| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 42 |
| Tarih: | 24.12.2025 |
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Evet, yine, bir infaz paketiyle karşı karşıyayız ama bundan önceki infaz paketleri gibi bu infaz paketinin de hiçbir derde derman olmayacağını çok iyi biliyoruz çünkü aslında yargıdaki meselenin palyatif çözümlerle giderilemeyeceğini, özellikle de infaz hukuku bakımından böyle paketlerin soruna, derde derman olmayacağını söyleyelim. Bu anlamıyla en son söyleyeceğimizi baştan söyleyeyim: Baştan sona yepyeni bir İnfaz Kanunu'nun yazılması gerekiyor. Özellikle de infazdaki eşitsizliği giderecek, birilerine 3/2, birilerine 4/3 gibi cezaları verecek sistemin ortadan kaldırılması gerekiyor ve özellikle de siyasi mapuslar açısından denetimli serbestlikten tutalım da disiplin cezalarıyla infazlarının yakılmasına kadar bütün ayrımcı uygulamaların da ortadan kaldırılması gerekiyor; bu birincisi.
İkincisi: Şimdi, Covid-19 pandemisi başladı, iki tane özel aslında idari düzenleme yapıldı, birisi 30 Mart 2020 tarihinde, diğeri de 31 Temmuz 2023 tarihinde yapıldı. Bunlar süre bakımından da eşitsizdi ama aynı zamanda kapsam bakımından da eşitsizdi. Bütün bu yasalar çıktığında bizler bu kürsüden itiraz ettik, dedik ki: "'Pandemi' dediğiniz şey, 'sağlık' 'yaşam hakkı' dediğiniz şey herkesi kapsar." Siz sadece adli mapuslar için diyorsunuz ki: "Bunlar cezaevinde kalamaz çünkü Covid öldürücü bir virüs, maazallah bunların yaşamı riske girer." Peki, siyasi mapusların yaşam riskine baktınız mı hiç? İçeride olan siyasi mapusları ölümle baş başa bıraktınız, adlileri bıraktınız ve oradaki kadın ve çocuk katilleri çıktılar, üç, beş ay içerisinde yeniden suç işlediler, yeniden kadınları ve çocukları öldürdüler ve sizin hiçbirinizin buna gıkı çıkmadı.
Şimdi, yeniden onuncu yargı paketine koyacaktınız, koymadınız, on birinci yargı paketini getirdiniz. Talebimiz baki, diyoruz ki: "Burada bir eşitsizlik var, doğru, süre bakımından daha önce işte özellikle de 31 Temmuz 2023 öncesi hükmü kesinleşenler esas alındı, oysaki ceza, suç tarihi esas alınmalıydı. Bu konuda bir eşitsizlik var, bunu gidermek istiyorsunuz." Tamam da, peki, "Siyasileri niye hâlâ kapsamıyorsunuz, niye hâlâ ayrımcılığa devam ediyorsunuz, niye hâlâ siyasi mapuslara düşman ceza hukukunu reva görüyorsunuz?" sorusunu buradan sormamız gerekiyor.
İkinci bir şey: Bakın, bu paket ilk geldiği hâlinde kadın katillerini, kadınlara yönelik özellikle cinsel suçları ve çocuğa yönelik suçları da kapsam içine almışlardı. Ayrıca, yine en son 6 Şubat depreminde resmî rakamlara göre 50 bin olan, gayriresmî rakamlara göre 100 binin üstünde insanın ölümüne neden olan deprem suçlarını da affediyorlardı ama işte hem DEM PARTİ'nin mücadelesi hem kadın hareketlerinin mücadelesi sonucunda özellikle de kadına yönelik öldürme fiilleri, kadına ve çocuğa yönelik fiiller ve cinsel suçlar kapsam dışı bırakıldı ama bir şeyi hâlâ içeriyor bu yasa değerli arkadaşlar: Bakın, özellikle de yaralama suçunu hâlâ içerdiğini söyleyelim yani kadınları yaralayanlar, yüzüne kezzap atanlar, kolunu, uzvunu koparanlar yani aslında onun yaşamına kastedenler bu yasayla dışarıya çıkacaklar ve yeniden gidip kadınları öldürmeye devam edecekler; bu var.
Yine, bakın, öldürme fiilini kapsam dışında tuttunuz, istisna tuttunuz kadınlara yönelik ama canavarca hisle öldürme hâlâ paketin içerisinde duruyor yani bu ağırlaştırılmış, daha nitelikli hâli değil midir? Diyorsunuz ki: "Öldüren tamam, cezaevinde kalsın, bunu istisna tutalım ama canavarca hisle öldüreni bırakalım, gitsin yeni insanları canavarca, eziyet ederek öldürsün."
Ayrıca, neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralamayı da yine kapsam içine koymadınız ki bunların her birinin haksız ve hukuksuz olduğunu söyleyelim.
Deprem suçları bakımından bakın, herkesin ortak hassasiyeti diye konuşuyoruz ama deprem suçlarında da sadece ihmali nedeniyle ölüme sebebiyet verenleri istisna tuttunuz. Peki, yaralamalar, peki, kolu, bacağı olmayanlar, engelli bir şekilde hayatını devam ettirmek zorunda kalanlar yani o açgözlü müteahhitlerin kolon kesmesi sonucunda yaralanan insanlara ne olacak? Onlara dair bir düzenleme getirmediniz. İki gündür burada ısrar ediyoruz, hâlâ bu düzenlemeyi yapmak konusunda da bir adım atılmış değil.
O anlamıyla söyleyelim: Evet, COVID yasasının biz de buradaki eşitsizliğinin giderilmesini talep ettik, istedik, bunun sözünü kurduk, bunu da her yerde söyledik fakat bu eksik bir yasadır, onu açık ve net söyleyelim. Özellikle siyasi mahpusları içermediği için bu yasaya çekimser oy vereceğimizi buradan ifade etmek istiyoruz.
Yeni bir dönemde, gerçekten, insanların, özellikle de siyasi mahpusların, düşünceleri nedeniyle cezaevinde tutulanların cezaevinde tutulmayacağı bir dönemi başlatmak dileğiyle diyorum.
Genel Kurulu selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)