GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanunun 31'inci maddesi üzerinde parti grubum adına söz aldım.

Getirdiğiniz bu düzenleme iktidarın ülke sorunlarından ve hayatın gerçeklerinden koptuğunun özetidir. Ulaşım tercihlerini geliştirmeden, altyapıyı değiştirmeden, trafik kültürü ve eğitimini güçlendirmeden bu sorunu çözemezsiniz. İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren çok boyutlu bir mesele. Peki, sizin çözümünüz ne? Cezaları katlamak, faturayı vatandaşa kesmek. Bu hâlde ne trafik sorunu çözülür ne de can kaybı azalır. Daha vahimi, insan canını doğrudan ilgilendiren böylesine önemli ve toplumsal bir sorunu bütçe açığını kapatmak için kullanmanız. Bu yaklaşım kamu vicdanını yaraladığı gibi kabul edilemez bir durum. İktidarı şimdiden uyarıyoruz. Getirdiğiniz bu teklif, bırakınız çözüm üretmeyi yeni adaletsizliklerin, yeni mağduriyetlerin kapısını aralar. Getirdiğiniz cezalara bir bakın, ne emekli ne de asgari ücretli bu cezaları ödeyemez. Sizler, herkesin gelirini kendi geliriniz kadar sanıyorsunuz. Ödenemeyen cezalar vatandaşın kapısına icra dosyası olarak yığılır, devletle vatandaşı karşı karşıya getirirsiniz.

Değerli milletvekilleri, trafik yalnızca kural ve ceza meselesi değildir. Bu iş, ulaşım politikasıdır, altyapıdır, planlamadır, kültürdür. Bu ülkeyi, kara yolu ağırlıklı, plansız ve ranta dayalı bir ulaşım modeline mahkûm ettiniz. Yandaşlarınıza ulaşım sistemi üzerinden yeni arpalıklar yarattınız. Rakamlar ortada; Türkiye'de yolcu taşımacılığında demiryolunun payı yüzde 2'ler dolayında, Avrupa Birliği ortalaması ise yüzde 7'nin üzerinde. Yük taşımacılığında da benzer bir tablo var; biz de demiryolunun payı yüzde 5, Avrupa Birliğinde yüzde 18. Arada neredeyse 4 kat fark var. Şimdi soruyorum: Bu tabloyu değiştirmeden kazaları nasıl azaltacaksınız? "Ceza yazalım, sorun çözülsün." diyorsunuz. Bu anlayış bugüne kadar işe yaramadı, bundan sonra da yaramayacak. Daha önce de cezaları artırdınız, sonuç değişti mi? Hayır. Geçtiğimiz yıl trafik kazalarında yaklaşık 3.500 yurttaşımız olay yerinde hayatını kaybetti. Son on yılda 62 binden fazla insanı trafik kazalarında yitirdik. Bu neredeyse bir ilçenin nüfusu kadar. Başka bir garabet ise ülkemizde araçların ortalama yaşı 14, trafiğe kayıtlı araç sayısı 34 milyona dayandı, yaklaşık 8 milyon otomobil 20-21 yaşın üzerinde. TÜİK verileri ölümlü ve yaralanmalı kazaların yüzde 48,5 otomobillerin karıştığı kazalar olduğunu gösteriyor. Vatandaştan otomobil alırken ödediği paranın en az yarısını vergi olarak tahsil ediyorsunuz. Madem can kaybını azaltmak istiyorsunuz, madem bu konuda samimisiniz getirin binek araçlar için vergi indirimini, Meclisten birlikte geçirelim. (CHP sıralarından alkışlar) Vatandaş Avrupa'da olduğu gibi can güvenliği sağlayan yeni araçlara binsin ama sizin derdiniz ne güvenlik ne can kayıplarını azaltmak ne de vatandaş. Derdiniz tahsilat, tahsilat, tahsilat.

Görüşmekte olduğumuz 31'inci maddeye gelince kanunun geneline kıyasla nispeten daha derli toplu bir düzenleme. Kiralık araçlarla işlenen ihlallerde cezanın aracı kiralayandan tahsil edilmesi öngörülüyor ancak kimlik ve iletişim bilgileri eksikse yeni mağduriyetler kaçınılmaz görünüyor. Veri sistemleri güçlendirilmeden, uygulama netleştirilmeden bu madde de sağlıklı işlemez.

Değerli milletvekilleri, ceza yazmak en kolay iştir ama can kaybını azaltmak planlama ister, sorumluluk ister, samimiyet ister, kamu vicdanı ister. Ne yazık ki bunların hiçbiri AKP'de yok. Bu düzenleme bunun olmadığını bir kez daha bizlere gösterdi.

Teşekkür ediyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)