| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 46 |
| Tarih: | 13.01.2026 |
CHP GRUBU ADINA ULAŞ KARASU (Sivas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ülkemizde yaklaşık 17 milyon emekli yurttaşımız var. Bu insanlar yıllarca çalıştı, ülkesine katma değer kattı, vergisini ödedi ama şimdi sefalet ücretiyle hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. 2002 ile bugünü kıyaslamayı çok seviyorsunuz, 2002'de en düşük emekli aylığı 1,5 asgari ücret düzeyindeydi. Bugün ise en düşük emekli aylığı aylığı 18.939 lira, ortalama emekli aylığı ise 23 bin lira yani bugün, emeklinin yaklaşık yüzde 70'i asgari ücret seviyesinde ya da altında aylık alıyor. Buradan soruyorum: Açlık sınırı 30 bin lirayı, yoksulluk sınırı 100 bin lirayı aşmışken, 5 emeklinin maaşını toplasan yoksulluk sınırını geçmez iken, büyükşehirlerde en düşük kira olarak 25-30 bin liradan bahsedilirken sizler emekliye bu zulmü niye reva görüyorsunuz? Bakın, Diyanet, 2026 yılı fitre miktarını günlük 240 lira olarak açıkladı. Tek kişi için aylık 7.200 lira, 4 kişilik bir aile için 28.800 lira. Diyanetin rakamları gösteriyor ki siz bu ülkede asgari ücretliyi de emekliyi de fitreye muhtaç hâle getirmişsiniz.
Değerli arkadaşlar, bu tablo bir tesadüf sonucu ortaya çıkmadı. Bu tablo bilinçli bir siyasi tercihin sonucudur. Bu tablo emeklisini yük olarak gören AKP'nin kara düzeninin sonucudur. Sadece en düşük emekli aylığı mı? Bugün en düşük memur emekli aylığı 27.500 lira. Türkiye tarihinde ilk kez memur emeklisi açlık sınırının altında maaş alıyor. "Tercih" dedik ya, bakın 2026 bütçesine, bir avuç tefeciye ödediğiniz faiz ne kadar? Tam 2,7 trilyon. Nasta ısrar etmeseydiniz bu yıl ödeyeceğimiz faiz 2,7 trilyon değil, yaklaşık 1 trilyon civarında olacaktı. Yani bu şu demek: En düşük emekli aylığı alan 5 milyona yakın vatandaşımıza asgari ücret düzeyinde emekli maaşı verebilecektik. Bunun maliyeti ne idi? Yaklaşık 650 milyar. Ama siz neyi tercih ettiniz? Emekliden, dar gelirliden yana olmayı değil; faizciden, tefeciden, yandaş müteahhitten yana olmayı tercih ettiniz.
Değerli arkadaşlarım, bu ülkede tam 700 emekli geçinemediği için çalışırken hayatını kaybetti. Bundan daha ağır bir tablo olabilir mi? Buyurun, beraber sokağa çıkalım, akşam saatinde semt pazarlarına gidelim. Cesaretiniz var mı sokağa çıkmaya? Ne göreceksiniz biliyor musunuz sokaklarda, pazarlarda? Yerlerde sebze meyve toplayan emeklileri göreceksiniz. İşte, yirmi dört yılın sonunda yarattığınız Türkiye bu manzaradadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
ULAŞ KARASU (Devamla) - SGK Başkanı çıkıyor "Emekliler çok yaşıyor, sistem bu yüzden zorlanıyor." diyor. Bu sözler şımarıklığın, halka tepeden bakmanın, utanmazlığın sözleridir. Dilinizden düşürmediğiniz Avrupa'da emekliler dünya turu yapıyor, bizim emeklimiz bayramda torununa harçlık veremiyor.
AKP milletvekilleri, sizlere buradan soruyorum: Çocuğunuza, torununuza bin lira harçlık verdiğinizde kabul ediyorlar mı çocuklarınız? Sizler tutuyorsunuz, ellerini öpmemiz gereken insanlara torunlarınıza veremediğiniz parayı utanmadan sıkılmadan "zam" olarak veriyorsunuz.
Emekli maaşları üzerindeki düzenlemeler artık bir zam meselesi değil, vicdan ve onur meselesidir. Sizlerde vicdanın kalmadığı ortadadır. Emeklilerin hakkına sahip çıkan bizlere grup başkan vekilleriniz, genel sekreterleriniz hakaretlerde bulunuyor. Bunlar hadsizliktir, utanmazlıktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ULAŞ KARASU (Devamla) - Tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKAN - Bir sefer verdim ama uzattınız.
ULAŞ KARASU (Devamla) - Çok az kaldı.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
ULAŞ KARASU (Devamla) - Emeklilik bizim için bir haktır, emeklilik onurdur, emeklilik insanca yaşamanın güvencesidir. Biz emeklilerimiz için buradayız. Bu adaletsizliğe asla razı gelmeyeceğiz. Bu mücadeleyi Türkiye Büyük Millet Meclisinde de, meydanlarda da, sokaklarda da sürdürmeye devam edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)