GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:35
Tarih:17.12.2025

ALİ YÜKSEL (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu ve değerli halkımızı saygıyla selamlıyorum.

CAVİT ARI (Antalya) - Kendi bütçesini takip etmeyen bir AK PARTİ Grubuyla karşı karşıyayız.

ALİ YÜKSEL (Devamla) - Bugün bütçeyle birlikte ekonominin hâlipürmelalini, ekonomik açıdan borcu gırtlağına dayanmış bir halkın giderek artan öfkesini, bize vekâlet veren insanların taleplerini vekilleri olarak burada dile getirmeye çalışıyoruz.

Devlet insanların mal, can, namus, akıl, inanç ve nesil emniyetini korumak için vardır; devletin varlık ve meşruiyetini temeli budur.

(Uğultular)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkanım, bu nedir ya, lütfen ama!

ALİ YÜKSEL (Devamla) - Bu sorumluluğu taşımayan siyasetçiler...

BAŞKAN - Sayın Yüksel, sürenizi tuttum, bir dakika.

CAVİT ARI (Antalya) - Ya, bir de bakanlık yapmış olan arkadaşlar var yani bu...

BAŞKAN - Değerli milletvekili arkadaşlarım, değerli milletvekilleri, Sayın Kirişci, değerli vekillerim; bütçe tebriği için daha vakit var, lütfen Sayın Bakanlarımızın hatipleri dinlemesine izin verin.

Teşekkür ediyorum.

Sayın Yüksel, buyurun.

ALİ YÜKSEL (Devamla) - Bu sorumluluğu taşımayan siyasetçiler ve bürokratlar elbet bir gün mutlaka Hak divanında ve hukuk önünde hesap verecektir. Bugün 1 dolar 43, euro 51, 1 gram altın 6 bin liraya dayandı. Devletin görevi bir avuç mutlu azınlığın refah ve mutluluğunu daha da artırmak değildir. Bu bütçe alın terini görmeyen, çalışanı kendi hâline, çaresizliğe terk eden, emekliyi yük gibi gören, gençleri evlere, sokaklara terk eden bir anlayışın ürünüdür. Yeniden Refah Partisi bu borç, faiz ve israf bütçesine karşıdır, eminim ki AK PARTİ'nin değerli seçmenleri de karşıdır.

Bu ülkede stajyer ve çıraklar yıllarca çalıştırılıp sigortasız sayılıyorsa, emekleri yok hükmündeyse, "Geleceğiniz var." denilerek bugünü çalınıyorsa bu mudur sosyal devlet? Bu ülkede gençler iş aramaktan yorulmuş, başvuru yapmaktan bıkmış, cevapsız kalan CV'lerle hayata küsmüşse sorun tek başına gençlerde değil, bu düzenin kendisindedir. Emeklilere gelince, bir ömür çalışmış insanlar bugün torununa harçlık veremiyorsa, pazarda fileyi yarıya kadar dolduramıyorsa, ilaç ile ekmek arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyorsa bu sadece ekonomik bir tablo değil; bu, vicdanın iflasıdır. Cumhurbaşkanlığı bütçesine gelince, karşımıza bambaşka bir Türkiye'ye çıkarılıyor. Ülke yangın yeriyken, çiftçi borçla ayakta durmaya çalışırken, esnaf kepenk kapatırken, işletmeler iflas bayrağını çekerken, kimileri fabrikalarını başka ülkelere taşırken, gençler yurt dışına kaçmaya çalışırken sarayın bütçesi kabardıkça kabarıyor. Tasarruf vatandaşa, israf itibardan tasarruf edilmeyeceğini savunan saraya mı? Bir yanda milyonluk araçlar, uçaklar, koruma orduları, diğer yanda faturaları üst üste koyup "Hangisini ödeyebilirim?" diye düşünen halk; bu mudur adalet, bu mudur devlet ciddiyeti, bu mudur yetim hakkı sayılan kamu kaynaklarını millet için kullanmak?

Değerli arkadaşlar, buradan milletin sesini haykırıyorum: Vatandaşta sıkacak kemer deliği kalmadı, esnaf alacağını alamıyor, borcunu ödeyemiyor. Emekçi ve emeklinin üç kuruşundan tasarruf ederek ekonomik düzene girmez. Bugün, önümüzdeki bu bütçe halkın bütçesi değildir; bu bütçe bir avuç mutlu azınlığın konforunu, refah ve mutluluğunu koruma bütçesidir; bu bütçe milletin sofrasından eksiltilerek yazılmış bir bütçedir. Sürekli "Büyüyoruz." diyorsunuz, evet, büyüyen bir şey var; zengin ile yoksul arasındaki, halk ile saray arasındaki, adalet ile vicdan arasındaki uçurum büyüyor; ölümler, kısırlık, sakat doğumlar, intiharlar, çeteleşme, fuhuş, uyuşturucu, kumar, psikolojik hastalıklar, dağılan aileler, yolsuzluklar büyüyor. Çünkü bu millet yoksulluğu ve adaletsizliği tabii ve zorunlu bir sonuç olarak kabul etmez, gün gelir hesap da sorar; bu millet susturuldukça geri çekilen değil, bastırıldıkça ayağa kalkan bir millettir.

Milletimiz sabırsızlıkla seçimi bekliyor. Şunu herkes bilsin ki şimdi, hiçbir iktidar halktan ve Hakk'tan daha güçlü değildir ve tarih bize göstermiştir ki hak, hukuk ve adalet her şeyden üstündür. Sandık saraydan büyüktür diyor, saygılarımı sunuyorum efendim. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)