| Konu: | Şırnak’ın yerel sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 61 |
| Tarih: | 17.02.2026 |
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekranları başında bizleri izleyen tüm Türkiye halklarını ve cezaevindeki tüm siyasi tutsak yoldaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Seçildiğimiz günden beri tüm vekili arkadaşlarımla her fırsatta dile getirdiğimiz Şırnak'ın kronik sorunlarını bugün yeniden gündeme taşımak istiyorum. Şunun da çok iyi farkındayız: Bu dile getireceğimiz eksiklikler ve bilinçli politikalar sadece Şırnak'a özgü değil fakat mesele bizim bölgemizle ilgili oldu mu noksanlıkta bile eşitlik sağlanmıyor. Türkiye'nin geneline yayılmış olan bir sorun, Şırnak'ta, Botan'da binbir soruna dönüşüyor. Eşit yurttaş olamamanın yarattığı problemleri her gün iliklerimize kadar hissediyoruz. İşte, mücadelemizin esası bu eşitsizliğin sonlanması üzerine kuruludur.
Evet, konumuz Şırnak. Öyle bir kent düşünün ki il statüsüne kavuştuğu günden bu yana gelişmişlik sıralamasında hep en sonda bırakılsın. Öyle bir kent düşünün ki hastane inşaatları yıllarca bitmesin; doktor, personel ve ekipman eksikliği giderilmediği için yurttaşlar şifa aramak adına yollara düşüp başka illere mahkûm edilsin. Öyle bir kent düşünün ki eşsiz doğası yerle bir edilsin, dağları delik deşik edilsin, kesilmedik ağacı bırakılmasın. Öyle bir kent düşünün ki özel güvenlik bölgesi ilanlarıyla köylerine, mezralarına giriş yasaklansın, insanı yerinden yurdundan, toprağından edilsin. Öyle bir kent düşünün ki her gün medyada petrol müjdesiyle anılsın ama çıkarılan o petrolden orada yaşayan halka tek bir fayda sağlanmasın. Son olarak öyle bir kent düşünün ki yer altı kaynakları zengin olsun, kömürü olsun, termik santrallerle havası, suyu kirletilsin ve her Allah'ın günü elektrik kesilsin ve "DEDAŞ" adlı elektrik dağıtım şirketinin zulmüne terk edilsin. Bu listeyi uzatmak elbette ki mümkün; Şırnak'ın dertlerini anlatmaya ne bu kürsüdeki beş dakikamız ne de saatler yeter. Yaşananlar ortada, sorunlar meydanda, çözüm ise elbette ki bellidir ancak iktidarın ne bu sorunları çözecek bir niyeti ne de böyle bir iradesi vardır.
Değerli milletvekilleri, Cizre'den Uludere'ye, İdil'den Silopi'ye, Beytüşşebap'tan Güçlükonak'a kadar tüm Şırnak'ta en büyük sorun ekonomik kriz, işsizlik ve bunun yarattığı umutsuzluk ve geleceksizliktir. Şırnak Türkiye'nin en genç nüfusuna sahip 2'nci ildir ancak Şırnak'ta gençler için ne bir istihdam var ne de işsizliği bitirmeye dönük kalıcı bir politika söz konusu. İktidarın tek bir amacı, geçici işçilerle işsizlik verilerini düşük gösterip kendisine bağımlı bir toplum yaratmaktır. Botanlı gençler çalışabilmek, geçinebilmek yani hayatta kalabilmek adına büyük kentlere göç etmek zorunda bırakılmakta, güvencesiz işlerde, iş sağlığı ve güvenliğinin olmadığı iş kollarında ömrünü ve yıllarını heder etmektedir.
Bu sorun Türkiye'nin geneline yayılmış bir sorundur fakat Şırnak hem potansiyeliyle hem de jeostratejik konumuyla ekonomik krizin ve işsizliğin üstesinden gelebilecek şartlara da sahiptir, yeter ki sahici ve samimi bir çözüm iradesi ortaya konulsun.
Bir diğer hayati derecedeki problem ise Şırnak'ın sağlık sistemidir. Şırnak 500 yataklı devlet hastanesinin yıllardır bitirilmeyen inşaatı âdeta bir yılan hikâyesine dönmüş durumdadır. Silopi'deki kadın ve çocuk hastanesi kaderine terk edilmiş, Güçlükonak ve Beytüşşebap gibi ilçelerimizde sağlık personeli eksikliği alarm seviyesine ulaşmıştır. Cizre'deki ilaç yolsuzluğu iddiaları ise yanıtsız bırakılarak üstü örtülmek isteniyor. Hiçbir önergemize ve sorumuza da cevap verilmiş değildir. Bunun tek bir anlamı var; o da hırsızlığın, yolsuzluğun ikrarıdır.
Her zaman belirttiğimiz gibi, mızrak dün de çuvala sığmıyordu bugün de sığmıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Devamla) - "Petrol kenti" yalanları yurttaşın karnını doyurmuyor. Şırnak halkı bütçeden eşit pay ve sorunlarının bir an önce, acilen çözümünü talep ediyor.
Biz de Şırnak DEM PARTİ milletvekilleri olarak Şırnak halkımızın bu taleplerinin arkasındayız, yanındayız ve sonuna kadar da takipçisi olacağız diyerek Genel Kurulu saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)