| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 62 |
| Tarih: | 18.02.2026 |
MESUT DOĞAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, hangi açıdan bakarsak bakalım, tarihimizin en plansız, en kontrolsüz, en dağınık ve en sahipsiz bir sürecini yaşıyoruz. Maalesef, iktidarın yirmi dört yıldır bu coğrafyanın fıtratına aykırı olarak uygulamış olduğu politikalar siyasetin her alanında çok büyük sorunlar oluşturdu. Bugün sosyal hayatta var olan sorunlar, tabiri caizse çığlık atar vaziyete geldi.
Ben ne demek istediğimi daha rahat ifade edebilmek için birkaç tane rakamı sizlerle paylaşmak isterim. Bakın, hane halkına baktığımız zaman, hane halkının bu ülkede var olan tüm bankalara olan borçlarının toplamı 2002 yılı sonunda 6,7 milyar iken bugün 5,7 trilyona çıkmış vaziyette yani 850 kat arttı ve bugün Türkiye Cumhuriyeti devleti mahkemelerinde -bugün itibarıyla söylüyorum- var olan icra ve iflas dosyası 24 milyon 256 bin. Âdeta, bu sorunlar, insanları nefes alamayacak hâle getirdi. Artı, insanlarımızın eşine dostuna değil, kendine bile söyleyemediği sıkıntıları var.
Hane halkına başka bir açıdan baktığımızda, hane halkı büyüklüğü 2002 yılında 4 bireyden oluşurken bugün 3,1'e düştü. Şu anda 27 milyon hanenin olduğu Türkiye'de 27 milyon hanenin 5,5 milyonu 1 kişiden oluşuyor yani kalabalıklar içerisinde yalnızlaşmış insanlarımız var. Bunun yanında, son yirmi yıl içerisinde boşanan aile sayısı 3 milyonu geçti. Devletin çekirdeği olan aile darmadağın olmuş bir boyut taşıyor.
Gençlere baktığımız zaman, şu anda 5,5 milyon ev gencinden bahsediyoruz; on beş yirmi yıl önce böyle bir tabir bilinmezdi, konuşulmazdı ama bugün üniversiteyi bitirmiş, iş bulamadığı için, harçlık bulamadığı için eve hapsolmuş 5,5 milyon gençten bahsediyoruz. Ve Türkiye'de 19-29 yaş aralığında bulunan gençlerin yüzde 75'i bir fırsat, bir imkân bulduklarında Türkiye'de yaşamak istemediklerini ifade ediyorlar. Bu ülkenin hazinesi olan, geleceği olan gençlerin hâli bu. Ve yetmedi, 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 15 milyon madde bağımlısı gencimiz var.
2025 yılında toplum olarak, ülke olarak, millet olarak -rakama lütfen dikkat edin- 72 milyon adet antidepresan kutu kullanılmış. İşlenen cinayetler, intiharlar, hırsızlıklar, arsızlıklar cabası.
Peki, neden bunlar oldu? Çünkü iktidar, maalesef ama maalesef sorunları değil algıları yönetmeyi tercih etti, esası değil şekli önceledi, ülkeyi değil kendi iktidarını düşündü ve şimdi, içinden çıkılmaz sorunlarla baş başa kaldı. Peki, sonuç? Şimdi, bütün şehirlerimizde güzel güzel okullarımız var ama içinde eğitim yok; hastanelerimiz var, içinde sağlık yok; adalet saraylarımız var, içinde adalet yok; sitelerimiz var, içinde komşuluk yok; AVM'lerimiz var, içinde esnafımız yok; binalar yaptık ama içinde yaşayan insanları perişan ettik, aileleri perişan ettik.
Bakın, bakın, ya, öyle enteresan bir durum ki 2023 yılını Mevlâna Yılı ilan ettik ama Türkiye'de hoşgörüyü, sevgiyi, saygıyı perişan ettik çünkü 2023 yılında seçimlerde yaşadıklarımızı herkes hatırlıyor. 2024 yılını ise Emekliler Yılı ilan ettik, emeklileri perişan ettik. 2025 yılına geldik, 2025 yılını Aile Yılı ilan ettik, aileyi darmadağın ettik. Şimdi, biz, bu fotoğrafın karşısına, bu karnenin karşısına çıkmış, diyoruz ki: "Türkiye'nin yüzyılı". Bu, Türkiye'nin yüzyılı değil, yüzyılın felaketi. Anadolu'nun kaba tabiriyle söylüyorum, bu karneye sahip olan bir kişiyi, bir kurumu -affınıza sığınarak söylüyorum- eşek sudan gelinceye kadar döverler; bu övünülecek bir fotoğraf değil, bu övünülebilecek bir karne değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin, tamamlayın.
MESUT DOĞAN (Devamla) - Ondan dolayı sosyal hayatta yaşamış olduğumuz sorunları, inanın, görmezlikten geldiğimiz zaman, felaketi hep beraber yaşamak mecburiyetinde kalacağız. Dünyada en büyük aile devletlerdir, devletin reisi de millet tarafından seçilmiş iktidardır, devletin kendisidir; o ailenin bireylerinin sorunları, sıkıntıları, dertleri ciddi manada doğru okunup gerekli çözümler üretilmediği takdirde bedelini hem kendisi hem ülke olarak ödemek zorunda kalırız.
Ben, düşüncemi bu şekilde ifade ettikten sonra bu alanda çalışma komisyonuna bütün partilerin mutlaka ama mutlaka destek vermeleri gerektiğinin önemini ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)