GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 8'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:34
Tarih:16.12.2025

YENİ YOL GRUBU ADINA MEHMET ATMACA (Bursa) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri, Değerli Bakanlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, ben, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı üzerine söz almış bulunmaktayım. Kısa zamanda bu Bakanlıkla ilgili anlatacaklarımızın hepsini anlatabilmek mümkün değil ama ben daha ziyade mantalitesi ve yaklaşımlarla ilgili bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Çevre Şehircilik Bakanlığının aslında strateji, proje ve fikir üretmesi gereken bir kurum olması gerekirken maalesef, müteahhit bir firmaya dönüşmüş ve konut üretmekten başka bir iş yapmaz hâle dönüştü. "Çevre ve Şehircilik" adında bulunan bu "şehircilik" kavramı tamamen ihlal edilmiş ve yok edilmiştir. AK PARTİ dönemindeki kadar şehirlerimiz yaşanır şehir olmaktan uzaklaşmış değil daha önce. Maalesef, aşırı yoğunlaşma, çarpık kentleşme, rant planlarıyla bütün şehirlerimiz yaşanmaz hâle geldi. Şehirlerimizin kimlikleri ve karakterleri yok oldu. Eskiden her şehrin bir kimliği, bir karakteri vardı artık her şehir beton yığınına dönüşmüş oldu.

Örneğin, Bursa'mız "Yeşil Bursa" diye adlandırılır ve yeşillikler arasında eski, tarihî ve sanatsal eserleri görürdük ama artık maalesef Bursa'ya ilk gelen bu resmi görüyor Sayın Bakanım. Bu da TOKİ eliyle Bursa'nın merkezine dikilmiş ve kendi Bakanları tarafından "ucube" diye isimlendirilen bir proje. Bu bir hataydı dedik, hani bundan bir ders de alınır ama maalesef aynı uygulamalar her yerde devam ediyor. Biz bu Bakanlığın artık müteahhitliği bırakmasını; fikir üreten, yön veren ve ufuk veren bir fonksiyona dönüşmesini, düzenleyen ve denetleyen bir konuma gelmesini doğru buluyoruz ama şu an maalesef bir müteahhit mantığıyla her yerde konut yapma yarışına girmiştir. Hele ki son zamanlarda 500 bin konut iddiası var; bu, her açıdan utanç verici bir durumdur çünkü artık vatandaşlar kendi imkânlarıyla ev alamaz duruma geldiği için vatandaşlarına ev edindirme projesi adı altında bir proje bu. Bu, ekonominin ve ülke insanının ne durumda olduğunu ortaya koyan bariz bir örnek. Hele ki böyle bir projeye milyonlarca insanın başvurmuş olması ülkenin bütün gerçeklerini ortaya koyuyor.

Yine, bu Bakanlığın en önemli problemlerinden ve sorumluluklarından biri olan depreme hazırlık konusunda Bakanlık, maalesef baştan beri hep yanlış politikalarla sınıfta kalmıştır. Geçen gün, Maliye Bakanımızın ifadesiyle, deprem bölgesine 90 milyar lira para harcanmış ama biz biliyoruz ki daha büyük depremler, daha büyük alanlarda beklenmekte ve daha büyük felaketlerle karşılaşma ihtimalimiz sürekli var ve maalesef bununla ilgili hiçbir hazırlık yok. "Kentsel dönüşüm" adı altında yapılan bütün çalışmalar maalesef rant amaçlıdır, hiçbirinde depremde yıkılacak yapıların dönüşümü öncelenmiyor; tam aksine, rant temin edilebilecek alanlarda uygulanıyor.

Yine, "rezerv alan" adı altında bir madde çıkartıldı geçen yıl. Bu maddenin verdiği güç ve imkânla bütün kentlerimizdeki boş alanlar "kentsel dönüşüm" adı altında işgal edilerek bina dikiliyor; yine, kamusal alan, eski askerî alanlar ve şehir içinde boş kalmış neresi varsa onu işgal edip, kendi yandaşlarına peşkeş çekip yine beton yığınlarına döndürülüyor ve maalesef kent yoğunluklarımız artıyor.

Ben Meclisi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)