GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:36
Tarih:18.12.2025

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bu Meclisten, sadece bu dönemde onlarca talan yasası geçti, hepsi sermayenin çıkarınaydı. Şu koltuklarda oturup bu, halk düşmanı yasaları tek tek geçirenler, iki eliyle birden "evet" verenler kimlerdi? Yüzünüze bakıp yanıtlayalım: Siz kimsiniz? Siz tekstil patronusunuz. Fabrikasında işçiye açlık sınırı altında ücret dayatıp, işçinin mahallesine Kur'an kursu açtı diye vergi muafiyeti isteyensiniz siz. Belediyeden aldığı misli ihaleyle işçinin çocuğuna kıyafet dağıtıp "Allah razı olsun Hanımım, Beyim." diye minnet bekleyenlersiniz. Devlet size teşvik üstüne muafiyet dağıtırken işçiye "Bana Allah verdi." diyen, kamu işletmelerinden aldığı çuvalla ihaleyi haber yapan gazetecilere yargıyla dayak atanlarsınız siz. Siz, işçiler haklarını isteyince valinin kapısına koşup eylem yasağı çıkarttıranlarsınız. Sendikacı tutuklatanlarsınız. İşçinin üstüne fabrika kapısını kilitleyenlersiniz. Siz, sopayla, yasayla, açlıkla susturamadığı işçiyi "Sen bir yevmiyelik adamsın." diyerek küçük görenlersiniz. Siz, yoksul çocukları ilkokulda aç açına ders dinlerken, ezkaza üniversite kazanıp gündüz derste, gece işte gelecek derdiyle boğuşurken en güzel makamlara şımarık çocuklarınızı oturtanlarsınız, belgelenince de hiç utanmayanlarsınız. Siz, fabrikalarında 3 işçi yerine 1 işçi çalıştırma hesabının yanında, 1 işçi yerine 5 çocuk çalıştırma hayali kuranlarsınız. Yoksulluğun çocuğunu "mesleki eğitim" diye çocuk öğütme çarkına atanlarsınız. Yoksullar, evlatlarının canını alan bu düzene razı gelsin diye dini, imanı kullananlarsınız; yetmezse hapse attıranlarsınız. Siz, sadece MESS'iyle değil, Meclisiyle de işçinin boğazına çöken metal patronlarısınız. "Ekonomi darda" deyip işçileri sabra çağırırken katlanan cirolarıyla yeni yatırımlara yelken açanlarsınız. Siz, enerji şirketlerinin inşaat şirketlerinin ortaklarısınız. Siz, maden patronlarısınız, yabancı tekellerle el ele dağı, taşı, ormanı, merayı talan edip iş lafa gelince de "Ölürüm Türkiye." diye çığıranlarsınız. Vekilinizin madeninde çalışan işçi, taşan siyanür havuzundan zehirlenen köylü hakkını aramak için yollara düştüğünde karşısına polis, jandarma dikenlersiniz, üstüne mafya salanlarsınız siz. Siz, bu ülkenin bütün yer altı, yer üstü kaynaklarını satmak için bakanlık eliyle yatırım kataloğu çıkaranlarsınız. "150 milyon metrekare Hazine arazisini satacağız." lafını bu bütçeye utanmadan yazanlarsınız siz. Siz, turizm patronusunuz, turizm işçilerini üç kuruşa köle yapan koşullar yetmez gibi işçilerin haftalık izin hakkını gasbeden yasayı yangından mal kaçırır gibi bu Meclisten geçirenlersiniz. Özel okul sahibisiniz; asgari ücrete köle ettiğiniz öğretmenler taban maaş isterken komisyon odalarında patron dernekleriyle "Ne yapalım abi?" diye konuşmalar yapanlarsınız. Özel hastane sahibisiniz; sağlık emekçilerini ölümüne çalıştırıp halka hastalıktan başka hiçbir şey sunmayan özelleştirilmiş sağlık piyasasının ciro katlayanlarısınız siz. Sizin savaş yatırımlarınız semirsin diye işliyor ekonomi programının çarkları tıkır tıkır. Sizin cebiniz dolsun diye ilan ediliyor yüzyılın en büyük projeleri. "Büyük Türkiye" "güçlü Türkiye" diye övünüp Hazinenin anahtarını savaş sanayi kalıplarına döküp anahtarı cebinize atıyorsunuz siz. Sizin bankalarınız, borsalarınız, gazeteleriniz, televizyonlarınız var; sizin yasanız, yargınız, valiniz, bakanınız, sarayınız, reisiniz var. Kazancınız artsın, kimse size dokunamasın, kimse size gık çıkaramasın diye gece gündüz çalıştırdığınız Meclisiniz var. Sizin yapacağınız bütçe bir tek kalemiyle bile sınıf çıkarlarının dışına çıkamaz, gözü doymaz sermayenin talanına dokunamaz çünkü siz, patron sınıfının bizzat kendisi, o sınıfın bu koltuğa oturttuğu emir erlerisiniz. Siz buna "bütçe" diyorsunuz, biz açıkça "sınıf savaşı belgesi" diyoruz. Tarih sizi "kanun yapanlar" diye değil "halkın sofrasından çalanlar" diye yazacak ve tarih defterini yazan kalem halkın eline geçtiğinde hesap işte o zaman sorulacak. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)