararası suç örgütlerinin güvenli limanı hâline dönüşmüştür. Kırmızı bültenli suçlular Türkiye'de cirit atıyor. Geri Kabul Anlaşması'yla alacağımız üç kuruş yüzünden Avrupa'yı istiladan kurtarıp Türkiye'yi istila ettirdiniz. Binali Yıldırım daha 2018'de çok net itiraf etmişti. "3,5 milyon mülteciyi ağırlıyor, her türlü ihtiyaçlarını karşılıyor ve onların Avrupa'ya geçmesini engelliyoruz. Türkiye AB'nin güvenliğini sağlayan bir ülkedir. Türkiye olmazsa mülteciler Avrupa'yı istila eder." demişti. Yani Avrupa güvende olsun diye ülkemizi göçmen deposu hâline çevirdiniz. Suriye'de rejim değişti diye göçmen ve güvenlik sorunu bitmiş değil; tersine, büyümeye devam ediyor. Bakan Yerlikaya, geçen yıl Türkiye'deki 150.327 Suriyeliye ulaşamadıklarını açıklamıştı. Bu sözler, ciddi bir millî güvenlik sorunudur. Bu konuda defalarca Sayın Bakana soru önergeleri verdim ama bugüne kadar hâlâ bir cevap alabilmiş değiliz.

Tekrar soruyorum: Bu kayıp Suriyeliler, kimlerdir, nereye gittiler ya da gittiler mi? İzini kaybettiren bu kişilerin hâlâ Türkiye'de olmadıklarını nasıl garanti edebilirsiniz? Kayıp Suriyelilerin yabancı istihbarat birimleri ve terör örgütleri tarafından kullanılma ihtimalleri üzerinde bir çalışma yapılmış mıdır?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Bunlara cevap verin bari Sayın Bakan.

HASAN ÖZTÜRKMEN (Devamla) - Göçmen maskesiyle kamufle olmuş terör unsurları ülkemiz için büyük tehdittir. AKP'nin yarattığı göçmen sorunu, sosyal, ekonomik ve demografik bir sorun olmaktan çıkmış, âdeta bir millî güvenlik sorunu olarak devam etmektedir. Acilen göç bakanlığı kurulmalı ve göç yönetimi ciddi biçimde ele alınmalıdır. Vatandaşlık satışına derhâl son verilmeli ve geri kabul anlaşmasından çıkılmalıdır.

Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)