GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Sayın Başkan değerli milletvekilleri, AK PARTİ'nin emeklileri sefalette eşitleyen teklifi üzerine görüşüyoruz ve birazdan kimin halktan kimin ranttan; kimin haktan, kimin yandaştan; kimin emekten, emekliden kimin imtiyazdan yana olduğunu bu millet bir kez daha görecek. Ve bir emekli "Bizi yaşatmak istemiyorlar, ölmemizi bekliyorlar ama biz ölmeyeceğiz direneceğiz." diyor. Vallahi, bir iktidar için, herhâlde, bundan daha ağır bir eleştiri var mıdır? Gerçekten bilmiyorum.

Değerli milletvekilleri, "sosyal güvenlik" dediğimiz şey prim esaslı bir sistemdir. Hani, Genel Başkanınız bugün dedi ya "Emekli maaşı şu kadar dolardı, şu kadar dolara getirdik." diye. Yani, Allah aşkına, emekli aylıkları, sizin Hazine ve Maliye Bakanınızın uhdesinde değildir, grubunuzun aklına gelen bir iyilik de değildir, Genel Başkanınızın gönlünden kopan bir lütuf hiç değildir. Emekli aylığı işçiden, emekçiden, ücretliden yani alın teriyle çalışan yurttaşlarımızdan kesilen primlerin karşılığıdır ve Anayasa'yla güvence altına alınmıştır. Hani şimdi, siz bir kefen parası dahi etmeyen bin lirayı "Müjde." diye duyuruyorsunuz ya vallahi, yirmi üç yıldır gölge etmeseydiniz bugün emekli bin lira değil, 23 bin lira daha fazla aylık almış olacaktı. Siz ne yaptınız? Yirmi üç yılda adım adım emekliyi yoksullaştırdınız. Nasıl yaptınız? Prim ile maaş arasındaki bağı kopardınız, otuz yıl çalışan ile on beş yıl çalışanı aynı maaşa mahkûm ettiniz, aylık bağlama oranlarını düşürdünüz, daha uzun çalıştırıp daha az maaş, emekli aylığı ödediniz, kök aylıklarını da erittiniz, yoksulluğu normalleştirdiniz, şimdi de bin liralık artışı "müjde" diye sunuyorsunuz. İntibak adaletsizliğini daha da derinleştirdiniz, aynı primle farklı aylıkları hesapladınız, seçim öncesi apar topar EYT'yi çıkardınız, uyarılarımıza rağmen dinlemediniz, nesiller arası bir uçurum yarattınız, yan yana çalışan insanları farklı kaderlere mahkûm ettiniz ve bir günle yirmi yıllık bir mağduriyet yarattınız, devlet memurlarına verdiğiniz seyyanen artışı emekli memura vermediniz, devlete ömür vermiş insanları yoksulluğa mahkûm ettiniz. Sonuçta, 16 milyon insanı aynı anda yoksullaştırdınız. Biz, emekli aylıklarında insan onuruna yaraşır bir ücret olsun, asgari ücret seviyesine çekelim dediğimizde maliyeti sadece 650 milyar lira ama "Kaynak yok." diyorsunuz. Oysa, sermayeden almaktan vazgeçtiğiniz vergi 770 milyar lira, sosyal güvenlik bütçesinden kullanmadığınız tutar 280 milyar lira yani kemer sıkmaya zorladığınız emekliler için kullanmadığınız 1 trilyondan fazla para var. Emekliye bin liradan fazla vermemek için 40 takla atıyorsunuz. Biz, on beş gündür burada nöbetteyiz. Siz ne yaptınız? Bir madde ekleyerek, iki madde sonra görüşeceğimiz bir madde ekleyerek yandaşa torpil yapıp "İşçisine tazminat vermeyen şirketlerin borcunu devlet ödesin." dediniz. Demek ki kaynak var. Mesele kaynak değil, bir tercih meselesi. Emekliye gelince bütçe daralıyor, yandaşa gelince kasa açılıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Adınız "kalkınma" ama bir avuç yandaştan başka kalkındırdığınız tek bir hane yok. Millî gelirin 17 bin dolar olduğunu söylüyorsunuz, sizin sizin hesabınıza göre aylık 61 bin lira kazanç demek. O hâlde bugün 20 bin liraya mahkûm ettiğiniz emeklinin, 5 milyon emeklinin 41 bin lirasını kime peşkeş çektiniz? Görüldüğü üzere, mesele, kaynağın kimin için üretildiğidir.

Şimdi, gelelim, biz ne yapacağız? Prim kazanç bağını yeniden kuracağız, aylık bağlama oranlarını insanca yaşama uygun seviyeye yükselteceğiz, kök aylık oyununa son vereceğiz, kademeli emeklilikle adil bir sistem kuracağız, intibak adaletsizliğini bitireceğiz, memur emeklilerini ele güne muhtaç etmeyeceğiz, hak ettiği seyyanen zammı yansıtacağız, geçici pansuman değil kalıcı sosyal güvenlik reformu yapacağız; bilimle, veriyle, şeffaflıkla yürüteceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

GAMZE TAŞCIER (Devamla) - Toparlıyorum.

Çünkü emekli bu ülkeye yük değildir, emeklilik bir lütuf değildir; emeklilik haktır, emeklilik onurdur, emeklilik bu ülkenin emekçisine olan borcumuzdur ve o borcu sandık günü geldiğinde, halkın iktidarı kurulduğunda biz ödeyeceğiz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)