GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 8'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:34
Tarih:16.12.2025

CHP GRUBU ADINA SERVET MULLAOĞLU (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 19 Mart darbesiyle Sayın İmamoğlu'nun tutuklanmasından sonra, hatırlanacağı üzere Sayın Erdoğan "Cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda bakalım daha kaç CHP'li siyaset girdabında telef olup gidecek?" demişti. Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayımızın ve belediye başkanlarımızın haksız tutuklanmalarının gerçek nedenini açıkça itiraf ederek hukuk dünyasında hiç görülmeyen yeni bir suç tipini uydurmuş, Cumhurbaşkanı adayı olmak suçunu açıklamış ve bu suçun yaptırımının da iktidar eliyle telef etmek suçu olduğunu ifade etmişti. (CHP sıralarından alkışlar) Telef etmek yaptırımı uygulamak için de Sayın İmamoğlu'na casusluk, sahtecilik, kamu görevlisine hakaret, suç örgütü kurmak gibi saçma sapan iddialarda bulunmaktan da kaçınılmamıştır. Türkiye 19 Mart darbesiyle birlikte anayasal bir devlet olmaktan çıkmış, sadece şeklen Anayasa'sı olan anayasalı bir devlet hâline dönüşmüştür. Bir tarafta Anayasa ve yasaları uygulamakla görevli yargıçlar açıkça Anayasa'yı ihlal ederken ve yasalarda olmayan kararları verirken onlara bir şey yapılmamakta, diğer tarafta sadece seçme ve seçilme hakkını kullanmak isteyen siyasetçiler ile eleştiri hakkını kullanmak isteyen gazeteciler hapse atılmaktadır; hukuk devletini öldüren bu uygulamaları kabul etmek mümkün değildir. Zulümle, entrikalarla insanların hayatlarını karartarak, ailelerini dağıtarak; eşlerin, annelerin, evlatların yürek eriten gözyaşlarını akıtarak koltuklarınızı koruyamazsınız. Zulmettiğiniz o insanların gözyaşları oturduğunuz o koltukları alıp götürecektir.

Değerli milletvekilleri, zamanı gelmiş olan bir değişimin önünde hiçbir güç duramaz. Sizler, haksız yere tutuklattığınız o insanların eşlerinin, çocuklarının her gece çaresizlikle döktükleri gözyaşlarına yenildiniz. Sizler, artık ekemediği tarlasına, her gün gidip avuçladığı toprağa yani yârenine çaresizlik içinde bakarak gözyaşlarını akıtan çiftçilerin nasırlı ellerine yenildiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Sizler, her sabah büyük bir umutla kepenklerini açan ancak büyük bir hüzünle kepenklerini sessizce ağlayarak kapatan esnaflarımızın mahcup umutlarına yenildiniz. Sizler, her gün iş bulamadıkları için bütün gün evde oturan ve onları ağlarken gören annelerinin çocuklarından gözlerini kaçırarak, çocukları onları ağlarken görüp daha fazla üzülmesinler diye pencere kenarına geçip sessizce ağlayan o annelerin yaralı yüreklerine yenildiniz. Sizler, yazılı sınavda çok iyi puan alıp mülakatta da alaycı bir sesle sorulan soruları doğru cevapladığı hâlde haklarını yediğiniz, geleceklerini çaldığınız o gençlerin gözyaşlarına yenildiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Sizler, hayatı boyunca çalışıp eski otel odalarında unutulan, 70'inden sonra çalışmak zorunda kalan emeklilerin yalnız ve sahipsiz gözyaşlarına yenildiniz. Sizler, deprem sonrası konteynerde yaşayan depremzedelerin gidecek yerleri olmadığı hâlde kapılarına sertçe vurup "Burayı boşaltın, yoksa elektriğinizi, suyunuzu keseceğiz." diyen sesinizin parçaladığı vicdanlara yenildiniz. Canlarınız için bu vatanı feda eden sizler, bu vatan için canlarını feda eden milyonlarca vatan evlatlarına yenildiniz. Sizler, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in kardeşlik bağıyla kurduğu Türkiye ittifakına yenildiniz.

Değerli milletvekilleri, mazlumların gözyaşlarının gerçekleştirdiği büyük bir değişime ve büyük bir devrime tanıklık ediyoruz. Artık bu ülkede adaleti herkes bolca içecek. İnsanlığı ve demokrasimizi hapseden o demir parmaklıkları paramparça edeceğiz. Artık, çaresizce ve hırsla avuçlanan toprağa gözyaşları değil bereket ve zenginlik düşecek. Artık anneler çocuklarından gözlerini kaçırarak pencere kenarlarında oturup çocukları için ağlamayacak, pencere kenarlarında oturup çocuklarının işten gelmelerini heyecanla bekleyecekler. Artık yazılı sınavı kazanan hiçbir evladımızın geleceği çalınmayacak çünkü "mülakat" diye bir şey olmayacak. Artık hayatları paramparça olan depremzedelere hiç kimse "Burayı tahliye edin, yoksa elektriğinizi, suyunuzu keseriz." demeyecek. Onlara şefkatli bir sesle "Evinizi hazırladık, sizi evinize yerleştirelim." denecek. Artık hep birlikte üreteceğiz, hakça bölüşeceğiz. Artık mutlu insanların ülkesi olacağız. Artık her şey çok ama çok güzel olacak.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)