GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:66
Tarih:03.03.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Grubumuzun genel görüşme talebi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin hemen başında, millî görüş hareketimizin kurucusu Erbakan Hocamızın vefatının 15'inci yıl dönümü vesilesiyle kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. İlim, devlet, dava, siyaset adamı, Başbakanımız ve gerçekten Türkiye'nin ikinci yarısına, Cumhuriyetimizin ikinci yarısına bakışıyla, duruşuyla damga vurmuş bir siyasi kişiliktir.

Saygıdeğer milletvekilleri, dünya artık çok farklı bir noktaya gidiyor; Gazze soykırımıyla birlikte dünyada güvenlik mimarisi değişti ve ardından Körfez'de, Orta Doğu'da dengeler farklı boyutlara ulaştı ve biz Venezuela'da bir devlet başkanının kendi sarayından kaçırılarak Amerika'da yargılanmasına şahit olduk. Şimdi, artık İsrail'in etrafında düzenli orduya sahip bir tane ülke kalmasın diye özel çalışmalar yapıldığını, özel saldırılar yapıldığını görüyoruz. 28 Şubat günü sabahleyin henüz müzakereler devam ediyorken, henüz Umman Dışişleri Bakanı "Anlaşmaya çok yakınız." dediği hâlde Amerika tarafından, Amerika destekli İsrail tarafından Tahran'a yapılan saldırılarda aslında doğrudan bu saldırıların devamında bölgeyi kaosa, kargaşaya sürüklemenin tam anlamıyla gerçekleştirilmek istendiğini görüyoruz. "Hukuk" diyeceğim, tebessüm edeceksiniz, "uluslararası hukuk" diyeceğim, "O ne?" diyeceksiniz ama uluslararası hukukun tamamen ayaklar altına alındığı, hiçbir şekilde hiçbir kriterin, hiçbir değerin dikkate alınmadığı bir dönemi yaşıyoruz. Biz Türkiye tarafından yapılan açıklamaları da dikkatle takip ediyoruz. Değerli arkadaşlar, Türkiye tarafından yapılan açıklamalarda maalesef özne yok. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Kim bu işin muhatabı, bunu yapan kim? Yani İsrail'in, Amerika'nın ortaya koyduğu bu katliamın, bu başıboşluğun, bu saldırıların fiili olarak muhatabı kim? Kim yapıyor bunları? Bunları neden söylemekten imtina ediyoruz? Biz demiyoruz ki Türkiye hemen çıksın, savaşa girsin, müdahale etsin, şu olsun, bu olsun; elbette, diplomasinin bütün boyutlarıyla irdelenmesi, takip edilmesi gereken bir yönü var Türkiye bunu yapmalı ama değerli arkadaşlar, Türkiye şunu bilmeli: Belki otuz sene önce, kırk sene önce "İsrail'le komşu olacak mıyız?" sorusunun cevabı havada kalabilirdi, bugün artık "İsrail'le komşu olabilir miyiz?"in cevabını alıyoruz aynı zamanda diyoruz ki: "İran'dan sonra acaba Türkiye'ye de bir saldırı olur mu?" bunun da endişesini yaşıyoruz.

Değerli arkadaşlar, Amerika'nın, İsrail'in başlattığı saldırı sadece bölgesel barışa değil, küresel barışa bir saldırıdır. Savunma Bakanlığının adını "Savaş Bakanlığı" olarak değiştiren bir anlayışa karşı duruşumuzu ortaya net koymazsak "Bu işin fiili, bunu ortaya koyan Amerika'dır ve uluslararası hukuku ayaklar altına alan Amerika'dır." diyemezsek emin olun, bu silsileyi durduramayız. "Rejim değişikliği" diye bir şifre var, rejim değişikliği şifresi, işte, İran rejimine karşı olanların desteğini alabilmek adına "Acaba bir boşluk oluşturabilir miyiz?" Siz kimsiniz? Siz hangi gerekçeyle bir ülkenin rejimini değiştirebilirsiniz? Bir ülkenin toplumu, milleti kendi kaderini tayin eder, onlar hangi rejimle yaşamak istiyorlarsa ona karar verirler. Amerika bu zamana kadar hangi gittiği yere demokrasi getirdi; Küba'ya mı getirdi, Venezuela'ya mı getirdi, nereye getirdi de İran'a getirecek? Yani İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra hangi ülke Amerika'nın getirmiş olduğu demokrasiyle bugün güllük gülistanlık hâlde?

Değerli arkadaşlar, sözlerimi tamamlarken şunu söylemek istiyorum: Bakın, Erbakan Hocayla konuşmayı açtım. Erbakan Hocamız siyonizmin bütün kodlarını çözerek aslında siyaset sahnesinde var oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

MUSTAFA KAYA (Devamla) - Erbakan Hoca "siyonizm" dediğinde emin olun birçok kimse "Erbakan Hoca kendi kafasında bir komplo teorisi üretiyor. Bu komplo teorisiyle beraber kendisinde olmayan bir düşman ihdas ediyor." gibi algılarla itibarsızlaştırmaya çalışmıştı ama arkadaşlar, bakın, net söylüyorum: Eğer biz bu işin adını koymazsak, biz bu işin faillerinin kim olduğunu net bir şekilde ifade etmezsek bu işin sonunda çember daralıyor, hedef biz olacağız. Ve şunu unutmayın: Büyük İsrail projesi gerçek; çok açık gerçek. Arzımevut diye bir hedef var; gerçek. Büyük İsrail projesinin, arzımevudun hedefinde Türkiye var; gerçek. Bugün bu gerçeğe gözlerimizi kapatırsak, bu gerçekten bihabermiş gibi adresi tam olarak göstermezsek Allah korusun yarın buralarda yaptığımız toplantıları cephede yapmak zorunda kalırız diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyor, genel görüşmemize destek bekliyoruz. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)