| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 44 |
| Tarih: | 07.01.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YENİ YOL Grubu olarak emeklilerimizin içerisine düşürülmüş olduğu utanç tablosunu, bu sessiz çığlıklarını, yokluk ve sefalet mücadelesini Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine bir kez daha getirmek üzere bir Meclis araştırma komisyonu kurulması talebiyle bugün huzurlarınızdayım. Bu öneriyi hemen hemen bütün muhalefet partilerinin grupları burada dile getirdiler. Söz alan grup başkan vekillerimiz, söz alan milletvekillerimiz defaten emeklilerimizin bu çığlıklarını yüksek sesle dile getirmeye çalıştılar ama ne çare ki birilerinin hâlâ kulakları bu taleplere sağır. Biz bugün burada emeklilere yapılan zam oranı ne oldu, bunu konuşmak için bu Meclis araştırma önergesini vermiyoruz; AK PARTİ iktidarının iflasa sürüklediği, tamamen yok ettiği bir emeklilik sisteminin yok olma sebeplerini ve bu sebepleri ortadan kaldırmak için almamız gereken önlemleri konuşuyoruz.
Ekonomiyi bu kadar büyüttüğünü iddia eden Adalet ve Kalkınma Partisinin 2001'deki meşhur krizi yaşatan ve kendilerinin de birçok ekonomik göstergesini övünerek anlatmak için sık sık referans aldıkları 2001 verilerine göre en düşük emekli aylığı, asgari ücretin 1,5 katı. Bugün asgari ücret 28 bin liraya çıktı, en düşük emekli maaşı hâlâ 16.881. O da kök maaşı 16.881 lira olduğu için değil... 2019 yılında artık emeklilerin bağladığınız en düşük aylığını rakam olarak telaffuz etmekten siz de mahcup olduğunuz için kanunla, ek bir maddeyle emekli asgari ücretini 1.000 TL olarak belirlediniz. Emekliliğe asgari ücret kavramını kazandıran sizsiniz ve dolayısıyla asgari emekli maaşı kavramını tıpkı "ev genci" gibi bu ülkeye armağan eden Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır.
Bakın, değerli milletvekilleri, ilk kez 17 Ocak 2019'da Adalet ve Kalkınma Partisi muhalefetin 1.000 TL'nin altında emekli maaşı aldığı iddiasına "Olur mu, öyle bir şey yok. Kimse 1.000 TL'nin altında maaş almıyor." gibi yüksek seslerle efelendi. Sonra ne oldu? 17 Ocakta, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 5510 sayılı Yasa'ya ek 19'uncu madde koyarak emekli maaşının bin TL'den az olamayacağına dair bir madde eklediler. Peki, bunu seyyanen zamla niye yapmıyorsunuz da her sene bunu tekrar tekrar veya her altı ayda bir tekrar tekrar artırmak zorunda kalıyorsunuz? 2019'dan bu yana tam 9 kez ek bir maddeyle emeklilerin asgari maaşını artıra artıra o bin TL'den geçen sene 16.881 TL'ye getirdiniz. Bugün memurun ne zam alacağı belli, işçinin ne zam alacağı belli, özel sektördeki işçilerin ne zam alacağı belli ama emeklilerin ne zam olacağı belli değil. Niye belli değil? Asgari olanlar için söylüyorum, çünkü maaşı 16.810 TL olmadığı için, kök maaşı bunun altında olduğu için sizin çıkardığınız utanç yasasıyla, mahcubiyet yasasıyla maaşlarını 16.881 TL'ye artırdığınız değil, destekleyerek, fark vererek çıkardığınız memur ve işçi emeklileri bugün kaç para maaş zammı alacaklarını bilmeden bekliyorlar. Her yasa teklifini getirdiğiniz de burada defaten size şunu söylüyoruz: Ya, kardeşim, bunu bir endekse bağlayalım. Her altı ayda bir Türkiye Büyük Millet Meclisini asgari emekli maaşı ne olacak diye meşgul etmeyin. Gelin, bunu bir kıstasa, bir rakama bağlayalım diyoruz, yapmıyorsunuz. Şimdi, bu ay emekli maaşları ödenecek; binlerce, milyonlarca emeklimiz sıfır zam artışıyla karşı karşıya kalacak. Yüzde 12 civarında SGK emeklilerine verdiğiniz maaş artışını da artık tartışmaktan vazgeçtim, yüzde 18 memur emeklilerine verdiğiniz maaş artışını da tartışmaktan vazgeçtim. Batırdığınız bu emeklilik sistemini artık masaya yatırma zorunluluğu var. 16 milyon insanın sorunundan bahsediyoruz, 16 milyon insanın sefaletinden, açlığından bahsediyoruz. Bu, sizin için hiç mi bir şey ifade etmiyor? Yıllarca bu devlete hizmet etmiş insanlardan binlercesi bugün 25 bin TL'nin altında maaş alıyor. Bakın, 16 milyon emekliden, 25 bin TL ve üzeri maaş alan sadece 650 bin civarında emeklimiz var. 15,5 milyon insan 25 bin TL'nin altında maaş alıyor. Ortalama emekli maaşının 17.800 TL'de olduğu bir ülkede yaşamaktan ben utanıyorum, utanan her milletvekilinin bu soruna el atması lazım. Utanan her milletvekilinin "Gelin, bunu araştıralım." demesi lazım. Kulağımızın üstüne yatamayız, iktidarların bütçeleriyle ilgilenemeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
BÜLENT KAYA (Devamla) - Elbette iktidarlar seçimlere az bir zaman kala yüksek artışlar vererek onu bir oy çalma olarak değerlendirip emeklilerin maaşları üzerinden duygu ve oy sömürüsü yapabilirler. Muhtemelen mevcut iktidar da "2028'in Martında erkene alınmış bir seçim yaparım. Başka Cumhurbaşkanı adayım yok zaten, mecburen mevcut Cumhurbaşkanımı aday göstermekten başka da bir çarem yok." diye düşünerek 2028'in Ocağında biraz daha yüksek bir artış yapıp Martta, erkene alınmış bir seçimde oyları devşirme gibi bir telaşa düşmüş olabilir ama bu vatandaşa buradan bu iktidarı şikâyet ediyorum. Bakın, sizi sadece bir oy deposu olarak gören, 16 milyon insanı oy deposu olarak gören bu iktidara bugünden sesini yükseltmezseniz, Mart 2028'de artık çok geçmiş olacak. Onun için burada milletvekillerine de sesleniyorum: Emekli maaşlarını artırma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinde.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (Devamla) - İktidarın buraya gönderdiği talimata bağlı olmadan gelin bu önergemize hep beraber destek verin ve bu Meclis araştırması komisyonunu kuralım diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)