GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:41
Tarih:23.12.2025

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum ve Erkan Bey'in söz hakkını da benimkine eklerseniz ben de geniş geniş konuları anlatma imkânına sahip olacağım.

Şimdi, Sayın Başkan, sayın vekiller, biliyorsunuz, günlerdir statlarda aslında Sayın Leyla Zana'ya yönelik ırkçı bir saldırı başlamıştı ve biz de burada, Genel Kurulda hem Adalet Bakanlığı hem de yetkilileri göreve davet etmiştik. Hem Gençlik ve Spor Bakanlığı hem Adalet Bakanlığı sürecin takipçisi olacaklarını ifade etmişlerdi fakat TFF tarafından, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından şimdi bir haber düştü bugün Leyla Zana'ya hakaret eden Bursaspor'a ödül gibi bir ceza vermişler. Sadece 16 bin lira ceza kesmişler ama diğer suçlara bakalım, başka cezalar da var. Merdivenler boş bırakılmadığı için 221 bin lira, belgelerin haksız kullanımı gerekçesiyle 60 bin TL, taraftarın neden olduğu başka olaylar nedeniyle de 55 bin liralık bir ceza kesmişler. Şimdi, bu yaklaşım aslında nefret suçlarının bu ülkede nasıl cezasız bırakıldığının açık ve net göstergesi. Özellikle de nefret suçlarının mağduru, gerçek hedefi Kürt ise, kadın ise, siyasi bir kimlik ise burada bunun katmerli bir şekilde yaşandığına tanıklık ediyoruz. Bunu kabul etmediğimizi, bu tutumu kınadığımızı ifade etmek isterim.

Şimdi günlerdir hem Sayın Leyla Zana'ya hem de Sayın Gözde Şeker'e yönelik ırkçı bir dalga var ve linç ediliyorlar. Biz bir kez daha buradan Sayın Leyla Zana'nın onurumuz olduğunu, mücadele arkadaşımız olduğunu tekrarlıyoruz. Yine, Gözde Şeker'in de yanında olduğumuzun altını çizmek istiyoruz.

Şimdi buradan Hükûmete de çağrı yapmak istiyorum. Bunlar münferit olaylar değil, bir. İkincisi bunu sadece Sayın Leyla Zana'ya veya Kürtlere yönelik olarak algılamak gibi bir yanılgıya hiç kimse kapılmamalıdır. Bugün norm dışı güçler, süreç karşıtı olanlar tribünler üzerinden, taraftar grupları üzerinden ciddi bir lince girişmişlerdir. Süreç karşıtlığı bugün tribünlerden örülmeye çalışılıyor; çok korkunç, karanlık bir provokasyon sürecinin startı verilmiştir ve bütün bunların organize bir iş olduğunu, organize bir aklın yansıması olduğunu, süreci sabote etmek isteyenlerin devreye girdiğini, tribünlerden başlayarak sokaklara bir ırkçı saldırı dalgasını, çözüm karşıtı bir dalgayı taşımak istedikleri konusunda buradan yetkililere ve Hükûmeti uyarmak istiyoruz ve bir kez daha buradan hem Adalet Bakanlığına hem İçişleri Bakanlığına hem de Gençlik ve Spor Bakanına çağrı yapmak istiyoruz. Bu provokasyonların önünü alma sorumluluğu bizzat Hükûmetin kendisindedir.

Bakın, dün Bodrum'da Bodrumspor-Amedspor maçı vardı. Maç bitiminde ve maç başlamadan Amedspor taraftarlarına saldırıldı, otobüslerinin camları kırıldı, 7 kişi ağır yaralandı ama buna rağmen hiçbir önlem alınmadı. Üstelik polis orada mağdur olanları yani birilerinin linç etmeye çalıştığı insanları, taraftarları bir kez daha döverek otobüse doldurdu. Dün gece arkadaşlarımız Valiye ulaştılar, biz Bakanlık yetkililerine durumu anlattık ama görüyoruz ki hiçbir önlem alınmıyor; bu kabul edilemez. Birileri ateşle oynuyor, açık ve net. Buradan uyarıyoruz: Çok tehlikeli bir oyun devreye konulmuştur. Türkiye'nin barış ve demokratik süreci, çözüm süreci sabote edilmek isteniliyor, halk karşı karşıya getirilmek isteniliyor; tribünler üzerinden ırkçı, cinsiyetçi bir nefret suçu dalga dalga yayılmak isteniliyor. Bunun önüne geçme sorumluluğu Hükûmette olduğu kadar aynı zamanda Parlamentodadır. Bu konuda da bir kez daha çağrı yapmak istediğimizi ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, sayın vekiller; bugün acı bir haber aldık, onu da buradan söylemek istiyorum. Kent uzlaşısı kapsamında Tarsus Belediye Meclis üyesi olan, bugün yaşamını yitiren arkadaşımız Hamdiye Kırıcı ne yazık ki yaşamını yitirdi. Biz Hamdiye arkadaşımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve yol arkadaşlarımıza da sabır diliyoruz. Her zaman mücadelesi anılarımızda yaşayacak.

Sayın Başkan, burada bütçe sürecinde de bütçeden önce de çocuk işçiliğini çokça konuştuk, rakamlar söyledik, MESEM'leri eleştirdik ama ne yazık ki iktidar sadece dinledi ama gerçekten anladı mı, gerçekten duydu mu, gerçekten acısını hissetti mi biz merak ediyoruz. Bakın, bugün 17 yaşındaki çocuk işçi Zehra Hosseını başörtüsünü bir makineye kaptırdı, bunun sonucunda ağır yaralandı ve bütün müdahalelere rağmen ne yazık kurtarılamadı. Afganistanlı bir çocuk işçiydi, 17 yaşındaydı, hayatının baharında çalışmak zorunda olduğu için bu yaşamdan koptu. Peki, Zehra tek mi gerçekten çalışırken yaşamını yitiren? İSİG Meclisinin verilerine göre bu yıl 91 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Ben buradan bir kez daha Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına, Çalışma Bakanlığına çağrı yapıyorum: Bu çocuk ölümlerinin önünü kesin ve gerçekten, bu adalet sömürüsünü, bu emek sömürüsünü engelleyin.

Şimdi, Sayın Başkan, sayın vekiller; Covid 11 paketini konuşuyoruz günlerdir; geldi, geliyor, gelecek. Kamuoyunda ciddi bir beklenti vardı. Biz hep söyledik, bir kez daha söyleyelim, çıkan 10 paketten ne hayır gördük, 11'inciden ne hayır göreceğiz? Durum budur. Palyatif önlemlerle yargının yaşadığı sorunları aşamazsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kılıç Koçyiğit, lütfen tamamlayın.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Yargıda yapısal bir reforma ihtiyaç var. Günübirlik, yarayı pansuman ederek bu sorunları çözemezsiniz, her gün bir paket getirirsiniz ama bakın, icra dosyalarından tutalım da adliye saraylarındaki davalara, AYM'e önündeki davalara bakalım; hukuksuzluk gırla. Niye bu kadar çok insan birbirini mahkemeye veriyor? Bir sorunları mı var? Hayır, adaletin terazisi bozulmuş. Bu ülkede adaletin terazisi düzeltilmeden hiçbir şeyin düzelme şansı yok. 11'inci yargı paketi için özellikle kadına, çocuğa yönelik suçlara itirazımızı söylemiştik; bu, Komisyon aşamasında çıktı. Bunu olumlu bir gelişme olarak kaydediyoruz ama aynı zamanda, deprem müteahhitlerinin, özellikle son depremde yani 6 Şubatta yaşanan depremdeki müteahhitlerin yaptıkları çürük binalar nedeniyle yaşamını yitiren insanların bir itirazı vardı. Günlerdir bu itirazı milletvekili arkadaşlarımız yine...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Tamamlayacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Kılıç Koçyiğit, lütfen tamamlayın.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Özellikle de depremde yaşamını yitiren aileler büyük bir feryat içerisindeydiler; Meclise geldiler, bütün grupları gezdiler, grubumuzu ziyaret ettiler, bugün milletvekili arkadaşlarımızla basın toplantısı yaptılar ve nihayet sesleri karşılık buldu. Bizim de etkin muhalefetimiz, depremzede ailelerin sesi, feryadı nedeniyle bunun yine yargı paketinden çıkarıldığını az önce konuştuk; bunun da olumlu bir gelişme olduğunu ifade edelim ama bu yargı paketinin çok önemli bir sorunu var Sayın Başkan. Bakın, Covid gibi bir düzenlemede bile siyasi mahpuslar kapsam dışında yani bunu çıktığı zaman da eleştirdik; şimdi, geriye dönük eşitsizliği giderme adı altında yeni bir düzenleme yapılıyor ama yine, örgütlü suçlar istisna tutuluyor. Ya, el vicdan diyoruz, el vicdan! Oradaki siyasi mahpus da insan değil mi, insan haklarını haiz değil mi? Siz nasıl Covid gibi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Toparlayacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Kılıç Koçyiğit, son kez uzatıyorum, lütfen.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Cezaevi koşullarında bile, insanların yaşam riskiyle karşı karşıya olduğu bir zeminde, bir hastalık durumunda bile siz suçluları adli suçlular, örgütlü suçlular diye ayırmak gibi bir ayıba, bir utanca geçmişte ortak oldunuz, onuncu yargı paketine koymadınız; on birinci yargı paketini getirdiniz, Covid'i düzenlediniz, hâlâ aynı ayıpta ısrar ediliyor. Biz bunu kabul etmiyoruz, eşitlik ilkesine aykırıdır. Eğer gerçekten affedilecekse kişilerin kişilere karşı yaptığı suçlar değil, en başta devlete karşı olan, özellikle de fikir ve düşünce özgürlüğü kapsamındaki suçluların affedilmesi gerekiyor. Bu anlamıyla çok eksik, çok hakkaniyetsiz bir yargı paketi olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu konuda da daha adil bir düzenleme yapma çağrısını da henüz geç olmadan bir kez daha buradan da yapmak istiyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)