GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:38
Tarih:20.12.2025

MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçen yıl olduğu gibi aynı konu üzerinde söz almış bulunmaktayım:

Geçen yılki rakamla bugünkü rakama baktığımda, geçen yıl iç ve dış borcumuzun toplamı 7 milyar TL'ydi; bu sene bakıyoruz, 10 milyar TL yani yüzde 50 artmış. Bu yüzde 50 artışta toplam 3 milyar liralık bir artış var. Peki, bu para nereye gitti? Emekliye mi verdiniz, asgari ücretliye mi verdiniz, üretim yapmak isteyen çiftçiye mi verdiniz, otel odalarında yatmak zorunda olan garibana mı verdiniz? Maalesef hiç kimseye vermediniz. Bu devletin bütçesini, sadece ve sadece yandaşlarınız olan, sermayenin bekçileri olan insanları korumak adına aktardınız ve devam ediyorsunuz; bunun adına da "bütçe" diyorsunuz. Gerçekten, bir halk olarak bugün bu Meclise giremeyen; sıkıntılarını, derdini anlatamayan, iki günden beri kapıda bekleyen bütün derneklere, odalara, sendikalara yüzünüzü çeviremiyorsunuz, çevirecek bir yüzde bulamıyorsunuz çünkü utanıyorsunuz; gerçekten, sizlere, yazık diyorum. Soruyorum: Bu bütçeyle, atama bekleyen öğretmenlerin atamasını mı yaptınız? Staj ve çıraklık mağdurlarının mağduriyetlerini mi giderdiniz? Esnafa söz verdiğiniz, seçimden önce Sayın Cumhurbaşkanının vermiş olduğu 7200 prim gününe dönderdiniz mi? Memur emeklisine ek gösterge ve seyyanen zam mı verdiniz, asgari ücretliye insani şartlarda bir maaş artışı sağladınız? Mülakat mağdurlarını son mu verdiniz? Hiçbir şey yapmadınız ve yapmamaya da devam ediyorsunuz. Bütün bu sorunları nasıl çözüyorsunuz biliyor musunuz? Gündem değiştirerek, algı oluşturarak, tutuklamalarla, gözaltılarla halkı âdeta cambaza bak oyunlarıyla oyalıyorsunuz. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Sizden öncekiler şu şekilde helak olmuştur: Şerefli bir kimse hırsızlık yaptığı zaman hırsızı serbest bırakırlar, güçsüz bir kimse hırsızlık yapınca da ona ceza verirler." İşte siz yirmi üç yılda elinizdeki yetkilerle hırsızları şerefli yaptınız, şerefli insanları ise iftiralarla, 4 bin sayfalık iddianamelerle duruşmaları bile yıllarca sürecek siyasi davalarla Silivri zindanlarına attınız. Sizlere yazıklar olsun diyorum! (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Ama size çok çarpıcı bir gerçeği söylüyorum: Ne yaparsanız yapın işe yaramıyor, artık mızrak çuvala sığmıyor.

Sayın milletvekili arkadaşlarım, size bir örnek vermek istiyorum, eli vicdanında olan tüm milletvekili arkadaşlarıma: Bir belediye başkanı hakkında bir iş adamı gidiyor suç duyurusunda bulunuyor "Bana rüşvet verdi." diye. Esnaf gidiyor "Ben iş yeri açma ruhsatı için, benden para istedi." diyor. Bu belediye başkanı ne yapıyor biliyor musunuz? Vicdanınız varsa, kalbinizde şu kadar insani değer varsa onu yargılayacakken ve üstelik AK PARTİ ilçe başkanı gidip savcılığa suç duyurusunda bulunduğu hâlde onu korumaya alıyorsunuz. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bugün o belediye başkanını AK PARTİ'ye aldınız. Bu bir vicdan mı?

CAVİT ARI (Antalya) - Oraya geçtikten sonra da takipsizlik veriliyor, evet.

MELİH MERİÇ (Devamla) - Sizin ilçe başkanınızın savcılığa gidip suç duyurusunda bulunduğu bir belediye başkanını bugün koltuğunuzun altına aldınız. Bu mu sizin adaletiniz? Bu mu

sizin insanlığınız? Yazıklar olsun size diyorum! Yazıklar olsun diyorum! (CHP sıralarından alkışlar) Devletin hakkını savunacak olan sizlersiniz. Ne oldu? AK PARTİ'ye geçince bu adaletinizin terazisi mi değişti? Bugün bu insanın hakkını savunacakken, Gazianteplilerin hakkını savunacakken siz mi korumaya aldınız bunu? Size, AK PARTİ'ye geçince bu insanın bütün davaları bitti mi? Bugün sizin ilçe başkanınızla beraber açılışlara gidiyor, sizin ilçe başkanlarınızla beraber sizin toplantılarınıza gidiyor. Sizlere yazıklar olsun diyorum! Yazıklar olsun diyorum! Yazıklar olsun diyorum! (CHP sıralarından alkışlar)