GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:56
Tarih:04.02.2026

HAYDAR ALTINTAŞ (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün ilk cümle olarak aklıma gelen, bu sıralara ve uygulanan icraata, çıkan yasalara, takibata baktığımda ilk aklıma gelen kelime kral çıplak. Bakmak ile görmek, istemek ile sahiplenmek arasında muazzam farklar vardır. Eğer dünyaya, ülkemize ve bu ülkenin insanlarının yaşadığı sorunlara akıl ve vicdan gözüyle bakamazsanız sadece bakarsınız ama göremezsiniz. Bugün Türkiye'de yaşanan ekonomik, sosyal, siyasal sorunların tamam mı işte bu görememe hâlinin sonucudur, Görseydiniz yanlışları fark eder, eksiklikleri kabul eder, hatalardan ders çıkarırdınız ama göremediniz ya da görmek istemediniz. Bugün Türkiye'nin içine sürüklendiği bu tabloya bakmak ve yeniden bunu tarif etmek gerekirse gene koyacağımız kelime "Kral çıplak"tır. Kralın çıplaklığını tezyil ve tescil eden konulardan birkaç tanesine değinmek istiyorum: Emeklilerin durumu günlerdir bu kürsüde ve Türkiye'nin her tarafında; sokakta, çarşıda, pazarda tartışılıyor. Türkiye'de emeklilik artık bir hak olmaktan çıkmış, bir yaşama mücadelesi hâline gelmiştir. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, devlete yük olmamış milyonlarca insan bugün "Kira mı ödeyelim? İlaç mı alalım? Mutfağa mı dolduralım?" diye hesap yapmak zorunda bırakılmıştır. Emekli maaşları açlık sınırının altında, refah payı yok, alım gücü yok, insanca yaşam yok. Bu tabloyu görseydiniz "Bütçe disiplini." diyerek emekliyi kaderine terk etmezdiniz. Devleti ayakta tutanların yaşamlarını ayakta tutacak, hak ettiği bir geliri onlara verirdiniz, maalesef, onu da vermediniz.

İkinci konu tarımda ithalata bağımlılık. Türkiye, toprağı olan ama toprağını işleyemeyen bir ülke hâline gelmiştir. Çiftçi üretimden çekiliyor, girdi maliyetleri altında eziliyor, mazot, gübre, tohum ithalata bağlı hâle geliyor, çarşıda, pazarda, markette vatandaşlar gıda satın alamıyor. Sonuç ne oluyor? Kendi kendine yetebilen bir ülke soğandan sarımsağa, patatesten domatese, ıspanaktan marula ve bunun ötesinde pamuğa, bakliyattan hayvancılığa, sığır etine, canlı sığıra, aklınıza ne gelirse ithalat yapmak zorunda kalıyor. Bu da bir tarım sorunu değildir, kralın çıplak olduğunun ifadesidir.

Bu yaptığım eleştirilerin yanında Sayın Tarım Bakanının bir icraatından dolayı da kendisine teşekkür etmek istiyorum. İzmir Bornova'da kurulan Akdeniz meyve sineğini kısırlaştırma projesi için yaptıkları gayrete ve enstitüden dolayı da kendilerine teşekkür ediyorum. Bu gıda güvenliği millî egemenlik ve kırsal çöküş meselesidir. Görseydiniz çiftçiyi desteklemenin bir harcama değil, stratejik bir yatırım olduğunu anlardınız.

Eğitim; eğitim bir ülkenin geleceğidir ama bugün Türkiye'de eğitim sistemi sürekli değişen müfredatlar, niteliksiz politikalar, eşitsiz fırsatlar nedeniyle alarm vermektedir. Köy okullarını kapatıyorsunuz, taşımalı eğitimle çocukları okuldan koparıyorsunuz, okulları hızınızı alamazsanız satıyorsunuz, gençleri de diplomalı işsizliğe mahkûm ediyorsunuz. Eğitim ve bilimin değil, ideolojik dayatmaların hâline getiriliyor. Eğer görseydiniz bir nesil meselesi olduğunu görerek bu işin bir yapboz tahtasına çevrilmeyeceğini anlardınız.

Adaletin zedelenmesi, hukukun üstünlüğünün hırpalanması; adalet yoksa ne ekonomi düzelir ne yatırım gelir ne de toplumsal huzur sağlanır. Bugün Türkiye'de vatandaşın devlete olan güveni sarsılmıştır çünkü hukuk güçlüye göre esneyen, zayıfa göre sertleşen bir yapıya dönmüştür. Yargının bağımsızlığı tartışmalı hâle gelmiş, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukuna bırakmıştır. Eğer görseydiniz adaletin bu siyasi araç hâline değil, devletin temel direği olduğunu görürdünüz. Göremiyorsanız adalet mevzusunda da kral çıplaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin sorunu görmek istemeyen bir yönetim anlayışıdır. Bakmak yetmez, görmek gerekir, görmek için de akıl, vicdan ve sorumluluk gerekir. İşleri icra ederken akıl, vicdan ve sorumluluktan uzaklaşırsanız gene kral çıplak olur ve bunu söylemek bu millete karşı bir görevimizdir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)