GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:10.02.2026

AYHAN BARUT (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Tarım, tüm dünyada stratejik bir öneme sahipken, bundan tam on bin yıl önce dünyada tarımsal üretimin ilk kez yapıldığı bu kadim topraklarda maalesef hem çiftçimizin hem de tarımın hâli içler acısı. Herkes bilir ki gıda olmadan yaşam sürdürülemez. Bu nedenle, tarımın icat edildiği bu topraklarda maalesef ülkemizde tarımsal üretim yapılamaz duruma gelmiş, hayvansal ve bitkisel üretimin önündeki engellerin mutlak surette kaldırılması gerekmektedir. Bunun ilk adımı da... Maalesef, çiftçilere verilmeyen desteklerin verilmesi gerekirken şu anda yeterli destek alınmıyor. Peki, çiftçi hangi destekleri alıyor veya destekleniyor mu? Buna bir bakalım. Aslında bugün burada kanun teklifinin değişimine neden de olan AKP iktidarının 2006 yılında çıkardığı bir yasa var. Bu yasada Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesi çok açık ve nettir. Burada der ki: "Tarımsal destekler yurt içi gelirin yani millî gelirin yüzde 1'inden aşağı olamaz." Peki, millî gelir ne kadar? 77,2 trilyon, bunun yüzde 1'i 772 milyar. Verilen destek ne kadar? 168 milyar yani verilmesi gereken desteğin beşte 1'i kadarı ancak veriliyor. Millî gelirin yüzde 1'i olması gerekirken şu anda 18,9 trilyonluk bütçenin bile yüzde 1'inin altında değerli arkadaşlar. İktidara göre, bu kanuna göre çiftçiye bu yıl vermesi gereken daha 604 milyar ama kanunun çıktığı o ilk günden bugüne kadar çiftçiye toplam 1 trilyon 372 milyar lira borcu var. Çiftçinin bugün bankalara olan borcu da 1 trilyon 270 milyar. Öyleyse iktidara çağrı yapalım: Ödeyin çiftçinin borcunu, çiftçi de bankalara olan borcunu ödemiş olsun. (CHP sıralarından alkışlar) Size çarpıcı bir örnek daha vermek istiyorum: Koskoca ülke tarımını yöneten Tarım Bakanlığının bütçesi bile millî gelirin yüzde 1'inden aşağı. 168 milyar lirayı, çiftçilere desteği çok görenler maalesef bunun tam 16,5 katını faize ödüyorlar değerli arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, AKP iktidarında tarımsal dış ticaret açığımız 50 milyar doları aşmış, bunun 13 milyar dolarını da hayvancılıkla ilgili ithalat gerçekleştiriyor. Her şeye rağmen üretmeye çalışan çiftçilerimiz... Mazota, gübreye, ilaca katlanarak zam geliyor; buna katlanmaya çalışıyorlar. Yılda 3 milyar litre mazot tüketiliyor, ödedikleri fiyat 180 milyar, destekleme 168 milyar, bunun da yüzde 40'ı ÖTV ve KDV. Değerli arkadaşlar, AKP "Üretme, ithal et." anlayışıyla tarımı yok etti, çiftçiyi sahipsiz bıraktı, bu sektörde yangın büyüyor.

Değerli arkadaşlar, mübarek Ramazan ayı geldi. Malum, emeklisinden işçisine, çiftçisinden asgari ücretlisine herkes perişan; bu yangın her geçen dakika daha da büyüyor. Açlık, yoksulluk dayatılıyor. Bu arada, herkesin Ramazan ayı, mübarek Ramazan ayı kutlu olsun. Şimdi, şu elimdeki 250 gramlık Ramazan pidesinin fiyatı 25 lira değerli arkadaşlar. Çiftçinin satmış olduğu buğday hasat döneminde 11, 12 liraydı, şu an bile 12 lira ile 13 lira arasında. Çiftçi, ürettiğinden zarar ediyor, emekli de asgari ücretli de yurttaş da pahalıya tüketiyor. Bu, 1 kilogram buğdaydan yarım kilo un çıkar yani özetle 1 kilogram buğdaydan 3 tane Ramazan pidesi yapılır, 25 liradan çarparsanız değerli arkadaşlar, tam 75 lira yapar. Şimdi soruyorum size: Vatandaş, bırakın, evine... Etinden, sütünden, meyvesinden vazgeçtim, şu Ramazan pidesini bile maalesef sofrasına taşıyamayacak durumda.

Değerli arkadaşlar, bu şartlarda üretici nasıl üretsin, tarım nasıl yapsın? Size soruyorum.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.

AYHAN BARUT (Devamla) - İktidar, çay kaşığıyla verdiğinin kepçeyle fazlasını geri alıyor ve bu da maalesef, akıl kârı değil. Aslında söylenecek çok söz var. Çiftçi nefes bile almakta zorlanıyor. Üreticiyi ve üretimi gözetmeyen, gıda egemenliğini tehlikeye atan bu yanlış politikalardan derhâl AKP iktidarının vazgeçmesi lazım. Eğer bu vahim yanlışlardan vazgeçilmezse daha büyük bir felaketle karşılaşacağımızı buradan söylemek istiyorum.

Tekrarlıyorum, çiftçi üretmezse bu ülke aç kalır, vatandaşlarımız aç kalır. O nedenle, burada vermiş olduğumuz kanun teklifi değişikliğine lütfen olumlu destek verirseniz hem üretici kazanır hem de tüketici kazanır diyorum.

Genel Kurulu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)