GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Yargıdaki siyasallaşma iddialarına ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:4
Birleşim:59
Tarih:11.02.2026

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Türkiye demokrasisi adına, bağımsız yargımız adına, hukuk devletimiz adına kapkara bir gün yaşıyoruz. Akın Gürlek'in, seyyar giyotinin, İstanbul Başsavcısının Adalet Bakanı olarak atanmış olması aslında yargının, hukukun, adaletin tabutuna son çiviyi çakan kişinin o tabuta bekçi yapılmış olması anlamına gelir. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, Akın Gürlek Bakan Yardımcısıydı, siyasi bir kişilikti. Biz dedik ki: Siyasetçiden sonradan başsavcı olmaz; bu kişi siyasetçi. Siz de demişsiniz: "Bakan Yardımcısı siyasetçidir." Siyaseti bırakmış, başsavcılık görevi olmaz dedik, Anayasa'ya aykırı dedik. "Hayır, bağımsız yargı." dediniz ve gitti, somut iddia olmaksızın, delil olmaksızın, iftiralarla, isnatlarla, "duydum"larla "zannediyorum"larla belediye başkanlarımızı, bürokratlarımızı, 13'üncü Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu neredeyse bir yıldır cezaevinde, demir parmaklıklar arkasında tutuyor. Bu kişi masumiyet karinesi bilmez, operasyonlar yapar, algı operasyonları yapar, "Kasalardan dolarlar çıktı." der, "Kasalardan neler neler çıktı." der, "Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar." der, "Delilsiz, somut delil olmaksızın tutuklama yapmayız." der ama bakarsınız, iddianamesi bomboş, çöp değerinde, içinde bir tane somut delil olmayan... Bir sürü sanığı cezaevinde tutuyor. Bakın, Ayşe Barım, sadece Ayşe Barım'ı aylarca cezaevinde tuttu; Ayşe Barım'dan on iki yıl sonra bir darbeci çıkarmaya çalışan bir akıl. Bugün Ayşe Barım yargılanıyor. "Kent uzlaşısı." dediler, "Bunlar neler yapmış, bilseniz..." dediler; bugün hepsi tahliye oldu. Kent uzlaşısındaki arkadaşlarımızın suçu 2 Kürt vatandaşı Şişli'de belediye meclisi üyesi yapmaktı.

Bakın, şimdi tekrar Bakan yapıyorsunuz, tekrar siyasete dönüyor, giderken siyasetçiydi, orada siyaset yaptı, hukuk adamlığı yapmadı; şimdi geldi, tekrar siyaset yapacak. Aslında onu Adalet Bakanı olarak atayan Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'daki davaların tamamen siyasi olduğunu itiraf etmiştir, kabul etmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) İstanbul'da açılan davaların hiçbirinin hukukla, adaletle, bağımsız yargıyla uzak yakın hiçbir ilişkisi yoktur; bu, itiraf edilmiştir; bu, kabul edilmiştir. Daha önceki Adalet Bakanları -sayın mevkidaşım da burada, o da aynı şekilde- seçilmiştir; Akın Gürlek seçilmemiştir, seçilmemiş olan ilk Adalet Bakanı olacaktır. Yeni, tek adam ucube rejiminin olanağından yararlanarak bakan atandılar ama en nihayetinde bu sıralarda seçilmiş milletvekili olarak görev yapmışlardır. İlk defa bir seçilmemişi, bir başsavcıyı, bir gecenin bir vaktinde Adalet Bakanı yaptılar.

Değerli arkadaşlar, bakın, Akın Gürlek'in seçilmişlere hıncı hiç bitmedi; geçmişine bakın, Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder, Canan Kaftancıoğlu, Enis Berberoğlu, bütün bu dosyaların altında bu kişinin imzası var, hukuk katliamı var. Şimdi, bu kişi İstanbul'da neler yaptıysa, hukuku nasıl katlettiyse, nasıl darbe yaptıysa bunu Türkiye'de yapmaya kalkacak. Şimdi, ona yeni verdiğiniz sıfat: "HSK Başkanlığı" Şimdiye kadar İstanbul Başsavcısı olarak olağanüstü yetkilerle, olmayan yetkileri kullanarak İstanbul'da hukuksuzluk yarattı, darbe yarattı, terör estirdi. Şimdi, bunu Türkiye'de yapacak. Türkiye'deki kürsüdeki bütün savcılar ve hâkimlere Anayasa'ya ve yasalara bağlı kalmak konusunda hassas davranacak hâkimlere, savcılara bir mesaj veriliyor, deniyor ki: "Akın İstanbul'da ne yaptıysa ben Türkiye'de aynısını istiyorum." Ama bakın, söylüyoruz buradan, birazdan gelip içeceği, yapmaya çalışacağı yemin geçersizdir, Anayasa'ya aykırıdır. Anayasa tanımaz birinin Anayasa'ya uyacağı Bakanlık yemini geçersizdir, geçersiz olacaktır. (CHP sıralarından alkışlar) Hem hukuken geçersizdir hem de milletin gönlünde, millet nezdinde zerre kadar değeri yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Emir, lütfen tamamlayın.

MURAT EMİR (Devamla) - Eğer yemin edecekse, gerçekten bu göreve başlamak için yemine ihtiyacı varsa o yemini gitsin kendisini atayan Recep Tayyip Erdoğan'ın önünde, sarayda yapsın, Genel Kurulda yapmasın. (CHP sıralarından alkışlar)

Ve değerli arkadaşlar, eğer şöyle bir hesap yapılıyorsa "Biz Akın Gürlek'le Türkiye'de baskıyı artırırız, zorbalığı artırırız, korku salarız, cezaevlerini tıka basa doldururuz, Cumhuriyet Halk Partililere diz çöktürürüz, Türkiye'ye diz çöktürürüz." diye düşünüyorsanız aldanıyorsunuz. Biz dünden daha fazla kararlıyız, daha fazla cesaretliyiz; bu zorbalığa, bu hukuksuzluğa asla boyun eğmeyeceğiz. Hodri meydan! Biz buradayız. (CHP sıralarından alkışlar)