| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 65 |
| Tarih: | 26.02.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA SÜMEYYE BOZ ÇAKI (Muş) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri takip eden değerli halklarımızı ve cezaevlerinde direnen yoldaşları saygıyla selamlıyorum.
Önerge üzerine söz kurmadan önce farklı bir konuya kısaca değinmek istiyorum. TBMM Dilekçe Komisyonunun 4/8/2025 tarihli 11172 sayılı kararı açık bir gerçeği kayda geçirmiştir. Göbeklitepe, Karahantepe gibi tarihin ezberlerini bozan araştırmalarda yer alan antropologlar ve müze araştırmacıları ne yazık ki teknik hizmetler sözleşmesinin (c) bendindeki iki yıllık teknikerlerle aynı kategoride tutulmakta ve bu durum onlarda hem ekonomik özellikle de mesleki kayba neden olmaktadır. Verdiğimiz önergelerde de belirttiğimiz üzere, kazı alanlarında imza atan antropolog, envanter ve tescil dosyasında sorumluluk üstlenen müze araştırmacısı arkeologlar gibi dört yıllık lisans mezunu olmalarına rağmen aynı teknik dosyada yer alan birlikte çalıştıkları ünvanlarla aralarında fark bulunması yani sadece bir ücret meselesi değil elbette, bu görev, statü, yetki dengesinin bozulması olarak karşımıza çıkıyor. Kültürel miras yükünü taşıyan uzmanların statüsü artık netleştirilmeli.
Gelelim artan yaşam maliyeti karşısında kadın yoksulluğunun derinleşmesi ve hane içi geçim krizine. Bu ülkede artan bir yaşam maliyeti var ve bu nötr bir ekonomik süreç olarak adlandırılamaz, iktidarın bölüşüm politikalarının tercihlerinin sonucudur. Enflasyon yükselirken ücretler baskılanıyor, sosyal politikalar daraltılıyor ancak sermayeye kaynak aktarımı sınırsız devam ediyor. Kadınlar da ya iş gücünün dışına itiliyor ya da güvencesiz, düşük ücretli, kayıt dışı alanlara sıkıştırılıyor. Bakım hizmetleri ise kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp aile sorumluluğuna devrediliyor ve böylece kadın emeği iki kez sömürülüyor; birincisi, piyasada ucuzlaştırılarak; ikincisi, evde, ev içinde ücretsizleştirilerek. Yoksulluğu hane geliri üzerinden ölçerek gerçeği perdeleyemezsiniz çünkü hane içi gelirin kendisi bile zaten eşitsiz belirleniyor. Bu, sadece hane içi değil, kamusal politikalar yoluyla üretilen sınıfsal eşitsizliğin cinsiyetli biçimde derinleştirilmesidir. Bütün öğrenciler olmak üzere, kadın öğrenciler de yalnızca hane içindeki krizlerden değil, kamusal alanda ortaya çıkan krizlerden de etkileniyor.
Eğer gerçekten çözüm isteniyorsa bakım hizmetleri kamusallaştırmalı, güvenceli istihdam yaygınlaştırılmalı, sosyal politika hak temelli bir şekilde yeniden inşa edilmelidir diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)