| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 65 |
| Tarih: | 26.02.2026 |
KONUR ALP KOÇAK (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 234 sıra sayılı Kanun Teklifi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve aziz Türk milletini saygıyla selamlıyorum.
Türkiye'nin kurucu üyesi olduğu OECD'nin Paris dışındaki en büyük ofisi olan İstanbul merkezi girişimcilik, kamu yönetişimi, inovasyon ve yeşil büyüme gibi alanlarda yürütülen çalışmalarda kurumsal bir diyalog zemini tesis etmektedir.
Bu merkez kamu politikalarının tasarımı ve uygulanması süreçlerinde iş birliğini kolaylaştıran, bölgesel kapasite geliştirme programlarını koordine eden ve politika transferine imkân sağlayan önemli bir platform olagelmiştir.
OECD açısından İstanbul merkezi Balkanlar, Asya, Afrika ve Orta Doğu bölgelerine erişim ve küresel iş birliklerinin geliştirilmesi açısından kritik bir işlev üstlenmektedir. Bu yönüyle İstanbul'un ev sahipliği yaptığı merkez Türkiye'yi bölgesel ekonomik yönetişimde daha aktif ve daha etkin bir aktör konumuna taşımaktadır.
Merkezin kurulmasını öngören mutabakat zaptı 2020 yılı başında yürürlüğe girmiş olmasına rağmen küresel pandemi nedeniyle merkezin faaliyetleri bir yıllık gecikmeyle 2021'de başlayabilmiş, bunun bir sonucu olarak da ülkemizin gönüllü katkısının ilk taksiti de yine bir yıllık gecikmeyle 2021 yılında ödenmiştir. Dolayısıyla, hukuken beş yıllık süresi dolan mutabakat zaptıyla fiili uygulanma takvimi arasında bir uyumsuzluk ortaya çıkmıştır. İşte bu sebeple mutabakat zaptının öngörüldüğü şekilde beş yıllık bir uygulama süresine kavuşabilmesi amacıyla süresinin bir yıl uzatılması ve merkezin hukuki statüsünün devamının sağlanması ihtiyacı hasıl olmuş. Bu kapsamda hazırlanan mutabakat zaptının yenilenmesine dair protokol ise 17 Ocak 2025 tarihinde imzalanmıştır. Ülkemize ilave bir mali yükümlülük getirmeyen bu protokolün onaylanmasının Meclis tarafından uygun bulunması OECD İstanbul merkezinin faaliyetlerine kesintisiz devam etme imkânı sağlayacak, pandemi nedeniyle kaybedilen fiili uygulama süresinin telafisini mümkün kılacaktır. Böylelikle hem mali taahhütle uygulama süresi arasındaki denge korunacak hem de kurumsal süreklilik temin edilmiş olacaktır.
Sayın milletvekilleri, içinde bulunduğumuz bu bölge sorumsuz liderler tarafından ciddi risklere maruz bırakılmaktadır. Bir tarafta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik baskı politikası, diğer tarafta İran'ın Rusya ve Çinle geliştirdiği askeri iş birlikleri bölgesel gerilimi küresel rekabet denklemine taşımaktadır. Küresel yansımaları olacak bir çatışmanın ayak sesleri duyuluyorken, ABD ve İsrail başta olmak üzere tüm tarafların aklıselim davranması gerekmektedir. Böylesi bir ortamda diyalog kanallarını açık tutan ve bölgesel iş birliğinin kurumsal çerçeveye oturtan mekanizmalar öncekine kıyasla daha büyük önem, stratejik değer taşır hâle gelmiştir. Zira jeopolitik fay hatlarının derinleştiği bu dönemde ekonomik iş birliği platformları güven artırıcı işlev görmekte, ekonomik diplomasi güvenlik diplomasisini güçlü şekilde desteklemektedir. Bu bağlamda, OECD İstanbul Merkezi, İstanbul'un çok taraflı diplomasinin merkezlerinden biri hâline gelmesine katkı sunmakta, ülkemizin Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgeleri'yle iş birliklerini güçlendirmektedir. Ekonomik direnç, bağlantısallık, sürdürülebilir kalkınma başlıklarında geliştirilen diyalog zemini, çatışma risklerin arttığı bir dönemde istikrarın ekonomik ayağını tahkim etmektedir.
Sonuç olarak, OECD İstanbul Merkezi'nin faaliyetlerini devam ettirebilmesi, hem ülkemizin ekonomik vizyonuna hem de İstanbul'un ve dolayısıyla Türkiye'nin küresel rolüne katkı sunacaktır.
Bu düşüncelerle, protokolün ülkemiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyor, otuz dört yıl önce Hocalı soykırımında katledilen soydaşlarımızı rahmetle, dualarla yâd ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)