GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:04.02.2026

CHP GRUBU ADINA MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, deprem nedeniyle yakınlarını kaybeden, yaşam mücadelesi süren ve acıları tarif edilmez değerli yurttaşlarımız, hayatını kaybeden değerli yurttaşlarımız; anınız önünde saygıyla eğiliyoruz.

Değerli milletvekilleri, insan yaşamı istatistiki bir veri, bir tablo, bir sayı hiç değildir ancak bu ülkede ne yazık ki insan yaşamı en ucuz şey, arkasındaki acılar görmezden geliniyor, ülkenin canı, geleceği, emeği, kaynakları ve güvenliği yok ediliyor. Ya imar barışı yapılmış ya teknik yok sayılmış ve maalesef Türkiye afetlerde en yüksek zarar ve can kayıplarıyla ilk sıralarda yer almakta, dünyada ilk sıradayız maalesef arkadaşlar. 1999 Marmara depremlerinin ülke ekonomisine olan maliyetine baktığımız zaman 17 milyar dolar arkadaşlar, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin maliyeti ise Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca 103,6 milyar dolar olarak açıklanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulan deprem komisyonlarının ikisinde de yer almak durumunda kaldım ne yazık ki, hazırlanmış bu raporlarda maliyetin, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin 148 milyar dolar olacağı ifade edilmiştir. Ben dilerdim ki -beş ay birisi, Bayraklı depreminden sonra oluşturulan rapordur bu, diğeri de Mayıs 2023'te hayata geçirdiğimiz- aylarca süren çalışma sonrası verilmiş bu önermeler keşke yasal olarak bağlamını bulsaydı, bu Mecliste karşılığını bulsaydı.

Evet, afetlerin neden olduğu kayıp ve zararlar sadece ekonomiyle sınırlandırılamaz elbette. Deprem bölgesindeki çok sayıda deprem davaları beklenen adaleti sağlayamamıştır, can yakmaktadır hâlâ. 6 Şubat depremlerinde 650 bin konutu bir yılda teslim edeceğini ifade eden iktidar 455 bin kalıcı konutu ancak üçüncü yılın sonunda vermiştir. Konutların geçici olarak teslim edilmesi, kiracıların konut sahibi olamaması, enflasyon ve inşaat maliyetlerindeki aşırı artış ve reel olmaması, hibe ve kredilerin reel ve güncel olmaması nedeniyle müteahhit firmaların işleri yarım bırakması ve feshetmeleri sonucu, maalesef, pek çok insan konutuna kavuşmamıştır. Yine, hasar tespitlerinin sağlıksız olması nedeniyle binlerce insan hak sahipliği ya da hasar durumunu revize etmek adına mahkemelerde hâlen sürünmekte ve davalar geciktiğinden hâlâ hak kayıpları yaşanmaktadır. İktidarın rezerv alan uygulaması deprem bölgesinde yaşayanların kâbusu olmuştur. Kalıcı afet konutlarının üstyapı inşaat hizmetleri büyük oranda tamamlanmamıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Hani, hep övünüyorsunuz ya arkadaşlar, Adana'dan örnek göstereyim: Afet konutlarının son durumu arkadaşlar, görmek isterseniz Adana'daki afet konutlarının son durumu bu ne yazık ki. (CHP sıralarından alkışlar) Hepsi maalesef, gördüğünüz gibi hasar almış vaziyette, bunlar deprem konutu. Tarihî kent merkezleri, doğa ve kültürel miras maalesef, korunamamıştır. Yapılan köy evlerinin çoğu rantabl olmadığı için boş kalmaktadır, amacına uygun değildir. Kısacası, sözün özü...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Değerli Başkanım, bir jeoloji mühendisi olarak, Deprem Komisyonunda da yer almış bir milletvekili olarak ben bir dakika daha uzatma rica edebilir miyim?

BAŞKAN - Buyurun.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Önerimiz şudur arkadaşlar: Ulusal afet yönetimi kamusal olmalıdır. Sosyal adalete, hukuk devletine ve bilimsel teknik ilkelere uygun ve risk azaltma yaklaşımını öngören tarzda olmalıdır. İmar planlama, afet yapı üretimi ve denetimi, çevre gibi alanlardaki tüm mevzuat yeniden gözden geçirilmeli, eşgüdümlü olmalı, koordineli olmalı ve bütünleşik bir afet risk azaltma stratejisi uygulanmalıdır. Afet risk azaltma kanununun bu Mecliste acilen çıkarılması gerekiyor ve jeolojik tehlikelerin çok yoğun olduğu ülkemizde acilen sakınım bandı ve diğer risk azaltıcı arazi kullanımı önlemlerinin bütün imar planlarına işlenmesi gerekiyor. Tabii ki toplanan 132 milyar lira deprem vergisi gibi vergilerin doğru yerde afet risk azaltma fonu olarak kullanılmasının ve afet riskini azaltmaya dönük kullanılmasının mutlaka sağlanması gerekiyor. Yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri mutlaka katılımcı bir şekilde bu afet yönetiminde aktör olarak beraber bulunmalı, afet, acil durum ve iklim değişikliği bakanlığı mutlaka kurulmalı ve afet suçu da Türk Ceza Kanunu'nda mutlaka yer almalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Sözün özü, imar barışı ve yapı kayıt belgesi gibi afet risklerine açık, deprem güvenliği olmayan, yapıları meşrulaştırmayan, duyarlı ve üretken merkezî ve yerel yönetimlere acilen ihtiyaç duyulmaktadır. Birlikte başaracağız arkadaşlar, suçu birbirimize atarak değil hep beraber, el ele vererek bu ülkeyi afetlerden kurtarmanın bir yolunu bulacağız diyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP, DEM PARTİ, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)