| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 14.01.2026 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Teklifin 16'ncı maddesiyle takip mesafesine uymayan sürücülere 5 bin lira ceza kesilmesi düzenleniyor. Şerit izleme, trafikte karşılaşma kuralına uymayanlara, diğerlerini engelleyenlere ve yavaş süren sürücülere de bin lira ceza kesimine devam edilecek. Yapılan düzenlemeyle cezalar ağırlaştırılıyor; bazı oranlarda ceza miktarlarının yüzde 100'ün üzerinde olması kanun yapma amaç ve sistematiğinin dışına çıkıldığını da gösteriyor. Kısacası, bu bütçe, açıkların giderilmesi için yapılan bir düzenleme yani vatandaşın yine üstüne çökecekler ve trafik cezalarıyla, vergilerle vatandaştan bütçe açıklarını kapatacaklar.
Sayın Başkan, değerli vekiller; şu anda ülkemizde en mağdur olanlar emekliler ve çiftçilerimiz ve aynı zamanda esnaflarımız. 30 büyükşehirde, malum, hatırlarsınız, basit usuldeki deftere tabi tutulan esnaflarımız şimdi deftere tabi oldular. Ya, insaftır! Bu basit usuldeki insanlardan ne istiyorsunuz? Zaten geçinemiyorlar ve sıkıntıdalar ve bunları getirdiniz deftere tabi tuttunuz ve vatandaşı şu anda sıkıntıya sokuyorsunuz.
Yine, emekliler... Maalesef, emeklilerle ilgili kanun teklifi bugün -artık yarın demiyoruz, bugün oldu- Plan Bütçede görüşülecek. El insaf, bin lira artış yaptınız. Ya, bu kadar mı sıkıntıdayız, bütçede para mı yok diyoruz? Aslında para var; gittik, işverenlerin, sanayicilerin vergilerini sildik ama emekliye geldiği zaman yok diyoruz ve emekliye 20 bin lirayı reva görüyorsunuz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki: En az asgari ücretin 39 bin liraya çıkması ve aynı şekilde en düşük emekli maaşının da 39 bin liraya çıkması için önerge vereceğiz. Onunla beraber yetmez diyoruz. Yine aynı şekilde diğer emeklilerimize de aynı oranda artış yapılması gerekiyor, onların maaşlarını düzenlemek gerekiyor.
Yine, intibak yasasıyla ilgili de sıkıntı var; gelin, hep beraber bunları çözelim diyoruz. İnşallah, bugün yapılacak olan Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında buna çözüm bulup emeklilerimizin nefes alacağı bir maaşı bağlamış oluruz diyorum.
Yine, bakın, ne hâle getirdiniz ülkeyi? Ya, marketlerdeki bozuk ürünleri gidip vatandaş ucuz olduğu için alıyor. Ya, bu hâle mi geldi bu insanlar? Hani sizi Avrupa kıskanıyordu. Kıskanan Avrupa'da şu anda emekliler, vatandaşlar marketlerden gidip eski, tarihi geçmiş ürünleri alıyorlar, akşam saatlerinde pazara gidip alışveriş yapıyorlar (!)
Yine, ikinci mağdura bakıyoruz: Çiftçilerimiz. Ya, çiftçilerden ne istiyorsunuz? Yine, esnaflarımızdan ne istiyorsunuz? Son çıkan kararnameyle -Cumhurbaşkanlığının 30 Ekim 2025'te çıkan bir kararnamesi var- "Çiftçilerin Ziraat Bankasından, Tarım Krediden kredi çekecekleri zaman BAĞ-KUR ve vergi borcu olmasın." diyorsunuz. Yine, esnafın Halk Bankası ve Esnaf Kefaletten kredi çekmesi için BAĞ-KUR ve vergi borcu olmaması gerekiyor. Ya, bu insanlar zaten sıkıntıda, sıkıntıda olmasa kredi çeker mi? Gelin, bu yanlıştan bir an evvel dönün. Çiftçinin Ziraat Bankasından, Tarım Krediden; esnafın da Halk Bankası ve Esnaf Kefaletten kredi almasının yolunu açın diyoruz.
Değerli arkadaşlar, bakınız, çiftçimizin borç miktarı nereye gelmiş? 837 milyar liradan 1 trilyon 198 milyara gelmiş. Geçen yıl çiftçinin borcunun arttığı rakama bakın ve gelinen noktada çiftçiye bir de ilave yükler yüklüyorsunuz. Yine, gelinen noktaya baktığımız zaman zirai don oldu, kuraklık oldu, çiftçi perişan ama siz vurun abalıya diyorsunuz, çiftçiye yükleniyorsunuz.
Yine yetmedi, esnafa da yüklendiniz. Sabit usuldeki vatandaşlarımızı deftere tabi tuttunuz. Şimdi, geldiğimiz duruma bir bakıyorsunuz çiftçi mutsuz, emekli mutsuz, esnaf mutsuz ama öğretmenlerimiz de mutsuz. O da değil, sizin yüzünüzden artık öğretmenlerimiz sınıfta hak ettiği saygıyı göremiyorlar ve doğru dürüst maaşları yok ve bilimsel eğitim yapamıyorlar.
Geldiğimiz noktada cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk sporcular için "Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim." ama maalesef gelinen noktayı uyuşturucularla ve bahis oyunlarıyla cennete çevirdiniz. Atatürk'ün izinden gitseydik şu anda bunlar olmazdı diyoruz. Bakınız, bir de Atatürk'ten ne istediğinizi anlamak istiyorum. Bakan çıkmış bugün, diyor ki: "Biz ilkokullarda 1'inci ve 2'nci sınıflarda karneyi kaldırıyoruz." Karneyi kaldırırken de bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü yok sayıyorsunuz. Ya, bu kadar mı acımasızsınız. (CHP sıralarından alkışlar) Karnelerden silebilirsiniz ama kalplerden silemezsiniz kalplerden.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü kalplerden silmeye hiç kimsenin cüreti olamaz, yetkisi olamaz, gücü olamaz diyorum.
Bakınız, ayrıca, ülkeyi ne hâle getirdiniz Sayın milletvekilleri? 2025 Küresel Organize Suç Endeksi Raporu'nda ülkemiz 193 ülke arasında tam 10'uncu sırada yer almış. Türkiye, Organize Suç Endeksi'nde Avrupa'da 1'inci, Asya'da 3'üncü, dünyada 10'uncu olmuş; Nijerya, Kolombiya, Meksika'dan sonra 10'uncu sıradayız. Ya, Türkiye'yi hakikaten güzel liglere taşıdınız. Hayvancılıkta diyorsunuz ki: "Avrupa'da 1'inciyiz." ama daha Ocak 1'de hayvan ithalatıyla ilgili Bakanlık izin başvurusunu açıklıyor. Yani her şeyde Türkiye'yi 1'inci yaptınız ve Türkiye'yi getirdiğiniz tablo yirmi üç yılda maalesef açlık, sefalet ve gelinen kara bir tablo. Gelin, artık bundan vazgeçin diyoruz. Ülkenin çiftçisinin, emeklisinin, esnafının, işçisinin yakasından düşün diyoruz, düşün. Sandık gelecek, bu dertler bitecek. (CHP sıralarından alkışlar)