GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:03.02.2026

CHP GRUBU ADINA CEMAL ENGİNYURT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uyuşturucu kullanımı ve etkin çözüm yollarıyla ilgili araştırma önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım.

Bu son günlerde uyuşturucu kullanımı, uyuşturucu operasyonları topçusuyla, popçusuyla ülkenin ziyadesiyle gündemini meşgul etmeye başladı. 2024 raporlarına göre 374 bin kişi gözaltına alınmış. 2025 raporları açıklanmadı, muhtemelen bir 374 bin de 2025'te gözaltına alınmıştır. 750 bin kişi iki yıl içerisinde gözaltına alınmış. Gözaltına alınan her 12 çocuktan birisi uyuşturucu bağımlısı olmuş. 374 bin kişinin 101 bin kişisi denetimli serbestlik ve tedaviye gönderilmiş, uyuşturucu bağımlılığı 18 ile 24 yaş arasında yüzde 65'e ulaşmış. Yani öyle bir ülke olmuşuz ki artık çocuklar okullarda rehber öğretmenleri değil, torbacıları beklemeye başlamış. "3 çocuk yapın." demişsiniz; çocuğun birisi uyuşturucu bağımlısı olmuş, birisi kumar bağımlısı olmuş, birisi de evde işsiz bekliyor olmuş. Dolayısıyla, gençlerin geleceğini karartan uyuşturucu artık öyle bir tehlikeli hâl almış ki hepimizin korkulu rüyası hâline gelmiş. Uyuşturucu kullanım oranı, yaş oranı 12'ye düşmüş, 12'ye.

Uyuşturucu operasyonları yapılıyor, bunu yapanlara "Niye yapıyorsunuz?" demiyoruz, yapılsın ama hâlâ tek bir uyuşturucu baronu yakalanmadı.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Aynen.

CAVİT ARI (Antalya) - Sorun orada.

CEMAL ENGİNYURT (Devamla) - Bir uyuşturucu baronu yakalanmadı. Sedat Peker, bir dönem "çete lideri" dediniz, "çete lideri" dediğiniz adam bu ülkede çetelerin, uyuşturucu baronlarının isimlerini verdi; Venezuela'dan, Kolombiya'dan yola çıkan gemilerin isimlerini verdi. Hangi limana -Mersin limanı başta olmak üzere- geldiğini söyledi ama siz bu baronlardan hâlâ bir tane yakalayamadınız. Yakaladıklarınız varsa da onları da serbest bıraktınız, hepsi yurt dışına kaçtı. (CHP sıralarından alkışlar) Bunun neticesi ne oldu? Sokaklar uyuşturucu çetelerine teslim edildi. Büyük şehirler değil, en küçük şehirde dahi uyuşturucu artık sokak arkalarında değil, okul sıralarında kullanılmaya başlanıyor.

Vicdan sahibi olarak hepinize sesleniyorum: Hepimizin çocuğu var, torunu olan insanlar var, dolayısıyla çocuklarınızın geleceğinden endişe ettiğinizden eminim. Onun için, bu uyuşturucuyla mücadeleyi siyasi bir düşünce olarak ele almaksızın, bunu parti meselesi olarak görmeksizin belediyeler, STK'ler, iktidar ve partiler birlik içerisinde olup bu uyuşturucu meselesini kökten çözmeliyiz. Artık eğer memlekette bir beka sorunu varsa sorun bu hâle gelmiştir.

Bakın, 16 yaşındaki çocuk "Hap aldım." diyor, gidiyor, bir avukatı İstanbul'un göbeğinde otomatik silahlarla öldürüyor. Nasıl öldürüyor? Uyuşturucu hapı aldığını, kendinde olmadığını söyleyerek öldürüyor. Can güvenliği kalmadı; sokaklarda kadınlarımızın, kızlarımızın, gençlerin can güvenliği kalmadı.

Daha bugün bir görüntü izledim; 7 çocuk 1 çocuğa öyle ağır işkence, hakaret yapıyor, öylesine kötü sözleri videoya çekiyorlar ki bunu çeken çocuklara baktığınızda hepsinin uyuşturucu kullandığı çok net ortaya çıkıyor.

Onun için diyorum ki uyuşturucuya karşı mücadeleyi ciddiye alalım. Bu önergemiz siyasi bir önerge değildir, çocuklarımızın geleceğinin kurtuluş önergesidir, torunlarımızın geleceğinin kurtuluş önergesidir. Bunu siyasi malzeme olarak görmeden, ellerimizi "ret" olarak kaldırmak yerine vicdanlarınıza sesleniyor ve uyuşturucuyla mücadele için el birliği yapalım diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)