| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 08.01.2026 |
ALİ YÜKSEL (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün Genel Kurulda görüşülen Karayolları Trafik Kanunu değişikliği iktidarın trafik güvenliği konusunda yıllardır biriken sorunları çözmek yerine kolaycı ve cezacı bir anlayışı tercih ettiğini göstermektedir. Türkiye'de trafik, artık, bireysel hataların ötesinde denetimsizlik, plansızlık ve cezasızlıkla büyüyen yapısal bir krize dönüşmüştür. Her yıl binlerce insan hayatını kaybederken Meclise getirilen her düzenleme sorunun kaynağını değil, sonuçlarına odaklanmaktadır. Plaka üzerinde oynama yapanlara ağır para cezaları öngörülmektedir ancak yıllardır sahte plaka, sahte çakar ve usulsüz donatımlarla trafikte dolaşan organize yapıların nasıl bu kadar rahat hareket edebildiği açıklanmamaktadır. Denetim yapmayan, suça göz yuman ve ayrıcalık tanıyan idari mekanizmalar sorgulanmadan sadece ceza arttırmak adalet değildir. Hız sınırlarına ilişkin düzenlemeler de ciddi sorunlar barındırmaktadır. Aynı yol üzerinde kısa mesafelerde değişen hız limitleri, ani düşüşler, yetersiz uyarı levhaları ve standart dışı uygulamalar sürücüyü tuzağa düşürmektedir. Bilimsel verilere dayanmayan hız sınırları trafik güvenliğini artırmamakta, vatandaş için bir ceza ekonomisine dönüşmektedir. Ehliyet sistemi ise bu tablonun en zayıf halkasıdır. Eğitim süreçleri yetersiz, sınavlar ve denetimler göstermeliktir. Defalarca alkollü ya da uyuşturucu etkisi altında araç kullanan, ağır kazalara karışan sürücüler kısa süre içinde yeniden trafiğe çıkabilmektedir. Kalıcı ehliyet iptali neredeyse istisnadır. Ehliyet affı beklentisi ise kural tanımazlığı teşvik etmektedir. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyük şehirlerde hiçbir yasal hakkı olmadığı hâlde çakarlı araçlarla dolaşan yüzlerce kişi vardır. Sahte çakar kullananlara yıllardır göz yumulması hukukun herkese eşit uygulanmadığının açık göstergesidir. Bu düzenin en acı örneklerinden biri Batın Barlas Çeki'nin ölümüdür. Kızılay eski Başkanının kızı Fatıma Zehra Kınık Demir'in kullandığı otomobilin Yavuz Selim Öztürk'ün kullandığı motosiklete çarpması sonucu motorsikletin arkasında bulunan 17 yaşındaki gencimiz beton bariyerlere çarparak hayatını kaybetmiştir. Trafik kazalarının önemli bir bölümü motorsiklet kullanıcılarını etkilemektedir. Koruyucu ekipman eksikliği, şerit ihlalleri, ağır vasıtalarla aynı yolların paylaşılması ve yetersiz farkındalık ölümleri artırmaktadır. Bisikletliler ve yayalar için güvenli alanlar yok denecek kadar azdır. Gece aydınlatması yetersiz, yol çizgileri silik, üst geçitler bakımsızdır, trafik denetimlerinde standart yoktur, aynı ihlal farklı şehirlerde farklı şekillerde cezalandırılmaktadır. Psikoteknik değerlendirmeler kâğıt üzerinde kalmakta, sürücülerin ruhsal yeterliliği ciddiyetle ele alınmamaktadır. Trafik polislerinin iş yükü artarken teknolojik altyapı etkin kullanılmamaktadır. Medyada şiddeti ve hız tutkusunu özendiren yayınlar ise denetimsiz biçimde sürmektedir. Sürücü kurslarının genellikle -iyilerini elbette tenzih ederiz- ticari kaygılarla çalışması, belediyelerin yol bakımını geciktirmesi, ihalelerde kalite yerine maliyetin esas alınması ve veri paylaşımının şeffaf olmaması kazaları beslemektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün trafikte cezasızlık konuşuyoruz, sahte diplomaları, kamu ihalelerindeki usulsüzlükleri, kadına yönelik şiddeti, koruma ziyafetlerini, çocuk istismarındaki ihmalleri konuşacağız. Sorun aynıdır, denetimsizlik, iltimas ve siyasi sorumsuzluk. Bu teklif trafik güvenliğini sağlamaz, gerçek çözüm bilimsel hız sınırları, güçlü altyapı, sıkı denetim, köklü ehliyet reformu ve ayrıcalıkların kaldırılmasıdır. Unutulmamalıdır ki trafik kazaları kader değildir; denetimsizliğin, liyakatsizliğin ve cezasızlığın sonucudur. Yol güvenliğini sağlamadan, hız sınırlarını bilimsel temele oturtmadan, ehliyet sistemini reforme etmeden ve iltimas ve kayırmayı ortadan kaldırmadan çıkarılan her düzenleme eksik kalacaktır. Biz, cebinden önce canını koruyan, güçlüyü değil haklıyı üstün tutan bir trafik politikası istiyoruz; aksi hâlde bu Meclis önlenebilir ölümlerin vicdani sorumluluğunu yaşamaya devam edecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütefen.
ALİ YÜKSEL (Devamla) - Elbette iktidarın yaptığı birçok güzel işler vardır ama biz daha güzel yapabilmeleri için bu eleştirilerimizi getiriyoruz; sakın bunu yanlış değerlendirmesinler, daha iyiye, daha iyi hizmete yöneltsinler.
Hepinizi tekrar selamlıyorum, saygıyla. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)