| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 58 |
| Tarih: | 10.02.2026 |
VEZİR COŞKUN PARLAK (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli halklarımız; öncelikle Türkiye'nin ve dünyanın her alanında Rojava'ya yönelik saldırganlığa karşı sesini yükselten halkımıza ve dostlarımıza saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
Bu kanun maddesiyle mevzuattaki şartlara uymayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının araçlarda kullanılması yasaklanıyor. İlk bakışta kamu yararını gözeten, sürüş ve güvenliğini önceleyen bir düzenleme gibi görünüyor fakat bu teklifin çoğu maddesinde olduğu gibi ciddi bir eşitsizlik söz konusudur. İlk ihlal durumunda uygulanması planlanan 21 bin lira para cezası neredeyse bir asgari ücrete denk geliyor. İhlal yapılması durumunda yüksek gelir grubunda bulunanlar bu miktarları çok rahat karşılayabilecekken orta ve alt gelir grubundakilerin bütçeleri derin bir sarsıntı geçirecek. Bu kanun teklifini tamamına sirayet eden bu eşitsizlik ve orantısızlık ortadan kaldırılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, sürüş güvenliğinden söz açmışken size sürüş güvenliğinin kavramının âdeta tedavülden kaldırıldığı bir örnekten bahsetmek istiyorum. Sizlere Hakkâri ilimizin Çukurca ilçesinin yol hikâyesini anlatacağım. Baştan dikkatinizi çekeyim, bu yol herhangi bir ilçe yolu değildir, Türkiye ile Irak arasındaki Üzümlü Sınır Kapısı'na bağlanan uluslararası bir yoldur. Bu yolun yapılmasının üzerinden daha bir yıl geçmeden yolda çökmeler meydana geldi. Bunlar öyle küçük çökmeler de değil, bazı yerlerde yol kenarında metrelerce devam ediyor. Hız limitlerinin çok altında seyreden bir aracın bile bu çökme bölgelerinden güvenli şekilde geçmesi mümkün değildir. Hemen her hafta bu yolda bir kaza yaşanıyor, yaralanmalar oluyor, araçlarda ciddi hasar meydana geliyor. Yol inşaatından hiç anlamayan bir kişi bile bir yolun bir yılda kullanılamaz hâle gelmeyeceğini çok iyi bilir, tabii ki birileri özellikle bu hâle gelmesini istememişse. Bu yollar yapılırken ihale şartnameleri nasıl hazırlandı, ihaleler kimlere verildi; bunlar açıklanmalıdır. Aldıkları ihalelerin koşullarını bilinçli olarak zamanında yerine getirmeyen firmalar kimlerdir? Bunların talep ettikleri ek ödenekler nasıl ve neye göre verilmektedir? İhaleleri alan firmaların, mühendis ve teknikerlerin diplomalarının kiralandığı, yolların doğrudan işçiler tarafından yapıldığı ve ciddi teknik riskler olduğuna dair iddialar var. Bütün bu konularda gerekli yasal denetimler yapılıyor mu, yapılıyorsa sadece göz boyamak için ve göstermelik mi yapılıyor? İşlerini geciktiren firmalara gerekli cezalar neden uygulanmıyor? Ulaştırma Bakanlığının bu soruları cevaplaması lazımdır.
Değerli milletvekilleri, Hakkâri yollarının bir diğer önemli sorunu da heyelan ve kaya düşmesi tehlikesidir. Biz bu konuyu hem bu dönem hem de önceki dönemlerde defalarca Meclis gündemine getirdik ve ilgili kurumlara ilettik fakat maalesef hiçbir ilerleme kaydedilemedi. Kaya düşmesi ve heyelan tehlikesi bulunan bölgelerde yol ile kayalar arasında neredeyse hiçbir mesafe yok yani oradan düşen her kaya yola düşecek; o sırada o noktadan geçen bir araç varsa felaket yaşanması çok yüksek bir ihtimaldir. Kış mevsimindeyiz ve kar yağışının o zeminleri yumuşattığı biliniyor. Yağmur mevsimi başladığında risk daha da artacak. Peki, ilgili kurum tarafından bu risk biliniyor mu? Elbette biliniyor. O yoldan giden sürücüler hangi noktalarda risk olduğunu çok iyi biliyorlar. Bunu da defalarca sorumlulara bildirmelerine rağmen çoğu zaman ya hiç yanıt alamıyorlar ya da tedbirler ölümle sonuçlanan bir kaza sonrası alınıyor. Her yıl gördüğümüz manzara aynı; kaya düşen yerde yol temizleniyor fakat hiçbir önleyici tedbir ne yazık ki alınmıyor. Bir sonraki kaya düşmesine kadar vatandaşın can ve mal güvenliği şansa bırakılıyor. Oysaki kaya tutucu tel sistemi, yakalama perdeleri gibi sistemlerle bu riskler asgari düzeye indirilebilir. İlgili kamu kurumları yandaşlara şişirme ihaleler verip yanlışlarını görmezden gelmek yerine vatandaşların can ve mal güvenliğini gözeten bir yaklaşım göstermelidir. Ancak bu şekilde gerçek anlamda bir sürüş güvenliği sağlanır ve bu kanun teklifinin gerekçeleri karşılığını bulur diyorum, Genel Kurulu da saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)