GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:42
Tarih:24.12.2025

KADİM DURMAZ (Tokat) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri ve bizi izleyen aziz milletimiz; bugün Atatürk'ün Hacıbektaş'a gelişinin 106'ncı yılı.

Mustafa Kemal Paşa Sivas Kongresi'nden bir süre sonra Sivas'tan Kayseri'ye, oradan Ankara'ya hareket eder ve Mucur'a gelir; Mucur Kaymakamı Celal Bey'i de yanına alarak Hacıbektaş'a geçer. Hacı Bektaş Veli "zübeydei evliya" evliyaların en seçkini; "Kutbul arifin" ariflerin en ileri geleni; "Gavsül vasilin" hakikate ve marifete ermişlerin başı, erenlerin ser çeşmesi, piri tarikat yolun kurucusu ve "mukaddemül mütefekkirin" yani düşüncenin öncüsü olarak tanımlanır. Onun kişiliği, bu tanımlamaların her birimin bir araya gelmesiyle oluşur. Akıl, vicdan, insan sevgisi ve adalet; işte, bugün burada andığımız tarihsel buluşma da tam olarak bu değerlerin kesiştiği yerdir. Mustafa Kemal Paşa Cemalettin Çelebi'nin misafiri olur. Dönemin tanıkları ve dergâh anlatımlarına göre bu konukluk sıradan bir ağırlama değildir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu olacak bir lider ile yüzyıllardır halkın vicdanını temsil eden bir yol önderinin aynı sofrada, aynı muhabbet halkasında buluşmasıdır. Mustafa Kemal Paşa yurdun içinde bulunduğu acı durumu, işgali, dağınıklığı ve direniş ihtiyacını tek tek anlatır. Hacıbektaşlılar Mustafa Kemal'e büyük konukseverlilikler gösterirler, desteklerini ifade ederler. Gece Cemalettin Çelebi Mustafa Kemal Paşa'yı yatacağı odaya götürür. İçeriye kimsenin alınmadığı bu anda uzun ve tarihî bir sohbet gerçekleşir. Cemalettin Çelebi Mustafa Kemal Paşa'ya hitaben "Paşa hazretleri, cesaretli ve basiretli iradenizin Türk milletinin düşmanlarını kahredeceğine inancım sonsuzdur. Yüce Allah aziz milletimize zaferi müyesser eyleyecektir." der. Ardından, büyük bir öngörü ve cesaretle şu soruyu sorar: "Zaferden sonra cumhuriyetin ilanını düşünüyor musunuz?" Bu sorunun ardından Mustafa Kemal Paşa Cemalettin Çelebi'nin gözlerine dikkatle bakar, biraz yaklaşır, elini avucunun içine alır, yavaş ama kararlı bir sesle şöyle der: "Mutlu günün ilanına kadar aramızda kalmak şartı kaydıyla 'evet' Çelebi Efendi Hazretleri." der. Ne yazık ki Cemalettin Çelebi cumhuriyetin ilanını görmeye ömrü etmeden Hakk'a yürür. Ancak bu sırrı kardeşi Veliyettin Çelebi'yle emanet edip paylaşır. Mustafa Kemal Paşa 24 Aralık 1919 Cuma günü Hacı Bektaş Veli Dergâhını ziyaret eder. Dergâha gelenler tarihte eşi benzeri az görülmüş bir sevgi ve destek gösterisinde bulunurlar. Bu sevgi karşısında son derece duygulanan Mustafa Kemal Paşa programı değiştirir, öğle yemeğini dergâhta yemeğe karar verir. Dergâh ambarından çıkarılan ne varsa kurtuluş mücadelesi için seferber edilir. Mustafa Kemal Paşa bu manzarayı gözleri dolu dolu izler ve büyük bir moralle Hacı Bektaş'tan ayrılır. Bu ziyaretten tam dört ay sonra 23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisinde Mustafa Kemal Paşa Meclis Reisi, Cemalettin Çelebi ise İkinci Reis olarak tarihte yer alacaktır. Hastalığı nedeniyle çalışmalara katılamayan Cemalettin Çelebi'ye Mustafa Kemal Paşa özel doktorlarını gönderir, ilgisini ve vefasını da gösterir. Cemalettin Çelebi de Anadolu'nun dört bir yanına çektiği telgraflarla halkı Kurtuluş Savaşı'na katılmaya, destek olmaya çağırır.

Atatürk'e göre Hacı Bektaş Veli Anadolu'da Türk kimliğiyle yoğrulmuş, hoşgörüye dayalı, insan merkezli bir inanç anlayışının en güçlü temsilcisidir. Bu anlayış mezhep ayrımı yapmaz; toplumsal dayanışmayı, hakça paylaşımı, aklı ve vicdanı esas alır. Yani "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır." der ve "İncinsen de incitme." öğretileri Atatürk'ün akılcılık, bilim ve insan onurunu merkeze alan cumhuriyet düşüncesiyle birebir örtüşmektedir. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu birlik ve aydınlık yolunu Âşık Daimi de şu dizeleriyle dile getirir:

"Bilim ile cehaletle yarışan

Ben halkım diyerek halka karışan

Gönüllerde ölmezliğe erişen

Biri Hacı Bektaş

biri Atatürk

Âşık Daimi'yim işte buyum ben

Birlik denizine akan suyum ben

İki gerçeğin vurgunuyum ben

Biri Hacı Bektaş biri Atatürk" diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Durmaz, lütfen tamamlayın.

KADİM DURMAZ (Devamla) - Atatürk'ün 22 Aralık 1919'da Hacıbektaş'a gelişi yalnızca bir ziyaret değil Anadolu'daki Alevi ve Bektaşi toplulukları ile Millî Mücadele arasında kurulan güçlü bağın tarihsel dönüm noktasıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Cemalettin Çelebi'yi, Niyazi Dedebaba'yı, Kurtuluş Savaşı'nın tüm isimsiz kahramanlarını ve aziz milletimizi saygı, minnetle ve rahmetle anıyorum.

Bu konuşmayı Hacı Bektaş Veli'nin yüzyıllar öncesinden bugüne sözleriyle bitirmek istiyorum: "Bir olalım, iri olalım, diri olalım." Çünkü biliyoruz ki birliğin olmadığı yerde özgürlük, aklın olmadığı yerde adalet, laikliğin olmadığı yerde cumhuriyet yaşayamaz. Yolumuz bir, yolumuz Hacı Bektaş'tan cumhuriyete uzanan aydınlık yoldur.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)