| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 08.01.2026 |
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Evet, sancılı bir haftanın sonuna geliyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi trafik güvenliğiyle ilgili yasanın 3'üncü maddesini görüşebilmiş bulunuyor, hepsi bu kadar. Trafik düzenlemeleri elbette önemlidir ancak memleketin çok daha acil sorunları vardır. Biz iktidar partisini bir an evvel trafik güvenliği yasasına en azından ara vererek 16,5 milyon emeklimizi tatmin edecek bir maaş düzeyini sağlayacak düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisine getirmeye davet ediyoruz. Yalnızca en alt düzeyden maaş alan 4 milyon emeklimiz değil, 16,5 milyon emeklimizin tamamı kimi açlık sınırının, kimi yoksulluk sınırının altında, insan onuruna aykırı bir hayat sürmeye zorlanmaktadır. Bu, kabul edilemez. Bu çerçeveyi iktidar partisi kabul etmediği sürece Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun, diğer muhalefet partilerinden de dayanışma alacağımızdan emin olacağımız biçimde, Meclisi terk etmeme eylemini sürdüreceğimizi buradan ifade etmek isterim. (CHP sıralarından alkışlar)
İkinci konu, Türkiye'de kendi elinizle yarattığınız bir kriz var. Sık sık "Deprem oldu." diyorsunuz. Bir kere daha söyleyeyim, 6 Şubat büyük bir felakettir ama kur korumalı mevduata gömdüğünüz para 6 Şubatta yıkılan tüm konutları yeniden yapmak için yeterli bir paradır. Dolayısıyla sizler 6 Şubattan daha büyük bir felaketsiniz. Bu çerçevede, kendi elinizle yarattığınız krizin altında bu memleketin esnafı, bu memleketin çiftçisi, bu memleketin emeklisi ezilmektedir, üstelik de hâlâ belirli kısıtlamaların peşindesiniz. Örneğin, diyorsunuz ki: "Borcu olan esnafa kredi kullandırmayacağım. Borcu olan çiftçiye kredi kullandırmayacağım." Ya, ne yapmaya çalışıyorsunuz? Yani ayakta kalmış olan birkaç kişi kaldı, onların da tabutuna çivi çakmaya mı çalışıyorsunuz? Bırakın insanlar rahat bir nefes alsın, hiç olmazsa kendi yarattığınız krizin faturasını ödemeye bir hâliniz olsun, buna yönelik bir gönlünüz olsun.
Şimdi, bir başka önemli husus: Yatarlar kalkarlar, belediye başkanlarımıza saldırırlar. Mansur Yavaş da bu saldırılardan en çok nasibini alan Başkanlarımızdan birisi. Sebebi çok açık: 2014'te kazandığı seçimi şaibeli bir şekilde kazandırmadınız, onu bir tarafa bırakalım. 2019'da Ankara Büyükşehir Belediyesini Mansur Yavaş kazandığı zaman 3 tane ilçe belediyemiz vardı, her türlü iftirayı atmaya devam ettiniz, Mansur Yavaş 2024'te Ankara Büyükşehir Belediyesini yeniden kazandı, bu kez 25 ilçesinin, Ankara'nın 25 ilçesinin 16'sını kazandı, siz yalnızca 8 belediyeye sahip oldunuz. "Neden kaybediyoruz?" diye düşünmek yerine iftira atmaya devam ediyorsunuz, başka siyaset kalmayınca da yatıyorsunuz kalkıyorsunuz Ankara'nın su sorununu güya siyasi bir mesele hâline getiriyorsunuz. "Ankara'ya haftalardır su bile verilemiyor." demek sahadaki gerçekleri ters yüz etmektir. Bakın açıklayayım...
OĞUZ ÜÇÜNCÜ (İstanbul) - Yok, yok Ankara'da su yok.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Sabret de açıklayayım.
Bugün yaşanan tablo son elli yılın en ağır kuraklık koşulları altında suyun adil, dengeli ve sürdürülebilir bir biçimde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Ankara'da 2025 yılı hidrolojik veriler açısından son elli yılın en kurak yılıdır. Barajlara gelen toplam su miktarı tarihsel olarak en düşük seviyelere gerilemiş, artan nüfusa rağmen kişi başına düşen günlük su miktarı Gerede hariç 55 litreye kadar düşmüştür. Ankara'nın yaklaşık iki yüz günlük suyunun tamamını kuraklık yokmuş gibi davranıp hoyratça bir anda tüketilmesine seyirci kalmamızı mı bekliyorsunuz? İnsanların susuz kalma endişesi üzerinden siyaset üretmek, suyu bir polemik aracı hâline getirmeye çalışmak ne doğru ne de etik bir yaklaşımdır. Bakın, verilerle konuşalım. Ucuz siyaset sizi bir yere getiremedi, verilerle konuşalım. Kesikköprü hariç olmak üzere barajlara gelen su miktarı Gerede dâhil 2023 yılında 661 milyon metreküp iken 2024 yılında 404 milyon metreküpe düşmüş, 2025 yılında ise yalnızca 182 milyon metreküp olabilmiştir. Bu noktada özellikle Gerede hattıyla ilgili bir gerçeğin altını çizmek isteriz: Gerede Tüneli açılırken kamuoyuna 2050 yılına kadar Ankara'nın su sorunu olmayacağı yönünde açıklamalar yapılmış, bu ifadeler resmî internet sitelerinde ve kamuoyuna sunulan görsellerde kullanılmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ancak gelinen noktada 2025 yılında 21 Mayıs ila 11 Ekim tarihleri arasında tam dört ay boyunca Gerede'den Ankara'ya sıfır metreküp su alınabilmiştir. Gerede'den gelen su miktarı...
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Doğru söylemiyorsunuz.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Doğru söylememek size özgü bir şey.
Gerede'den gelen su miktarı yıllar itibarıyla 2023 yılında 235 milyon metreküp, 2024 yılında 119 milyon metreküp, 2025 yılında 72 milyon metreküp olarak gerçekleşmiştir. Dün itibarıyla Gerede'den gelen su miktarı yalnızca 150 bin metreküp seviyesindedir. Bunlar veriler, bunlar açık, açıp bakarsınız. "2050'ye kadar su sorunu yok." başlıklı söz konusu haber ve görsellerin sessizce DSİ'nin internet sitelerinden kaldırıldığını, buna yönelik kamuoyunda büyük bir gündem olunca aynı içeriklerin yeniden gündem hâline getirildiğini biz hepimiz biliyoruz.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - O da yalan.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Yalan sizin işinizdir! Yalan sizin işinizdir! (CHP sıralarından alkışlar)
Ankara'ya günde 1,4 milyon metreküp su gerekiyor. Bu, iki yıl içinde 1 milyar metreküpün sisteme verilmesi anlamına geliyor. Barajlara gelen suyla değerlendirildiğinde bunun mümkün olmayacağı görülüyor.
ASKİ'nin herhangi bir yerden kendi başına su bulup Ankara'ya getirme yetkisi yok. Yeni su kaynaklarının bulunması, tahsis edilmesi ve Ankara'ya kazandırılması yasal olarak DSİ'nin sorumluluğundadır. DSİ'ye bu konuda defalarca yazı yazılmasına rağmen, Ankara'ya yeni kaynak tahsisi ve zamanında adım atılması konusunda gereken hız gösterilememiştir. Buna karşın Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ, herkesin “bekleyelim” dediği bir dönemde oturup beklememiş, barajlarda hâlâ su varken dahi geleceği düşünerek harekete geçmiştir. Barajlardaki mevcut su alma yapılarının altında kalan rezervuardan su alabilmek amacıyla Akyar, Eğrekkaya, Kavşakkaya ve Çamlıdere barajlarında yüzer pompa sistemleri kurulmuştur, ilgili ihaleler yapılmıştır. Öte yandan hobi bahçelerine su verilmesi tamamen durdurulmuş, içme suyunun bahçe sulama, araç yıkama gibi amaçlarla kullanılmaması konusunda vatandaşlarımız bilgilendirilmiştir. Tüm bu önlemler sayesinde 2024 ve 25 yıllarında Ankara'ya verilen toplam su miktarı neredeyse aynı seviyede tutulabilmiştir. İvedik Arıtma Tesisine geçen yıl gelen su ile bu yıl gelen su arasında iddia edildiği gibi dramatik bir düşüş de bulunmamaktadır. Elimizdeki tüm imkânlar seferber edilmişken kimse Ankara Büyükşehir Belediyemizi, ASKİ'yi kuraklıkla mücadele konusunda lafla gölgelemeye kalkmasın. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Vatandaş gerçeği biliyor. 25 belediyeden yalnızca 3 belediye bizdeyken yatıp kalkıp iftira attınız; 16 belediyeyi aldık, yatıp kalkıp iftira atmaya devam ediyorsunuz. İlk seçimde elinizdeki 8 belediyeye de alacağız, bunu da bir yere yazın. (CHP sıralarından alkışlar)