| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 18.12.2025 |
AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET FETHAN BAYKOÇ (Ankara) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; AK PARTİ'mize kesintisiz bir şekilde 24'üncü kez bütçe hazırlama imkânı veren aziz milletimizin şahsında her birinizi saygıyla selamlıyorum.
Bizler için bütçe yalnızca rakamların yan yana dizildiği teknik bir hesap cetveli değildir. Bütçe, insanı merkeze alan siyaset anlayışımızın en somut, en görünür ve en bağlayıcı tezahürüdür. Bu gerçekler ışığında hazırladığımız 24'üncü AK PARTİ hükûmetleri bütçesi de rotasının milletimizin vicdanında belirlendiği bir siyaset felsefesinin ürünüdür. Bu bütçe toplumsal iradeyle el ele yürüyen bir siyasi kararlılığın bütçesidir. Bizler bugün burada çok daha güçlü ve büyük Türkiye mefkuresini konuşuyoruz.
Saygıdeğer milletvekilleri, bizler için siyaset lafla değil eserle, sloganla değil hizmetle, günü kurtarmakla değil yarınları inşa etmekle anlam bulur. 2026 yılı bütçemizde bu anlayışımızın en berrak yansıması, bir güven ve istikrar belgesidir. Toplumumuzun tüm kesimlerinin kendini güvende hissedeceği, her bir vatandaşımızın yarınını planlayabileceği bir teminat belgesini görüştüğümüz Türkiye Yüzyılı'nın 3'üncü bütçesinin ülkemiz, milletimiz ve geleceğimiz adına hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum.
Değerli milletvekilleri, dünya büyük ve sarsıcı bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Küreselleşmenin eski kalıpları çözülürken güvenlik, teknoloji ve stratejik bağımsızlık kavramları artık belirleyici hâle gelmiştir. Biz.bu bütçeyle, şunu açıkça ifade ediyoruz: Türkiye, küresel dönüşümün edilgen bir izleyicisi değil bizatihi oyun kurucusu bir aktörüdür. Bu duruş, günü kurtaran reflekslerin değil, uzun vadeli bir devlet aklının, güçlü bir siyasi iradenin ve sağlam bir vizyonun ürünüdür.(AK PARTİ sıralarından alkışlar) Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, yıllardır ortaya koyduğu istikamet bugün, bütçe kalemlerinde somut karşılığını bulmuştur.
Saygıdeğer milletvekilleri, buradan, sadece bir milletvekili arkadaşımız olarak değil Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir vatandaşı olarak söylüyorum; yapılan hizmetleri, eserleri, projeleri, bir an için tamamen kenara bırakıyorum; tüm bunların ötesinde "Recep Tayyip Erdoğan'ın bu ülkeye kazandırdığı. en büyük değer nedir?" diye sorulacak olursa; o da hiç şüphesiz, öz güvendir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, toplumumuza kazandırmış olduğu öz güven sayesinde, ülkemizde imkânsız denilerek ezberletilen korkular dağıldı, iradeyi felç eden tüm psikolojik prangalar kırıldı, ülkemizin ve toplumumuzun öz güveni yeniden inşa edildi. Bugün, geldiğimiz noktada, kazandığımız en büyük gerçek, iddia ve özgüven sahibi bir Türkiye'dir. Kendine güvenen, hedef koyabilen, iddia sahibi bir toplumsal bilinçtir. Bu öz güven ülkemize, milletimize, devlet kurumlarımıza ve hatta muhalefete dahi sirayet etmiş bir eşiktir. Çünkü öz güven bulaşıcıdır, inşa edildiğinde herkesin siyaset yapma biçimi değişir.
Saygıdeğer milletvekilleri, elbette eleştiri demokrasimizin vazgeçilmezidir. Ancak eleştiri sorumluluktan kaçışın kılıfı hâline gelirse çözüm değil, belirsizlik üretir. Milletimiz sözle hizmet arasındaki farkı çok iyi bilmektedir. Meclisimizin çatısı altında yapılan konuşmalar, söylenen sözler belirsizlik değil, güven üretmelidir. Bütçe maratonu boyunca ana muhalefetin yaklaşımlarına baktığımızda ise tanıdık bir tabloyla karşılaşıyoruz. Eleştiri var ama öncelik sıralaması yok, itiraz var fakat yerine ne konulacağı belirsiz. Sadece söylemler kuruluyor fakat bu söylemleri taşıyacak plan ve uygulama iradesi görünmüyor. Aslında bizler bu tabloya yabancı değiliz, zira aynı yaklaşımı yıllardır bazı büyükşehir belediyelerinde de görüyoruz; kaynak var, yetki var fakat sonuç üretmeyen bir yönetim tarzı hâkim. Temel belediyecilik hizmetlerinin dahi tartışma konusu olduğu, belediye bütçelerinin hizmetten çok polemiğe harcandığı bir pratikle karşı karşıyayız. Devlet yönetimi yalnızca neye karşı olduğunu söylemekle değil, neyin yerine ne konulacağını göstermekle mümkündür. Karar almanın maliyeti vardır, bu maliyetle yüzleşmeyenler sorumluluk da üstlenemez; bugün ana muhalefetin temel açmazı da tam olarak budur. Bizler siyasi hayatımızın hiçbir döneminde sığ ve yoz bir anlayışa girmedik; kendi koltuk, hırs, ikbal ve ihtiraslarımız uğruna ülke gündemini ve aziz milletimizin kafasını meşgul etmedik. Üzülerek ve ibretle görüyoruz ki birileri kendi içlerindeki dar kadrolu iktidar kavgaları sonucunda soluğu adliye koridorlarında, savcıların kapısında alıyorlar.
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Ya, iktidarın iç işlerini magazinden takip eder olduk ya! Magazinden ya! (AK PARTİ sıralarından "Dinle! Dinle!" sesleri)
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Devamla) - Birbirlerini şikâyet ediyor, suç duyurusunda bulunuyor, gizli tanık oluyorlar. Şikâyet eden aynı partiden, şikâyet edilen aynı partiden, sokaklara çıkıp mitingler yapıp milletin önüne mizansen koyanlar da aynı partiden. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Arkadaşlar, oyunu yazan sizsiniz, oynayan sizsiniz, seyircisi de sizsiniz. İstiyorsunuz ki toplum sizin bu tiyatronuzu otursun, izlesin. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Yıllarca arkasından yol yürüdüğünüz önceki genel başkanınız partiniz için "Derhâl kendini arındırmalı." derken bizler ne yapıyoruz? İşsizlik oranını tek haneye indiriyor, millî gelirimizi 17.748 dolara çıkarıp tarihimizde ilk kez yüksek gelirli ülkeler grubuna dâhil oluyoruz.
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Gençlerin yüzde 35'i işsiz!
VELİ AĞBABA (Malatya) - Millet yanıyor, yanıyor! Millet AŞTİ'de yatıyor, AŞTİ'de! Emekliler AŞTİ'de yatıyor!
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Esnafa bak, esnafa! Pazarı, çarşıyı gez!
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Devamla) - Arınması gerekenler İstanbul'da para kuleleri inşa ederken bizler asrın felaketinde yıkılan şehirlerimizi yeniden inşa ediyor; aynı zamanda, 500 bin sosyal konut projesini hayata geçiriyoruz. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Asrın felaketi sizsiniz, siz!
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Sokağa çıkın, mahalleye çıkın da bir sorun; emekliye sorun, işçiye sorun!
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Devamla) - Arınması gerekenler, gözyaşı dökerek veda ettikleri genel başkanlarını delege pazarında kapı dışarı edip koltuktan indirirken bizler enflasyonu ve CDS risk primlerini indiriyoruz.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Vatandaşa sorun, gerçek sokakta.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Hikâye anlatmayın burada. Ankara'dan bakınca...
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Nereye indi, nereye indi? Enflasyon kaç? Nereye indi?
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Sizi sahaya davet ediyoruz, biraz Ankara'dan çıkın da gelin, halkın ne hâlde olduğunu görün.
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Devamla) - Arınması gerekenler, sorumlu oldukları şehirlerin toplu taşımasını toplu yayalaştırırken, türlü türlü bahanelerle mazeretlerini kurumsallaştırırken, trafik yoğunluğunun cevabını yapay zekâda ararken bizler Ankara'mızda Esenboğa Havalimanı metrosunun inşaatına başlıyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Doğru Ankara'nızda oturun, fakiri fukarayı...
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Devamla) - Sayın Genel Başkanları İngiliz Başbakanına hitaben "Dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız." deyip İngiltere'den medet beklerken biz coğrafyamızda yaşanan savaşların ve zulümlerin bitmesi için, dünyadaki adaletsizliklerin son bulması için belirleyici aktör olan konumumuzu her geçen gün daha da güçlendiriyoruz.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Hayal görüyorsun, hayal.
ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Ya, meşruiyeti sen Trump'ta arıyordun, Trump'ta! Adam çıktı "Meşruiyet verdim onlara." dedi, biriniz sesinizi çıkartamadınız!
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Devamla) - Saygıdeğer milletvekilleri, bütçe aynı zamanda bir karakter beyanıdır. Biz bu beyanla güçlü Türkiye hayaline, idealine büyük bir özgüven ve heyecanla ilerlerken bizleri yirmi dört yıldır Türkiye'de iktidar, dünyada ise adaletsizliklere ve merhametsizliklere muhalefet yapan aziz milletimize şükranlarımı sunuyorum.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Biz de sizi halkın içine girmeye bekliyoruz. Ankara'dan halkın içine geçin biraz.
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Devamla) - Tüm bu gerçekler ışığında bütçemizin hayırlı olmasını diliyor, sizleri ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)