GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:04.02.2026

CHP GRUBU ADINA SEMRA DİNÇER (Ankara) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bugün burada bir vicdan meselesini konuşmak için milletin kürsüsündeyim. Geçtiğimiz günlerde bir esnaf gezisi sırasında Seher Teyze elime bir doğal gaz faturası tutuşturdu: "Kızım buna bir bak." dedi. Sonra başını öne eğdi: "Bu ay yakmadım, yaksam da ödeyemem zaten." dedi. O faturada soğuğu hissetmek değil, soğuğun içinde yaşamak vardı, 21'inci yüzyılda Türkiye'de battaniyeye sarılıp oturmak vardı, titreyerek bu kış da böyle geçsin diye dua etmek vardı. Bu ülkede yıllarca çalışmış, primini ödemiş emekli kendi evinde soğuktan tir tir titrerken biz burada normal bir tablo varmış gibi davranamayız. Bu mesele sadece ekonomi meselesi değildir arkadaşlar, bu bir vicdan meselesidir, emeklilik de bir lütuf değildir, aslında kazanılmış bir haktır ama bu hak bugün milyonlarca emekli için sadece hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Emekli maaşı artık yaşam maliyetini karşılamıyor, emekliler her ay hangi ihtiyacından vazgeçeceğini hesaplıyor. AKP iktidarı 60 yaşından sonra çalışan emekliler sınıfı diye bir sınıf oluşturdu; emekli pazarda, sokakta, marketlerde çalışmaya da mahkûm edildi. Bu insanlar zaten bu ülke için yıllarca çalışmadı mı? Bu insanlar bu zamana kadar primlerini ödemedi mi? Bu insanlar bu ülkeye emek vermedi mi? Alın teri dökmedi mi? Ama asıl vicdanları yaralayan ise sistemin adalet duygusunu ortadan kaldırmış olmasıdır. Bugün ülkemizde ne kadar prim o kadar hak ilkesi fiilen yok sayılmaktadır. Üç bin altı yüz gün prim ödeyenle dokuz gün prim ödeyenin aynı maaşı aldığı bir tablo oluşturulmuştur yani daha uzun süre çalışan, daha fazla prim ödeyen, sisteme daha çok katkı veren emekli hak ettiğinin karşılığını alamaz hâle gelmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) Bu da fazla prim ödeyenin âdeta cezalandırıldığı bir düzendir. Bugün emekliler aradaki maaş farkı, 3 ila 5 bin lira arasında bir farka dönüşmüştür bu seviye. Bu düzen emeklileri katman katman yoksulluk çizgisinde eşitleyen, emeğin niteliğini, yılların primini, alın terinin ağırlığını yok sayan bir yaklaşımı bizlere göstermektedir. Nitekim, dün TÜİK tarafından yüzde 4,84 olarak açıklanan ocak ayı enflasyonu emeklinin cebine giren zammın daha ilk aydan nasıl buharlaştığının kanıtıdır. AKP'nin "1.062 lira." diye müjdelediği zam bu ay emekliden geri alındı. AKP'nin makyajlı verileriyle emeklinin cebinden bir ayda bin liradan fazla para alındı.

Değerli milletvekilleri, mevcut iktidar emekliyi bir yük olarak, emeklilik hakkını da sosyal güvenliğin dışına çıkartarak bir nevi sosyal yardım olarak göstermektedir. Onların bütçeye yük gördüğü emekli aslında bu ülkenin direğidir. Bir ömrün karşılığı da sadaka olmamalıdır. Mevcut iktidar yıllardır büyüyoruz safsatasını anlatıyor. Peki, emekli ne diyor biliyor musunuz? "Bizim tek sosyal faaliyetimiz var, o da market market gezip fiyat karşılaştırması yaparak en ucuz ürünü hangi markette bulabiliriz?" Eğer, gerçekten büyüyorsak Seher Teyzem hâlen neden evinde üşüyor, pazarda fileler neden olmuyor, emekli 60 yaşından sonra neden hâlâ çalışmak zorunda kalıyor? Demek ki siz bunu adil bir şekilde paylaştıramıyorsunuz. Yandaşlarınızı doyurmaktan emekliyi açlığa, sefalete mahkûm ediyorsunuz. Biz diyoruz ki, gelin, hep birlikte bu adaletsizlikleri giderecek şekilde denge ve hakkaniyetin olduğu temel bir emeklilik sistemi kuralım. Emekli aylıklarını prim gün sayısı ve ödenen primle adil bir biçimde düzenleyen emeklilikte intibak yasasını hep birlikte gerçekleştirelim. (CHP sıralarından alkışlar)

Evet, eşitlik için intibak diyoruz, adalet için intibak diyoruz, emekliyi sefaletten kurtarmak için intibak istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SEMRA DİNÇER (Devamla) - Çünkü bu ülkenin emeklisi üşümeyi değil, yıllarca ödediği primlerin karşılığını yani insanca yaşamayı hak ediyor. Sizin Gabar petrolünüz masal ama emeklinin açlığı ve sefaleti ne yazık ki bu ülkede bir gerçek.

Hepinize saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)