GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:37
Tarih:19.12.2025

MHP GRUBU ADINA EKREM GÖKAY YÜKSEL (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 12'nci maddesi üzerine konuşmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Balıkesir ilimiz bereketli toprakları, geniş tarım alanları ve güçlü üretim kapasitesiyle ülkemizin önde gelen tarım merkezlerinden biridir. Bu verimli coğrafyanın en önemli üretim merkezlerinden biri ise Gönen ilçemizdir. Gönen, Türkiye genelinde marka hâline gelmiş, coğrafi işaret tesciline sahip Gönen baldo pirinciyle tanınmaktadır. Kalitesi, aroması ve işçilik hassasiyetiyle öne çıkan bu ürün ülkemizin en nitelikli çeltik çeşitleri arasında yer almaktadır. Tarladan sofraya uzanan bu süreç büyük bir emek, özveri ve alın teriyle yürütülmektedir. Kıymetli çiftçilerimiz yıl boyunca iklim koşulları, artan girdi maliyetleri, işçilik giderleri ve üretim zorluklarıyla mücadele ederek ülkemizin gıda güvenliğine katkı sunmaktadır. Bu nedenle üreticilerimizin emeğinin ekonomik karşılığını alması tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahiptir. Bugün itibarıyla harmanda 42 TL seviyesinde olan çeltik fiyatlarının piyasada 17,5 TL ile 32 TL arasında seyrettiği ifade edilmektedir. Bu durum üreticilerimiz açısından ciddi bir kaygı oluşturmakta ve alın terinin karşılanamayacağı endişesi doğurmaktadır. Çiftçilerimizin beklentisi maliyetler, üretim koşulları ve ürün niteliği dikkate alınarak çeltik alım fiyatlarının 42-45 TL aralığında açıklanmasıdır. Bu talep üretimin devamlılığı için en makul seviyeyi ifade etmektedir. Bu çerçevede, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından belirlenecek çeltik alım fiyatlarının gerçek maliyetler ve üretici beklentileri gözetilerek çiftçimizi mağdur etmeyecek şekilde ilan edilmesi büyük bir zorunluluktur.

Değerli milletvekilleri, Balıkesir ilimiz sahip olduğu hayvan varlığı, üretim kapasitesi ve köklü yetiştiricilik kültürüyle Türkiye'nin hayvancılık alanındaki en stratejik illerinden biridir. "Türkiye'yi doyuran il" olarak anılan Balıkesir, yalnızca tarımsal üretimde değil, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta da ülke genelinde öncü bir konuma sahiptir. 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla ilimiz genelinde 1 milyon 372 bin adet küçükbaş ve 576 bin adet büyükbaş hayvan varlığı bulunmaktadır. Balıkesir'de faaliyet gösteren 23 adet kırmızı et ve 3 adet kanatlı kesimhanesi bu güçlü üretim altyapısının önemli unsurlarındandır. Yalnızca 2025 yılı içerisinde bu tesislerde 75 bin adet büyükbaş ve 322 bin adet küçükbaş hayvan kesimi gerçekleştirilmiştir. Mevcut kesimhanelerimizin günlük toplam kesim kapasitesi ise 2.850 adet büyükbaş ve 11.500 adet küçükbaş hayvan seviyesindedir. Bu rakamlar, Balıkesir'in yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan değil, çevre illerin et arzına da katkı sunan stratejik bir üretim merkezi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu güçlü tabloya rağmen Et ve Süt Kurumunun Balıkesir'de bulunmaması önemli bir eksikliktir. Zira Et ve Süt Kurumu yalnızca alım yapan bir kuruluş değil, aynı zamanda, piyasayı düzenleyen, fiyat istikrarını sağlayan ve üreticiyi koruyan stratejik bir kamu kurumudur. Kurumun Balıkesir'de yer almasının en önemli faydası üretici maliyetlerinin düşürülmesidir. Üreticilerimiz bugün hayvanlarını ve sütlerini yüzlerce kilometre uzaklıktaki tesislere ulaştırmak zorunda kalmakta, bu durum nakliye, zaman ve fire kaybı nedeniyle ciddi maliyetlere yol açmaktadır. Et ve Süt Kurumunun Balıkesir'de bulunması, üreticinin ürününü yerinde ve zamanında değerlendirmesine imkân tanıyacak, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için hayati bir destek sağlayacaktır.

Bir diğer önemli husus, fiyat istikrarının temin edilmesidir. Et ve süt piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, üreticiyi zarar eder hâle getirirken tüketiciyi de yüksek fiyatlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Üretimin merkezinde yer alan bir Et ve Süt Kurumu piyasaya daha hızlı ve etkin müdahale edebilecek, spekülatif fiyat artışlarının önüne geçecektir.

Ayrıca, Balıkesir'in Marmara ile Ege Bölgesi arasında köprü konumunda olması; İstanbul, Bursa, İzmir ve Manisa gibi büyük tüketim merkezlerine kısa sürede ulaşım imkânı sunması önemli bir lojistik avantajdır. Kurumun şehrimizde bulunması, ulusal ölçekte arz güvenliğini güçlendirecek ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır.

Bu yatırım, aynı zamanda istihdamı artıracak, hayvancılığa dayalı sanayi yatırımını teşvik edecek ve kırsal kalkınmayı destekleyecektir. Genç nüfusun üretimde kalması, plansız göçün önlenmesi açısından Et ve Süt Kurumunun Balıkesir'de bulunması bir tercih değil üretimin korunması, piyasanın dengelenmesi ve ülkemizin gıda güvenliğinin güçlendirilmesi adına artık zorunlu bir ihtiyaçtır. Balıkesir bu sorumluluğu taşıyacak güce, altyapıya ve üretim kapasitesine fazlasıyla sahiptir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sındırgı ilçemizde meydana gelen depremler, yalnızca konutlarımızı değil üretimi, istihdamı ve ekonomik hayatı da derinden etkilemiştir. Deprem sonrası birçok iş yeri zarar görmüş, bazı işletmeler faaliyetlerini durdurmuş, özellikle genç nüfus için iş imkânları ciddi ölçüde azalmıştır. Bu nedenle, Sındırgı'nın en acil ihtiyacı, geçici çözümler değil ilçeyi kalıcı ve sürdürülebilir bir biçimde ayağa kaldıracak bir kalkınma hamlesidir. Bu noktada, Sındırgı'da kurulacak bir organize sanayi bölgesi hayati öneme sahiptir. OSB'ler; altyapısı hazır, çevreye duyarlı, planlı ve istihdam odaklı kalkınma modelleridir. İlçemizin güçlü tarım ve hayvancılık altyapısının sanayiyle entegre edilmesi, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturacaktır. Organize sanayi bölgesi sayesinde depremden etkilenen vatandaşlarımız için yeni istihdam alanları açılacak, göçün önüne geçilecek ve gençlerimiz kendi memleketlerinde gelecek kurma imkânı bulacaktır. Aynı zamanda modern altyapıya sahip bir OSB yatırımcılar açısından da güçlü bir cazibe merkezi olacaktır. Bu sürecin başarıya ulaşabilmesi için yatırımcıların etkin biçimde desteklenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, vergi indirimi, uzun vadeli ve düşük faizli kredi imkânları, enerji ve kira desteği ile sigorta primi, işveren payı teşviki gibi özel ve bölgesel desteklerin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Bu destekler, yatırımların hızlanmasına ve istihdamın kalıcı hâle gelmesine katkı sağlayacaktır. Sındırgı'da kurulacak organize sanayi bölgesi, yalnızca ekonomik değil sosyal ve demografik toparlanmanın da anahtarı olacaktır. Bu nedenle, ilgili tüm kurumlarımızın iş birliği içinde hareket ederek Sındırgı OSB projesini hızla hayata geçirmesi gerekmektedir.

Bu düşüncelerle, görüşmekte olduğumuz bütçenin ülkemize, milletimize, devletimize hayırlı sonuçlar getirmesini Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.