| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 18.12.2025 |
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Evet, dün Bursaspor taraftarının ve bugün Ankaragücü taraftarlarının aslında, gerçek anlamda insanlığa sığmayan, tamamen ırkçı, faşist yaptıkları tezahüratları hepimiz gördük. Şimdi, Kürt siyasetinin ve kadın mücadelemizin önemli isimlerinden Sayın Leyla Zana'ya yönelik ağır hakaretler ettiler. Biz buradan söyleyelim: Leyla Zana Kürt halkının, biz kadınların onurudur, gururudur; onun varlığıyla da mücadelesiyle de onur duyuyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Bu saldırı, erkek egemen sistemin ve ırkçı kodların nasıl cinsiyetçi bir küfürle birleştiğini ve münferit olmadığını, sistematik olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu hakaretler sadece Sayın Zana'ya yapılmamış, onun şahsında Kürt kadın hareketine ve Kürt halkına yapılmıştır. Yapanlara misliyle iade ediyoruz, bu alçak saldırıların altında kalacaklar. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Şimdi, bu ülkede Kürt'e saldırmak, bir Kürt kadına saldırmak, bir Alevi kadına saldırmak, bir emekçi kadına saldırmak, bu ülkede mücadele edene saldırmak hiçbir sorun doğurmuyor ki yapanın yanına kâr kalıyor, herkes elini ovuşturuyor ve bu ırkçı, bu cinsiyetçi sistem her gün birbirini büyütüyor. Bakın, üzerinden saatler geçti, bir devlet yetkilisi çıkıp açıklama yaptı mı, bir soruşturma açıldı mı, görevden alınan biri var mı, açığa alınan biri var mı? Bir tane, herhangi bir siyasi partinin "Ya bu kabul edilemez, böyle bir küfrü kabul etmiyoruz..." Sayın Zana bu kürsülerde oturmuş, bu Mecliste milletvekilliği yapmış bir milletvekilidir; Kürt halkının onurudur, gururudur. Siz bize o spor salonlarında ırkçı, faşist sloganlar atarak bir zamanların faili meçhul cinayet zanlılarının resmini açarak, yeşillerin, Torosların resmini göstererek bir hafızayı canlandırmaya çalışıyor olabilirsiniz ama biz söyleyelim; fabrikadan tarlaya, Meclisten okula, Türkiye'nin dört bir yanında barışı, eşitliği, özgürlüğü ilmek ilmek öreceğiz ve bize bu küfür ve hakareti edenler o küfür ve hakaretlerinin altında kalacaklar, tarihin çöp sepetine gidecekler ve o günleri biz göreceğiz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Şimdi, Sayın Adalet Bakanı da burada, ben Sayın Adalet Bakanına ve resen bütün savcılara buradan çağrı yapmak istiyorum. Bu, üzeri kapatılacak bir mesele değildir. Bu atılan sloganlar, bu yapılan ırkçı hezeyanlar, bu faşist tutumların her biri bize olduğu kadar aynı zamanda Hükûmete de bir mesajdır; aynı zamanda, yürüyen çözümü baltalamaya çalışan, çözüm karşıtı bir aklın sistematik olarak devrede olduğunu gösteriyor. Artık, yapanın yanına kâr kalan, Kürt'ün canını, iffetini, onurunu hiçe sayan bu anlayışın karşısında bizim durduğumuz gibi Hükûmetin de durmasını istiyoruz, Bakanlıkların da durmasını istiyoruz ve tutum alınması gerekiyor Sayın Başkan. Tek bir kişi cezalandırılmazsa -bugün Ankaraspor yapmış, yetmemiş bir grup kendisine "Fenerbahçe taraftarı" diyen bir grup yapmış- yarın öbür gün başka yerlerde böyle çirkin saldırılara her birimizin maruz kalma ihtimali vardır. Onun için bir kez daha özel olarak istirham ediyoruz. Bu, görmezden gelinecek bir şey değildir; bu, üç beş kendini bilmezin yaptığı bir şey değildir. Bakın, sorumluluk mevkisinde oturanların yaptığı açıklamaya bakalım. Bursaspor'un Başkanı özrü kabahatinden büyük açıklama yapmış. Kamuoyundan özür dileyeceğine, öz eleştiri vereceğine, "Kabul edilemez." diyeceğine çıkmış, bunu savunan, süresini ölçen, kronometre tutan açıklamalar yapıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Yetmiyor, bunun üzerinden bir de bu açıklamaları eleştiren Vanspor'u ve Vanspor Başkanını hedef gösteriyor. Ya, ben soruyorum: Bu neyin aklıdır? Bu neyin aklıdır? Bu neyin düşmanlığıdır? Bu neyin nefretidir? Doymadınız mı? "Doymadınız mı?" diye gerçekten buradan sormak istiyorum. Bu Mecliste bir gün Kürt siyasetine ve Kürt halkına, Kürt kadınlarına yönelik bir saldırı olduğunda, bu Mecliste herkes elini masaya vurduğunda işte o zaman toplumsal barışı biz inşa etmiş olacağız. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Çünkü biz hangi kadına yönelik yapılırsa yapılsın, nerede olursa olsun kadına yönelik suçların, ırkçı, cinsiyetçi söylemlerin karşısındayız, karşısında olmaya da devam edeceğiz. Burada da oturan bütün milletvekili, kadın milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum: Bu herkese, hepimize yapılmış bir hakarettir; buna sessiz kalmayınız, buna göz yummayınız. Gelin, yeni bir süreçteysek işte burada hep beraber bu ırkçı saldırılara, bu cinsiyetçi küfürlere birlikte tutum alarak yeni bir başlangıç yapalım sözünü de ifade etmek istiyorum.
Şimdi, gerçekten bütçeyi konuşmak istiyoruz ama ne yazık ki bütçeyi konuşamayacak kadar da büyük dertlerimiz var, onun için bunu söyledim. Bakın, yarın Maraş katliamının yıl dönümü, Maraş'ı her yıl buradan anıyoruz, Maraş'ta yaşamını yitirenleri.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın lütfen, son bir dakika.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - 19 Aralık 1978'de başladı ve 111 insan yaşamını yitirdi. Maraş tanıklarının anlattıkları var, videoları var, bilmiyorum hiç izleyeniniz oldu mu, denk geleniniz oldu mu? Bir videoyu tamamlamak için insanın 3 defa o videoyu durdurması lazım, o kadar acı tanıklıklar var; karnı deşilen hamile kadınlar mı, kazana atılıp kaynatılan çocuklar mı, yağmalanan iş yerleri mi... Ama bakın, kırk yedi yıldır Maraş'taki Aleviler adalet arıyor, Aleviler adalet arıyor. Maraş'ın hesabı sorulmadığı için diğer katliamların kapısı aralandı. Yüzleşme, yeni bir süreç, barış, çözüm; o zaman, gelin, Maraş'la da yüzleşelim: gelin, Maraş'ta yapılanın hakikatini açığa çıkaralım; gelin, bir defa da bu ülkede ölen Kürt'ün ve Alevi'nin canının kıymetli olduğunu zabıtlara geçirelim ve hakkını verelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Toparlayacağım Sayın Başkan.
BAŞKAN - Lütfen, son bir cümle, lütfen...
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Çünkü sağalmak, onarmak, yeni bir başlangıç yapmak ancak gerçekçi bir yüzleşmeyle mümkün olur. Gerçekçi bir yüzleşme olmazsa, acıların üstü örtülürse biz sağlıklı bir geleceği birlikte inşa edemeyiz. Bugün her zamankinden fazla onarmaya ihtiyacımız var. Onarmanın yolu yüzleşmekten, konuşmaktan, hakikati açığa çıkarmaktan ve hakikate uygun bir adaleti tesis etmekten geçer diyorum, Maraş'ta yaşamını yitiren bütün canları bir kez daha saygıyla, sevgiyle, minnetle anıyorum. Onları hiç unutmadık, hiçbir zaman da unutmayacağız, her zamanki gibi onları minnetle yâd edeceğiz.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)