GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:12.12.2011

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN  (Mersin) -  Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyor ve bütçemizin, bütçelerimizin ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Öncelikle bugün yüce Meclisimizin Türkiye'nin Avrupa Konseyine üyeliğini onaylamasının 62'nci yılı. Bu vesileyle huzurunuzda bugüne dek bu yolda çaba gösterenleri, Avrupa Konseyi Parlamenterleri Meclisi Başkanı Sayın Çavuşoğlu'nu, AB Bakanı Sayın Bağış'ı ve ülkemizin demokratik standartlarının yükseltilmesi, insan haklarının geliştirilmesi için çalışanların hepsini kutlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Evet değerli arkadaşlar, çeşitli görüşler ifade edildi, gerek muhalefet partilerimizden gerek iktidar partimizden birçok arkadaşımız ekonomiyle ilgili birçok şey söyledi. Ancak her ne söylenirse söylensin bunların yapıcı olanlarının Bakanlığımız tarafından mutlaka dikkate alınacağını ve bilhassa üzerinde yoğun çalışmış olduğumuz cari açığın azaltılması ve diğer taraftan ihracatımızın artırılması, hepinizin ve hepimizin şikâyet ettiği ithalatın azaltılması noktasında bunlardan faydalanacağımızı özellikle ifade etmek istiyorum ve her ne olursa olsun şunu belirterek sözlerime başlamak isterim ki: Türkiye ekonomisi, ister farklı pencereden görün ister başka yerden görün, görmüş olduğumuz şu anda dünyanın 17'nci büyük ekonomisi, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi. Dünyada çok büyük kriz yaşanırken, Avrupa'da bilhassa birçok ülkelerde ciddi krizler yaşanırken bugün Türkiye'nin Avrupa'da bile örnek gösterilen ekonomik bir başarıya imza atmasıdır. Bunu biz söyleyince kendi kendimizi methetmiş olabiliriz ama bu, dünyanın bütün ülkelerinde ifade ediliyor.

Ben, iki buçuk yıllık bu Bakanlığım süresince yüz ona  yakın, yüz yirmiye yakın ülkeye seyahatte bulundum, iş adamlarıyla gittim, iş adamlarını ülkemize davet ettim ve bugüne kadar yapmış olduğumuz seyahatlerde, şunu çok net ifade etmek istiyorum ki Türkiye'nin bugün elde etmiş olduğu bu ekonomik başarı, bu performansın bütün dünya ülkeleri tarafından gıptayla izlendiğini ve Türkiye ekonomisinin bunu nasıl başardığının birçok yerde konuşulduğunu gururla, iftiharla izlediğimi ifade etmek istiyorum.

Evet, bugün Türkiye, 2008'de büyük bir testten geçmiştir. 2008 krizi, her sefer ifade edildi, 1929'dan sonraki dünyanın yaşamış olduğu en büyük ekonomik sıkıntı ve 2008'de bilhassa Avrupa'nın birçok ülkesinde başlamış olan krizin hâlen etkileri şiddetlenerek devam ederken, birbiri arkasına Avrupa'nın birçok büyük ekonomileri, birçok ülkeleri tespih tanesi gibi âdeta bir yerde, yoğun bakım çadırına alınırken, Türkiye bir taraftan ihracatını artırırken, bir taraftan eğitimde, sağlıkta, iletişimde, ulaşımda birçok önemli yatırımları gerçekleştirirken, bir taraftan da gerek bütçe disiplininde gerek mali disiplinde, bırakın yapılanları takdir etmeyi, birçok ülkeye, birçok ülke insanına parmak ısıttıracak kadar başarılar elde etmiş durumdadır. Bu Türkiye'de siyasi istikrarın, bu Türkiye'de ekonomik istikrarın ve Ekonomi Koordinasyon Kurulu, bakanların ve bürokratlarının ne kadar birlikte, diyalog içinde çalıştığının çok net bir göstergesidir.

Ben makine mühendisiyim, yirmi yedi yıl sanayicilik yaptım. Ben işin mektebinden geldim. Ekonomistlere saygım çoktur. Ben de burada size binlerce, yüzlerce grafik, binlerce, yüzlerce grafik, binlerce rakam verebilirim. Ancak ben işin içinden gelen, üretimi, yatırımı, istihdamı, ihracatı, ithalatı fiilen yapmış; bunu defter kitaplardan, televizyon programlarından, gazetelerden öğrenmemiş biri olarak şunu çok net ifade etmek istiyorum ki: Türkiye ekonomisi başarıdan başarıya giden ve bugün dünyanın birçok ülkesinde ciddi krizler yaşanırken son derece önemli başarılara imza atan bir ülke olmuştur.

Değerli arkadaşlarım dile getirdiler, Plan ve Bütçe Komisyonunda da dile getirildi. Benim bakanlığımın ister Ekonomi Bakanlığı olsun ister başka bir şey olsun ama ekonomiden ne anladığımızı eğer tartışacaksak bunu tartışmak isterim. Allaha şükürler olsun ki Türkiye geçmiş dönemlerde, benim Sanayi Odası Başkanı olduğum dönemlerde ifade ettiğim gibi, ben ekonomi diye ifade ettiğim zaman faizden, repodan anlamıyorum, benim ekonomi anlayışım reel sektördür yani yatırımdır yani üretimdir yani istihdamdır yani ihracattır. Ekonomi Bakanlığı da bunların hepsini bünyesinde kapsayan bir bakanlıktır ve Ekonomi Bakanlığı bana göre dört dörtlük olmuştur, gayet de yakışmıştır, Sayın Başbakanıma buradan teşekkür etmek istiyorum özellikle. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, arkadaşlar, o günler şükürler olsun geride kaldı. Ekonomi Bakanlığı eskiden faizler, repolar? Çünkü Türkiye, maalesef, ekonomisi bunun üzerine oturtulmuştu ama bugün Türkiye yabancı sermaye açısından dünyanın en güvenli limanlarından biri olmuştur. Avrupa'ya yapmış olduğumuz ihracatımız, geçmiş yıllarda ihracatımız içindeki payı yüzde 50 iken bugün yüzde 47'ye düşmüş olmasına rağmen ve Avrupa'ya olan ihracatımız geçen yıl, bu yılla mukayese ettiğimizde şu anda yüzde 21'den fazla artmış olduğu bir ortamda bilhassa Kuzey Afrika'da, Arap baharıyla başlayan Afrika coğrafyasında görülen ve bizim önemli pazarlarımız olan ülkelerde yaşanan sıkıntılara rağmen iftihar ederek söylüyorum ki Türkiye'nin ihracatı yüzde 20 artmış ve seksen sekiz yıllık cumhuriyet tarihimizde Türkiye ilk defa 134 milyar dolar, son iki aylık, ihracatını yapmıştır, hayırlı olsun uğurlu olsun bu ihracat da Türkiye'mize. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Şimdi biraz sonra diyeceksiniz ki: "Sayın Bakan, ihracattan konuşuyorsun, ithalattan konuşmuyor musunuz?" diye.

Şimdi bunu diyenlere diyeceğim ki: "Açın, tutanakları okuyun, ara sıra televizyon programlarını izleyin, ara sıra da gazete haberlerine bakın. Eğer gelmiyorsa ben size gönderebilirim." Ben ithalatla ilgili toplantı yapmış biriyim, ithalatla ilgili basın toplantısı yapmış biriyim. Kaldı ki ithalatı benim anlatmama gerek yok. İthalat rakamları her ayın sonunda, bir ay sonra olmak üzere TÜİK tarafından açıklanır. Cari ödemeler dengesini görürsünüz, ihracat rakamlarını görürsünüz. Evet, Türkiye bugün ithalat yapıyor. Türkiye'nin ithalat yapmasını, cari açık meselesini dile getirenlere soruyorum: Allah aşkına, siz cari açık diye ne anlıyorsunuz, cari açık diye ne kastediyorsunuz?

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Siz ne anlıyorsunuz?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Cari açığı söylemek çok kolay ama cari açığın niye olduğu, neden olduğu, neden bu hâle geldiği, nasıl önlenmesi gerektiği konusunda sizlerin desteklerini her zaman bekliyoruz. Ama biz, bakın, artık işi bıraktık.

HURŞİT GÜNEŞ (Kocaeli) - Biz anlayamadık, siz anlatın!

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Hocam, senin fikrine saygı duyuyorum ama ben sanayinin içinden geldim, aman ha!

HURŞİT GÜNEŞ (Kocaeli) - Ben de ekonominin içinden geldim.

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Ama ben ders veririm o konuda size, o konuda ders veririm, ben size ders veririm o konuda. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bakın, bunları dinleyin, öğrenin -özel sektörden- bir daha bu fırsatı bulamazsınız. Bunları iyi öğrenin, bir daha kimse anlatmaz size bunu. Ama anlar mısınız, bilmem. Bakın, ben şimdi anlatıyorum.

HURŞİT GÜNEŞ (Kocaeli) - Sana doçentlik unvanı verdim, güle güle kullan!

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Şimdi, arkadaşlar, şunu çok net ifade etmek istiyorum ki evet, cari açıkla ilgili birkaç arkadaşım konuştu, finansman kalitesinden bahsettiler. Ben bu Bakanlık görevine geldiğim günden beri, hiçbir yerde -cari açığın finansman kalitesi- tek kelime etmedim çünkü cari açığın sorun olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz ama cari açık bir sonuç. Cari açığı, ortaya çıkan sonuçları tespit etmek için de bir çalışma yapmak gerekiyordu.

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Dokuz yıl oldu, onuncu yıl?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bunun için, Başbakanımızın talimatıyla, Başbakanımızın imzasıyla, benim başkanlığımda "İhracata Dönük Üretim Stratejisi Kurulu" kurduk ve bu Kurulda konunun bütün taraflarını, karar vericileri, politika yapıcıları ve işin bizzat içindeki oyuncuları bir araya getirdik ve burada tek tek değerlendirdik. Arkasından "GİTES" dediğimiz bir çalışma yaptık. Bunları Değerli Hocama göndereceğim, belki faydası olacaktır. GİTES çalışmasında, girdi tedarik stratejisiyle ortaya çıkan sonuçları tek tek değerlendirdik ve demir çelik, otomotiv, makine, tekstil, kimya, tarım sektörü... Bu sektörler geçen yıl bizim 185,5 milyar dolarlık ithalatımız içinde 103 milyar dolar ithalat yapmış olduğumuz sektörler. Bu sektörler geçen yıl bizim 114 milyar dolarlık ihracatımız içinde 73 milyar dolar ihracat yapmış olduğumuz sektörler. Sadece altı sektördeki dış ticaret açığı 30 milyar dolar.

Bakın, geçen yıl 185,5 milyar dolar ithalatı yaparken Türkiye 38,5 milyar dolar enerji ithalatı yaptı. Bunu söylerken enerji hariç rakama bakın diye söylemiyorum ama şunu ifade etmek istiyorum ki bugün ithalat yükselmişse ithalatın yükselmesinin çeşitli sebepleri var. İthalatın yükselmesinin en büyük sebeplerinden biri 75 dolar olan petrolün 110 dolar fiyatlara çıkmasıdır, dünyadaki bütün emtia fiyatlarının yüzde 20, yüzde 30'lar mertebesinde artmasıdır, diğer taraftan Türk lirasının belli bir süre aşırı değerlenmesidir.

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak) - Diğer ülkeler kaçtan alıyor petrolü Sayın Bakan?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bunun yanı sıra, özellikle bir de şunu ifade etmem lazım ki, Türk sanayisinin çarpık yapısıdır ve Türk sanayisinin çarpık yapılaşmasında en büyük örneği demir çelik sektöründe görüyoruz. Demir çelik sektöründe bugün Türkiye dünyanın en büyük demir çelik hurda ithalatçısıdır ve dünyanın en pahalıya hurda ithalatı yapan ülkesidir.

Bunlar bugün olmadı, bunlar son beş senede, son sekiz senede olmadı. Türk demir çelik sektörü kurulurken onu yönlendirmemişseniz ne yapalım peki bugün bize siz hesap soracaksınız? Ama şimdi biz diyoruz ki: "İşte, Ekonomi Bakanlığı bakın burada."

MÜSLİM SARI (İstanbul) - On yıldır ne yapıyorsunuz?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Şimdi, Ekonomi Bakanlığı olarak tek tek seksen bir ili inceledik, bu kitapları tek tek sizlere göndereceğim. Ümit ediyorum ki bunlar mutlaka temsil etmiş olduğunuz illerle ilgili size önemli bilgiler verecek.

Diğer taraftan, yetmiş üç ülkenin tek tek ithalatlarını inceledik, seksen bir ilde yapmış olduğumuz çalışmada hangi ilin hangi sektörlerle rekabet gücü yapabileceğini tespit ettik. Evet, bunlar, şimdi gelip hepsi, yapılan tüm tedbirler yeni bir teşvik sisteminin altyapısını oluşturacak.

Şunu bilmenizi istiyorum ki yeni teşvik sistemi artık bundan böyle cari açığı hedef alan, Türkiye'de üretilmeyen sektörlerin artık Türkiye'de üretmesini sağlayacak olan bir yapıya dönüşecek.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - On yıldan sonra günaydın!

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Şükürler olsun ki bugün ülkemizde doğrudan yatırımlar konusunda gerekli ortam vardır.

Arkadaşlar, bakın, beni rakam konusunda konuşturmayın, benim hafızamda binlerce rakam var. Ben bu rakamları, kitap defterleri ezberlemedim. Bakın, işin içinden geldim diyorum, ben bu  işin mektebinden geldim, çıraklığından geldim bu işin.

Arkadaşlar, Türkiye'ye 2003'e kadar gelen toplam doğrudan yatırım 14,5 milyar dolardı. 2003'ten bugüne kadar gelen doğrudan yatırım miktarı, övünerek söylüyorum ki sekiz senede gelen, seksen senenin 7 katından fazla olmuş ve 105 milyar dolar sermaye gelmiştir Türkiye'ye (AK PARTİ sıralarından alkışlar) ve gelen bu 105 milyar dolar sermayenin yüzde 85'i Avrupa'dan gelmiştir. Avrupa'dan gelen sermaye de bizim kara kaşımıza, kara gözümüze gelmemiştir. Bu gelen sermaye, Türkiye'nin yatırım ortamına, siyasi istikrarına, ekonomik istikrarına ve yetişmiş insan gücüne gelmiştir ve bugün Türkiye, 105 milyar dolarla doğrudan yatırımları en fazla alan ülke olmuştur.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Ne yapmış doğrudan yatırımlarla, Sayın Bakan?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Ben, siyasi görüşü ne olursa olsun Türkiye'ye gelen böyle bir doğrudan sermayeden insanların, bu ülkeyi seven insanların, bu ülkede yaşayan insanların bundan iftihar etmesini beklerim ve şunu çok net ifade etmek istiyorum ki: Türkiye, evet, yoluna hızlı bir şekilde ilerliyor.

Bakın, bugün kamu borçlanmasında, diğer taraftan bütçe açıklarında, Avrupa Birliği bir yıldır kararlı bir lider olmadığı için karar alamıyor. Bugün Avrupa Birliği, ekonomik bir anayasa olan Maastricht kriterlerini yeniden gözden geçirip ülkeleri burada olmaya davet ediyor ve diyor ki: "Yüzde 60'ı geçmeyeceksin sen kamu borçlarında. Yüzde 3'ü geçmeyeceksin bütçe açıklarında."

Arkadaşlarım, şunu size ifade etmek isterim: Türkiye, bugün kamu borçlarında eğer kalkıp, gayrisafi millî hasılasına, yüzde 38-yüzde39'a düşürmüşse buna ifadeler değil, buna ancak alkış yakışır ve bu alkışlanır (AK PARTİ sıralarından alkışlar) çünkü bu konuda Türkiye, Avrupa'nın 23 ülkesinden daha iyi konumdadır.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Özel sektör...

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bugün Türkiye, bütçe açıkları, bu yıl sonu itibarıyla yüzde 1,7'ye düşüyor arkadaşlar, yüzde 1,7.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Özel sektörün borcu bizim borcumuz değil mi?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Şimdi, bu yüzde 1,7 bütçe açığı... Bakın Avrupa Birliği Maastricht kriterleri yüzde 3'tür. Yüzde 1,7'yle Türkiye, bugün Avrupa'nın 27 ülkesinin 20'sinden çok daha iyi konumdadır. Bugün Türkiye'nin son işsizlik rakamları...

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Özel sektörün borcu ne kadar?

 EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - ... Avrupa Birliği işsizlik ortalamasının daha altındadır ve bugün Türkiye'deki işsizlik rakamları?

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - İş gücüne katılım oranı nasıl?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - ...Avrupa'nın 12 ülkesinden daha iyi konumdadır.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - İstihdama katılım ne kadar, istihdama katılım? İstihdama katılımı söyle.

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bir arkadaşımız dedi ki: "Efendim, işsizlik, istihdam konusu, işte,  rakamlar şöyle olursa, böyle olur." Yahu, arkadaşlar, gözünüzü seveyim.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Avrupa'da kaç?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - 25 milyon istihdam, ilk defa Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 25 milyon kişi istihdam edilmiş. Bu yine alkışlanır, bunun üzerinde konuşulmaz; bu bir başarıdır, bu bir başarı hikâyesidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Ve cari açık konusunda ifade edildi, denildi ki: "Efendim, işte, büyüme cari açığa bağlı, cari açık varsa büyüme var."

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - TRT çekimlerini geçti Sayın Bakan.

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Doğrudur, bakın, Türkiye'nin cari açığının, bırakın cari fazla verdiği yıllar -Allah bir daha Türkiye'ye o yılları yaşatmasın- 1994-2001 yıllarıdır ve bu yıllarda ekonomi battığı için Türkiye cari fazla vermiştir. Biz böyle bir cari fazla istemiyoruz ama şunu ifade etmek istiyorum ki, bugün 183 ülkenin sadece 55'inde cari fazla vardır, geri kalan ülkelerin tamamında cari açık vardır ve 133 ülkede bugün cari açık? Türkiye de bunlardan biridir.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Hangisinde yüzde 10, bir de onu söylesene Sayın Bakanım. Hangisinde yüzde 10 olmuş?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Cari fazla verenlerin bakın, bilmeyenler için anlatıyorum, bilmeyenler için -öğrensinler- şunu ifade edeyim ki, 133 ülkeye baktığınız zaman, 55 ülkeye baktığınız zaman bunların büyük bir çoğunluğu enerji üreten ülkelerdir.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Hangi ülkede yüzde 10'a çıktı?

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Çin'de var mı, Çin'de? Hep Çin'i örnek gösteriyorsunuz.

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bunlar enerji üreten ülkeler olduğu için bu cari fazlayı verirler.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Çin enerji üretiyor mu, Çin? Çin'in enerjisi var mı?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Birçok ülke de zaten sanayici ülkedir ama bugün Avrupa'nın? 31 ülkesi olan Avrupa'da, arkadaşlar, bugün 19 tanesinde cari açık vardır.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Kaç, kaç? Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde kaçı, bir söyle.

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Cari açık meselesi Türkiye'nin problemi değil ve diyoruz ki, cari açığı şimdi halletmek?

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Yüzde kaçı, bir söyle bakalım. Söyle, söyle. Yüzde 10 olan var mı, bir söylesene Sayın Bakanım.

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bakın, çok şey hallettiğimiz için evvelallah Allah bize, cari açığı da halletmeyi bizim İktidarımıza nasip etti. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Söyle, sen bir söyle.

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Siz ister söyleyin ister söylemeyin, biz cari açığı sonuna kadar, çözme konusunda sonuna kadar kararlıyız ve cari açık konusunda getireceğimiz teşvik sistemi, yapmış olduğumuz bu çalışmalar, cumhuriyet tarihinde olmayan bu çalışmalarla, teşvik sistemiyle nerede açığımız var, nerede sıkıntımız var, bunları yapıyoruz.

Enerji konusunda şikâyet edenler, soruyorum: Geçmişte neredeydiniz? Niye enerji stratejisini, niye enerji politikasını yapmadınız? Neden Türkiye'yi kalktınız doğal gaza boğdunuz? Şimdi, ben bunları size soruyorum. Enerji konusu geçmiş yılların ihmali sonucunda bugün Türkiye'nin yaşadığı sıkıntıdır.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Siz niye devam ettirdiniz? Siz niye devam ettirdiniz on yıldır?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Ve bugün ilk on ayda Türkiye enerji olarak 45 milyar dolar enerji ithalatı yapmıştır. Bu demektir ki bu yılın sonuna kadar 55 milyar dolar?

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Siz niye devam ettirdiniz?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Niye devam edeceğiz, Meclisten kanunumuzu geçirdik.

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Madem kötüydü de siz niye devam ettirdiniz?

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - ?biz enerji bedeli ödeyeceğiz.

Arkadaşlar, bakın, ne olur kabul edelim ya! Dünyanın kabul ettiğini siz de kabul edin! Yani muhalefet etmek için doğruları da yanlış söylemeye gerek yok.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Siz kabul edin, biz de edelim!

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bugün, Türkiye'de kamu borçlarında, işsizlikte ve diğer, ihracatta iyi bir seviyeye gelmişse, bunlar alkışlanır arkadaşlar. Dışarıdan bizi izliyorlar, gözünüzü seveyim ya! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET GÜNAL (Antalya) - Bir cevap verirsen kabul edeceğiz Sayın Bakan! Bir söylesene yüzde 10 nerede var? Bir tane örnek söyle!

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, tabii, söylenenlerin hepsine çok rahat cevap verecek donanıma sahibim ama tabii sürem yok, sürem de bitiyor.

Ben bütçemizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum ve ümit ediyorum ki inşallah cari açık meselesini çözen de bu Hükûmet olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Devamla) - Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi hürmetle selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, MHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.