GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:36
Tarih:18.12.2025

CHP GRUBU ADINA ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önümüzde duran bu bütçe metni kalemle yazılmış rakamlar ve soğuk tablolardan ibaret değildir. Bütçeler bir ülkenin vicdanıdır, ahlaki ve siyasi tercihlerinin en somut belgeleridir. İktidarın her fırsatta övünerek sunduğu "denge" kelimesinin arkasında milyonlarca insanın hayatından yapılan acımasız fedakârlıklar ve derin bir adaletsizlik gizlenmektedir. Bu bütçenin tercihleri son derece nettir; bir yanda kaynağı belirsiz bir zenginliğe hizmet eden faiz harcamalarına ve yandaş şirketlere garanti ödemelerine trilyonlar akıtılırken diğer yanda emeklinin sofrasından, gencimizin eğitiminden, çiftçimizin toprağından acımasızca kesintiler yapılmaktadır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu bütçe, halka değil ranta hizmet eden bir anlayışın bütçesidir.

Değerli milletvekilleri, Anadolu coğrafyası devlete özel bir anlam yükler. Nitekim, Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." sözü bu anlamın vücut bulmuş hâlidir. Devlet canlı bir organizmaya benzetilir. Bunun da öncüsü sosyolojinin fikir babası sayılan ve AKP'lilerin de sıklıkla atıf yaptığı İbni Haldun'da görülür. İbni Haldun altı yüz yıl önce yazdığı Mukaddime eserinde devleti canlı bir yapıya benzetirken yöneticileri de uyarır. Bu eserinde kamu israfına dikkat çekerken bir toplumun çöküş alametlerini şöyle sıralar: Dayanışmanın yok olması, üretimin zayıflaması, tüketim çılgınlığı, vergilerin artması, liyakatin dikkate alınmaması, adaletsizliğin yaygınlaştırılması, göçün hızlanması, bencillik ve kibir, gösteriş, riyakârlık ve dalkavukluk. Altı yüz yıl önceden günümüze tutulan bu ışık AKP iktidarının düştüğü boşluğun gölgesidir. (CHP sıralarından alkışlar)

Bütçenin denk olması üniversitelerde devlet bütçesi dersi alan öğrencilerin de bildiği bir gerçektir ancak bu ilke iktidar tarafından hiç edilmiştir. Değerli milletvekilleri, 2026 bütçesiyle saniyede 495 bin 658 lira, dakikada 29 milyon 739 bin lira, saatte 1 milyar 784 milyon lira, günde 42 milyar 824 milyon lira, yılda toplam 15,6 trilyon lira vergi toplanacaktır. Bu vergilerin 3,5 trilyonu gelir vergisi, 1,7 trilyonu kurumlar vergisi, 5,6 trilyonu KDV, 2,5 trilyonu ÖTV'den oluşmakta; devlet toplayacağı 15,6 trilyon verginin yaklaşık 10 trilyonunu doğrudan düşük gelirliden toplayacak. Tüm bunlar yetmez gibi, bu bütçede dolaylı vergilerin oranı da yüzde 62 olmuş yani devlet vatandaşına hissettirmeden toplam verginin yüzde 62'sini dar gelirliden toplayacak. "Faiz haram." diyen arkadaşlar bu bütçeye tam 2,7 trilyon faiz ödemesi yazmışlar, üstelik hepsini de borçlanarak yapacaklar. Bu kalem olmazsa bütçe denk olacak ama bütçe denk olmaz. Neden biliyor musunuz? Çünkü o zaman faiz lobileri aç kalır, İngiltere'deki emlakçılar müşterisiz kalır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu bütçeyle istenen bellidir: "Gel vatandaş bize para ver, bu parayı yiyeceğiz, az biraz daha hizmet edeceğiz." Bu düzen harami düzenidir, "Ali Baba ve Kırk Haramiler"i gitti, Şimşek efendi ve bürokratları geldi.

Değerli milletvekilleri, Genel Başkanımız Özgür Özel bu düzenin kurduğu şirketi kamuoyuyla paylaşmıştı: Kara düzen anonim şirketi yani KADAŞ. Devleti şirket gibi yönetiyorlar ama öyle bir şirket ki cirosu ile borcu eşit, onun dışında giren her kuruş KADAŞ patronu Erdoğan ve ekibi tarafından nemalandırılıyor. Bu KADAŞ'ın son işinde şöyle bir durum var: Ulaştırma Bakanlığı bir ihale açtı ve lokomotif zinciri ihalesi yapmaya karar verdi. Öyle bir şartname yazdılar ki beş yılda 600 milyon euroluk adrese teslim ihale tasarlandı, bunu ifşa edince bu ihale ellerinde patladı. Bu, Bakanlıkta olan kara düzen anonim şirketinin işlerinden sadece bir tanesi.

Değerli milletvekilleri, 1924'ten 2002'yi yetmiş sekiz yılda 28 vergi affı çıkartıldı, 2002'den bugüne ise 12 vergi affı. Neden? Bütçe öyle bir açık veriyor, devlet öyle bir zarar ediyor ki para gelsin de nasıl gelirse gelsin mantığı egemen kılınmış. Yandaş müteahhidini Resmî Gazete'yle affedip vatandaşı da resmî tebligatla vergi dairesine çağırıyorlar. Vatandaş da nasıl olsa bir vergi affı çıkacak diye borcunu ödemiyor. Sonra bir bakıyoruz, futbolcular Anadolu'daki illere taşındıklarında aldıkları evlerle vergi rekortmeni oluyorlar. Devlet 2026'da toplayacağı verginin yüzde 66'sını en alttakilere yüklüyor.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Yazık! Yazık!

ENSAR AYTEKİN (Devamla) - Bir örnek verelim: Mesela, Sağlık Bakanlığına her gün 4 milyar TL ödeyeceğiz. Sağlık Bakanlığından memnun muyuz gerçekten? Hepimiz milletvekiliyiz, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle milletvekilliğini sekreterliğe indirdiniz. Hepimiz her gün şu telefonu alıyoruz: Vekilim, falanca hastanede sıra bulamıyoruz, bir arasanız da bize yardımcı olsalar. Halkın gözünde en çalışkan milletvekili en çok hastane randevusu alan milletvekili oldu. (CHP sıralarından alkışlar) Her gün 4 milyar TL'mizi alacak olan Sağlık Bakanlığının durumu tam da budur. Peki, bu kadar parayla ne yapıyorlar? KADAŞ'ı besliyorlar. Bakan hastane sahibi olunca ihaleler de mal temini de yandaşa gidiyor. Hastaneler halkın şifa bulduğu bir yer değil, KADAŞ'ın müşteri garantili hastanelerine hasta taşıyan bir acenteye dönüşmüştür.

Değerli milletvekilleri, AKP'lilerin özellikle kapatmak istedikleri bir cinayet var, Kocaeli'ndeki Dilovası Parfüm Fabrikası. Burada 7 yurttaşımızı kaybettik. Nisanur ve Cansu birbirlerinin üzerine kapanarak can verdiklerinde 15 yaşındaydılar. Sigorta yok, mesai sınırı yok, iş yerinin ruhsatı yok, tabelası yok, adresi yok, denetim yok; sonuç 7 can kaybı. Patron ne yaptı peki? Valize doldurduğu paralarla kaçarken yakalandı. Bu durum tam bir Türkiye özetidir. O 7 kişi bütün halkın minyatürüdür, parayla kaçmaya çalışan patron da AKP'nin ta kendisidir. (CHP sıralarından alkışlar) Memleket yanmış, yıkılmış umurlarında değil "Biz çantamızı doldurup gidelim de bizden sonrası tufan." denmektedir. Emekliye "Çok uzun yaşıyorlar, ölmedikleri için bütçe hesabı şaşıyor." diyecek kadar pervasızlığın içindedirler. Bunlar o kadar pervasızdırlar ki deprem öncesi denetimi yapmaz, kara düzen anonim şirketine kaynak yaratsın diye kaçakları görmez, o binalarda on binlerce insanı öldürürler, sorumluluk almazlar, sonra sağ kalanlara bina yapar, satarlar, o binayı yandaşlarına yaptırırlar, o hafriyatı Sındırgı'da olduğu gibi yandaşlarına kaldırtırlar, sonra tutup sağ kalan vatandaştan yine para alarak o binaları satarlar. Kazanan kim? Kara düzen anonim şirketi.

Değerli arkadaşlar, önümüzde iki seçenek var: Ya, Nisanur ve Cansu'yu ölüme gönderen, faiz lobilerini besleyen, halkı müşteri gören kara düzenin anonim şirketine onay vereceksiniz ya da "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." diyen, cumhuriyetin kimsesizlerin kimsesi olduğu onurlu devleti seçeceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Bizim tarafımız bellidir, bizim yerimiz halkın, milletin yanıdır. O nedenle bu bütçeye halkımız adına, milletimiz adına "hayır" diyoruz, reddediyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)