| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA MEHMET AKALIN (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ Parti Grubu olarak üniversitelerde yaşanan yapısal sorunların bütüncül biçimde ele alınmasını amaçlayan bu Meclis araştırma önergesine destek verdiğimizi açıkça ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Bu destek, siyasi bir refleksin değil bilimin, liyakatin ve ülkemizin geleceğine duyduğumuz sorumluluğun sonucudur. Bu kürsüden üniversitelerin sorunlarını ilk kez dile getirmiyorum. Daha önce de defalarca araştırma bütçelerini, akademik kadrolardaki güvencesizliği, liyakat ilkesinin zedelenmesini, nepotizmi ve bilimsel üretimdeki gerilemeyi defalarca dile getirdim. Ne yazık ki geçen süre içinde sorunlar azalmak yerine derinleşmiştir. Bugün, rakamlar bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye'de toplam AR-GE harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yalnızca yüzde 1,46'dır. Merkezi yönetim bütçesinden AR-GE ye ayrılan pay yaklaşık yüzde 1,5'tir. Kamu harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı ise yüzde 0,4 seviyesindedir, üniversitelere ayrılan pay bu oranın ancak yarısı kadardır. Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen AR-GE harcaması ortalaması 285 avro iken, Türkiye'de bu rakam yalnızca 57,5 avrodur. Bu tablo, üniversitelerimizin neden uluslararası akademik sıralamalarda gerilediğini açıkça göstermektedir. Ancak mesele sadece bütçe de değildir, mesele insandır ve bilim insanla yapılır. Bugün, özellikle, genç akademisyenler güvencesiz istihdam, sürekli yeniden atanma baskısı ve belirsiz kariyer süreçleri altında çalışmaktadırlar. Doçentlik kriterlerinin sık sık değiştirilmesi, yeniden sözlü sınav uygulamaları ve ünvan alınmasına rağmen kadro beklenmesi akademik ortamda ciddi bir adalet ve güven sorununa yol açmaktadır. Buna ek olarak, akademik kadro ilanlarının liyakat yerine sadakat, akademik başarı yerine yakınlık esas alınarak hazırlandığına dair yaygın kanaat yükseköğretim sistemine duyulan güveni derinden zedelemektedir. Nepotizmin normalleştiği, objektif ölçütlerin geri plana itildiği bir sistemde ne bilim gelişir ne de üniversiteler güçlenir. Bu tablo akademisyenleri ya yurt dışına yöneltmekte ya da akademiden koparmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MEHMET AKALIN (Devamla) - İşte, bu nedenle üniversitelerde AR-GE yatırımlarının kadro, ilan ve atama süreçlerinin, akademisyenlerin özlük ve ekonomik haklarının ve tüm bunların bilimsel üretime etkilerinin Meclis denetimi altında incelenmesi zorunludur.
İYİ Parti Grubu olarak, bilimin özgür olduğu, nepotizmin değil, liyakatin esas alındığı bir yükseköğretim sistemi için var gücümüzle mücadele edeceğimizi ifade ediyor, yüce Meclisi ve aziz Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)