GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:44
Tarih:07.01.2026

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; evet, 85 milyon nüfusumuzun yaş ortalaması 35'i bulmuş durumda. 15 ila 24 yaş arasında bu memlekette 13 milyon gencimiz yaşıyor. Türkiye'de çok ciddi sorunlar var ancak özellikle genç arkadaşlarımızın sorunları bir çığ gibi büyüyor. Bu çerçevede, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı bir Genç İstihdam Hamlesi başlatacaklarını söyledi, şöyle söylüyor: "18-25 yaş arası gençlerin ilk altı aylık maaşları devletçe karşılanacak, ilk sigortalarını başlatarak altı aya kadar tüm sigorta primleri devlet tarafından karşılanacak." Bu, güzel. Peki, şöyle küçük bir sorun var: Bunu işverenle anlaşarak yapmışsın ama memlekette en önemli istihdam alanlarından olan tekstil Mısır'a kaçıyor, otomotiv yan sanayisi Fas'a kaçıyor yani bu çocukların çalışacakları iş yeri bırakmıyorsun ki sen bu projeyi uygulayabilesin. Uygula, uygulamanı takip edeceğiz geriye kalan zamanında. Başka bir şey daha söylüyorsun: "Her gence günlük 1.375 TL cep harçlığı vereceğiz." yani bu, otuz günde aylık 41.250 TL olarak hesaplanabilir. Ben buradan bizi izleyen bütün genç arkadaşlarımıza açık bir çağrı yapmak istiyorum: Takip edin, size AKP günde 1.375 TL harçlık vereceğini söylüyor "Harçlığı aldım." diyenler bize ulaşsınlar, "Bana harçlık marçlık gelmedi." diyenler de bize ulaşsınlar. Böylece akı ve karayı ortaya çıkartalım hep beraber.

"İŞKUR Gençlik Programı üzerinden bunu yapacağız..." Bir şey daha var "ev genci" ifadesi inciticiymiş, Erdoğan bunu diyor "Ev genci ifadesi incitici." Yirmi üç yılı gerinizde bıraktınız. 15 ila 29 yaş arasında 5 milyon gencimiz ne okulda ne işte; ya, seni bu gerçek incitmiyor da bunun adını "ev genci" olarak koymak incitiyor öyle mi? 1 milyonun üstünde atanamayan öğretmen var, 10 binlerce mülakat mağduru çocuk var; bunlar seni incitmiyor da "ev genci" ifadesi seni incitiyor öyle mi? Bak, OECD'nin bir tanımı var "NEET" deniyor buna yani "Not in Education, Employment or Training" ister ev genci de, ister eğitimde, istihdamda ve çalışmada olmayan gençlerin sayısı de; bunlarda Türkiye Avrupa'da yüzde 30'la 1'inci durumda, Avrupa ortalaması burada yalnızca yüzde 11; incineceksen bundan incin. (CHP sıralarından alkışlar) Bu kadar çocuğun hayatını nasıl bu hale getirdin? Bundan incin.

Yirmi beş yıldır el üstünde tutulması gereken gençlerimizi, içeride onlara hayat hakkı tanımayarak, ayrıca "Giderlerse gitsinler." diyerek âdeta ülkeden kovdunuz. "Kindar nesil yaratacağız." diyerek çocuklarımızı da böldünüz ve bundan sonra hayalleri, umutları çalınmış bir gençlik yarattınız.

Şimdi, KHK burs/kredi miktarını 4 bin TL'ye çıkarttınız. Vallahi gerçekleri çarpıtma konusunda üstünüze yok. Diyorsunuz ki: "Biz geldiğimizde 45 liraydı." Ee? "Şimdi 4 bin lira yaptık." Yahu, sen geldiğinde doğru; burs 45 liraydı, yalnız asgari ücret de 184 liraydı yani burs/kredi asgari ücretin dörtte 1'i kadardı. Şimdi, yeni 4 bin lira yaptın, 28 bin liralık asgari ücretin ancak altıda 1'ine kadar burs gelebiliyor. Ne anlatıyorsun? Satın alma gücü itibarıyla çocukların ellerine geçen para geriye gitmiş. Valla, altın hesabı yaparsak bu bursla 2002'de 2,14 çeyrek altın alınabiliyorken şu anda 0,39 çeyrek altın alınıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Valla, altını maltını bir tarafa bırakalım, 4 bin lirayı 30'a bölersen günde 133 lira yapıyor. Çocuk bir tas çorba içebiliyor mu, içemiyor mu, buna bak. İncineceksen buna bak! İncineceksen çocukların bu hâline bak! (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, sevgili arkadaşlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesini yatıp kalkıp her türlü iftiralarla ortaya koyarsınız. 2019'da İstanbul Belediyesini CHP kazandığında sıfır yurt vardı. Şöyle gösteriyorum: Sıfır yurt. Bugün her türlü engellemenize rağmen, arkadaşlarımızı tutuklamanıza rağmen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - ...2025 yılında yurt sayımız 16'ya çıkmıştır, yurt kapasitemiz de 6.232'ye çıkmıştır. Helal olsun bunu yapan arkadaşlarımıza. (CHP sıralarından alkışlar) 2019'da gelir gelmez sıfır burs veriyordunuz vatandaşın çocuğuna, biz 3.200 TL burs vermeye başladık. Bugün kişi başına 20 bin TL burs veriyoruz, 20 bin TL. (CHP sıralarından alkışlar) Peki, kaç öğrenciye burs veriyoruz? 100 bin öğrenciye burs veriyoruz. İBB'deki iktidarımızda 388 bin öğrencimize 4,5 milyar TL burs verdik, bu filmin fragmanıdır, film yakında gelecek. (CHP sıralarından alkışlar) Ha, siz de burs verdiniz canım, bak, söyleyeyim, siz de burs verdiniz. Siz, milletvekili olan Fatma Betül Sayan Kaya'ya 85.791 dolar burs verdiniz. Siz, bir başka AKP milletvekili Ravza Kavakcı Kan'a 155 bin dolar burs verdiniz. Siz, AKP Kadın Kolları Başkanı Rabia Kalender'e 128 bin euro, yetmedi 9.900 dolar burs verdiniz. Aramızdaki fark bu. Siz yandaşınızı korursunuz, biz vatandaşın çocuğunu koruruz. (CHP sıralarından alkışlar) Sonra ne oldu biliyor musunuz? Bizim arkadaşlarımıza yurt açtığımız için, burs verdiğimiz için dava açıldı, şu anda yargılanıyorlar. Biz bu bursları haksız bir şekilde alıp da üzerine yatanlara suç duyurusu yapıyoruz, haklarında "Kovuşturmaya yer yoktur." diye kararlar çıkıyor. İşte, sizin adaletiniz budur, adaletiniz batsın. (CHP sıralarından alkışlar)

Size 3 arkadaş göstereceğim, 3 arkadaş. Uykularınızın kaçması lazım. Bu çocuğun adı Salih Hızarcı; Erzurumlu, anne-baba çiftçi, Erzurum'un Yakutiye ilçesinde bunlar çiftçilik yapıyorlar. Bu çocuk Gelir İdaresi Başkanlığı sınavında 143 kişi arasında 1'inci olmuş, 93 puan almış, buna eleyebilmenizin bir tek yolu var, mülakatta 70 değil, 69 vermek, 69 vermişsiniz ve bu çocuğu mülakatta elemişsiniz. Utanmıyor musunuz be kardeşim! Utanmıyor musunuz!

Bu çocuğun adı Volkan Hacımahmutoğlu, Samsun'un Çarşamba ilçesinde babası Çarşamba ile Samsun arasında otobüs şoförlüğü yapıyor, annesi ev kadını; bu çocuk adli yargı sınavında 20.762 kişi arasında 108'inci olmuş, adli yargı avukat sınavında 4.446 kişi arasında 11'inci olmuş, bu çocuğu da elemişsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

Buyurun.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Biz size "Utanmıyor musunuz?" demekten bıktık kardeşim, utanmıyor musunuz?

Emre Pişiren adli yargı sınavında 23 bin kişi arasında ilk girişinde 8'inci, sonraki iki yıl girişlerinin tamamında 1'inci olmuş. Peki, bunları elediniz, bu çocuğun babası taksi şoförü, annesi ev kadını, annesi diyor ki: "Beş vakit dua ettim oğluma." Hiçbirinin annesinin, babasının hangi siyasal partiye oy verdiğini merak etmedim, bu çocukların siyasi görüşlerini merak etmedim sadece bu çocuklara harcanan emeğe, annenin-babanın gözyaşına ben de ağlıyorum. Bu sizi hiç utandırmıyor mu? Bu sizi hiç utandırmıyor mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Hemen bitiriyorum Başkanım.

Bunu yaparken kendi yeğeninize sınavda torpil yapmaya, kendi kardeşinizi Gaziosmanpaşa Fakültesinde başhekim yapmaya, Aile Bakanının, Bakan Yardımcısının yeğenini mülakatsız, sınavsız bir haftada devlet memuru yapmaya ve aynı zamanda Trabzon Milletvekiliniz ve Genel Başkan Yardımcınızın kızını Almanya Mainz'da başkonsoloslukta eğitim ataşesi yapmaya utanmıyor musunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Bu çocukların hayali rüyalarınıza girmiyor mu? Bunun hesabının size bir şekilde sorulmayacağını mı sanıyorsunuz? Bu gençlerin, bu çocukların, bu memleketin ahını sizde bırakmayacağız, buradan ifade ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)