| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 62 |
| Tarih: | 18.02.2026 |
BİROL AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Mazhar Alanson'un İsmet Özel'in dizelerinden derlediği Millî Parklar şarkısında geçen şu dizelerle sözlerime başlamak istiyorum: "Bir oyun oynanır, oyalanırız; orman değil artık millî parkız." Evet, derinlikli bir sistem sorgulamasını ve eleştirisini içeren bu cümleler bugün konuştuğumuz kanun teklifiyle çok daha anlamlı hâle gelmiştir. Değerli arkadaşlar, önce ormanlardan millî parklara, şimdi de millî parklardan turizm işletmelerine geçişin arkasında yatan sebep nedir? İlk olarak bunu sorgulamamız gerekiyor. Neden biz bugün böyle bir kanunu görüşüyoruz? Neden iktidar her şeyi bir genel müdürün imzasına bağlı hâle getiren böyle bir düzenlemeyi Meclisin gündemine getirdi? Neden böyle bir ihtiyaç hissetti? Nedenlerini aslında hep beraber biliyoruz. Nereden biliyoruz? Daha önce yapılan işlerden biliyoruz; Kaz Dağları'ndan biliyoruz, Atatürk Orman Çiftliği'nden biliyoruz, İkizdere'den biliyoruz, Uzungöl'den biliyoruz, Salda Gölü'nden biliyoruz, biliyoruz da biliyoruz. Biz, bu yasa teklifinin getirilmesinin nedenlerini en çok da İstanbul'un başına gelenlerden biliyoruz. "İstanbul'a ihanet ettik." itirafından ve bu itirafın ardından devam eden ihanetten dolayı biliyoruz. Değerli arkadaşlar, İstanbul'a ihanet edildi de Ankara'ya edilmedi mi? Bursa'ya ihanet edilmedi mi?
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Edildi.
BİROL AYDIN (Devamla) - Hatay'a, Samsun'a ihanet edilmedi mi? Sözün burasında dönüp AK PARTİ'li -Kocaeli- kıymetli milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum: Kocaeli Kartepe yükünü almıştır yeterince. Bu haddehaneyi oraya koymak büyük bir haksızlık olur, bundan siz de pişmansınız. Zaten şu yüreğinize, ciğerlerimize bu işlemiyor, sinmiyor. Lütfen, bir araya gelin, bu haksızlığı Kartepe'ye yapmayın, bunu bir ihanete dönüştürmeyin.
Kanal İstanbul'a bakıp iştahı kabaran anlayışın diğer şehirlerde gözünün tok olduğunu düşünemeyiz. Ağacın yeşili ile doların yeşilini, denizin mavisi ile euronun mavisini birbirine karıştıranların şimdi nasıl bir adım atacaklarını ve buna nasıl güveneceğimizi biz bilmiyor muyuz? Mezarlıklardan başka toprak ve yeşil alan bırakmayan rant hırsına millî parklarımızı, değerli arkadaşlar, nasıl emanet edeceğiz?
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maalesef son yıllarda uyuşturucu ve kumar bağımlılığını çokça konuşuyoruz. Ne yazık ki, başka bir bağımlılık daha var. O bağımlılık da iktidarda bulunanların içinde bulunmuş olduğu bağımlılık: Haksız, rant bağımlılığı; betona, gökdelene bağımlı hâle gelmiş ve tedaviyi de mütemadiyen reddeden bir bağımlılık. Bu çok feci bir bağımlılıktır değerli arkadaşlar. Bu bağımlılık nedeniyle ülkemiz parsel parsel görülüyor ve tasnif ediliyor. Zira, ülkeyi şirket, vatandaşı da müşteri gibi görmeye başladınız.
Değerli arkadaşlar, yeşil vatanı bir genel müdürlüğe indirgemenin, mavi vatanı veya sınırlarımızın güvenliğini bir genel müdürün uhdesine bırakmaktan hiçbir farkı yoktur. Bir ormanı yakan kişi ile bir orman sahasını betona gömen iradenin işlediği suç aynıdır. Bir insanı nefessiz bırakan ile bir şehri oksijensiz bırakan irade aynı iradedir. İnsanımıza, doğamıza, şehirlerimize ve Türkiye'ye karşı suç ve suçlar işlenmektedir. Rant bağımlıları ısrarla, inatla, bilerek ve isteyerek büyük bir hırsla Türkiye'ye karşı suç işlemektedir. İktidarı emanet olarak değil mülk gören anlayışın başvurduğu yöntemlerdir bunlar.
Bu suçu işleyenlere hatırlatmak isteriz ki ve isterim ki toprağın, ağacın, denizin, gökyüzünün fiyatı yoktur, değeri vardır. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
BİROL AYDIN (Devamla) - Baktığı toprağın, ağacın, denizin, gökyüzünün fiyatı yoktur, değeri vardır; bu bilinci kuşanma zaruretimiz vardır.
Baktığı her şeye fiyat barkoduyla bakan bu anlayış insanımızın ve çevremizin ihtiyaçlarını değil iktidarın ve piyasanın isteklerini, hırslarını öncelemektedir.
Daha bu kanun geçmeden öyle zannediyorum ki nereler, kimlere verilecek bellidir. Hangi vinç, hangi iş makinesi nereye yanaşacak bu kanun geçtikten sonra devreye girecektir ve bu, bugünden bellidir; bunu geçmiş uygulamalardan biliyoruz çünkü maalesef, iktidarın siciline bakınca olup bitecekleri bugünden görebiliyoruz. Bu nedenle, Türkiye'ye karşı bir kez daha suç işlenmesine sebep olacak bu kanuna şiddetle karşı geldiğimizi ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)