| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
CHP GRUBU ADINA ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu sulama birlikleriyle ilgili 2018 yılında Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda yapılan görüşmelerde "Sulama birliklerine Devlet Su İşleri el koyacağına sorunu olanların sorunları çözülsün, iyi işleyenler devam etsin, çiftçilerin yönetiminde bu sürdürülsün." demiştik. O dönem yaptığımız muhalefete rağmen bu konuda bir düzenlemeye gidildi. Aradan geçen sürede yeniden birlikler gündemde. Kooperatiflerin, birliklerin işleyişinde sorunların varlığı devam ediyor, Devlet Su İşlerinde de olsa sıkıntılar var çünkü son dönemlerde çiftçiler para kazanamıyor, para kazanamayınca suyla ilgili ödemede bulunamıyorlar ve suyla ilgili fiyatlar da olabildiğince arttı. İlacı, gübresi, tohumu, mazotu, tarla kirası, mazot dışında traktör, biçerdöver giderleri derken çiftçi giderlere yetişemiyor. Bir de su var bunun içinde, tabii, su da önemli bir maliyet. Ayrıca, suyun da bir önemi, verimi artıran, rekolte yükselten olay. Türkiye su fakiri bir ülke, su stresi de yaşanıyor. Bu bağlamda, 25 akarsu havzamız, Akarçay, Meriç, Ergene, Küçük Menderes, Burdur, Konya kapalı, Asi havzaları hâlihazırda su açığının varlığı Bakanlıkça da kabul edilen alanlar. 2030 yılına kadar da Susurluk, Kuzey Ege, Gediz, Büyük Menderes, Kızılırmak, Seyhan, Ceyhan, Fırat, Dicle, Van Gölü havzalarında su açığı oluşacağı görülüyor. Hani, bu su birlikleri filan, çok uğraşmak yerine bu suyu doğru yönetmenin yollarına bakmak lazım. Şu anda, gelişmiş ülkelerde ya da suyu doğru kullananlarda kişi başına 1.700 litre su düşerken ülkemizde 1.269 litreye kadar bu düştü.
Suda, önümüzdeki süreçte sorunların artacağı da görülüyor. Ülkemizde önemli göller kurudu. 240 gölden 186 göl kururken 2 bin obruk oluştu, 600 tanesi yalnız Konya'da. Yeraltı suları çekiliyor, 150-200 metreden su alınır duruma geldi. Bunlarla ilgili düzenlemeler lazım. Akdeniz'e, Karadeniz'e boşa akan suların yönünün Anadolu'ya çevrilmesi yönünde yatırımları önemsemek lazım. Suyla ilgili uygulanan politikalarda, suyun ihtiyaca göre ürün politikasını geliştirmek lazım çünkü bazı ürünler daha çok su tüketiyor, gidiyoruz, onları kuru tarım alanlarının olduğu bölgelerde daha ağırlıklı kılıyoruz. Planlamayı doğru yapmamız lazım. Bunlarla ilgili düzenlemeler de ihtiyaç.
Özünde, suyun komple, Türkiye genelindeki dokusuyla bir Meclis araştırması ele alınması da ihtiyaç. Bugün, kuyu sularının çoğunun ruhsatı yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Ruhsatı olmadığı için, bankaya gittiği zaman kredi alamıyor. Diyor ki: "Git, bana ruhsat getir." Kredi alamadığı için damlama ve yağmurlamaya geçemiyor, hâlâ bu ülkede salma sulama yani vahşi sulama yapılıyor. Oysa yağmurlamayla yüzde 35, damlamayla yüzde 65 suyumuzu daha tasarruflu kullanabiliriz. Kafa yoracağımız yerler bunlar olması gerekirken merkezileştirilerek "Her yerden ne sağlarım, hangi faydayı elde ederim?" yaklaşımı içinde bir siyasi iktidar var. Siyasi iktidar sorunu çözme yerine, sorunu derinleştirme boyutunda; ya olayı göremiyor ya da işine öyle geldiği için böyle yapıyor. Bununla ilgili verilen Meclis araştırmasının genelde su politikasıyla ilgili de önemli bir işlev göreceğini düşünüyorum.
Önergeyi destekliyoruz.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sırlarından alkışlar)