GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekranları başında bizleri izleyen tüm Türkiye halklarını ve cezaevlerindeki tüm siyasi tutsak yoldaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Üzerinde söz almış bulunduğum Meclis araştırması teklifi her ne kadar AKP iktidarının vekilleri tarafından reddedilecek olsa da Türkiye'nin en önemli sorunlarından birine parmak basıyor ve bunu gündeme taşıyor.

Özellikle erken cumhuriyet döneminden sonra irili ufaklı, kısa süreli ya da uzun süreli bu ülkede iktidara gelen her parti, kamusal alanı liyakat esaslı değil sadakat esaslı bir yönetim biçimiyle sürdürür oldu; 1980 askerî darbesi ise bu ilişkilerin kurumsallaşmasına aktif bir zemin hazırladı. Türkiye siyasal hayatı burada sıralanabilecek birçok sayısız örnekle doludur maalesef fakat AKP iktidarı döneminde bu durum hem profesyonelleşti -özellikle tırnak içinde belirtmek istiyorum- hem de eşi benzeri görülmemiş bir evreye ulaştı. İktidar palazlanma döneminde Gülen cemaatiyle birlikte hareket ediyordu, onlarla arası bozuldu, işleri bitti, ortaklar çıkar çatışmasına girişti; Gülenciler darbe girişimi sonrası bertaraf edildi. Şimdi ise başka yapılar yine devletin sistemine dâhil edildi.

Bu durum sadece cemaatler ve tarikatlarla sınırlı değil; sistemin içerisinde candaşlar da var, yandaşlar da var; eş dost, hısım akrabalar da var yani komple bir paket olarak ne ararsanız var maalesef. Herkes devletten ilişkisi, sadakati ve dönebilme kabiliyeti oranında kendine pay sağlıyor, rant elde ediyor, dokunulmazlık kazanıyor ve bundan da utanmıyorlar hatta gurur dahi duyuyorlar. Ara sıra bazıları karnından konuşarak bu durumu eleştirirmiş gibi yapıyor, özgül ağırlığının gereğini sözde yerine getiriyor. Buna da elbette ki bir çözüm var, bir çözümleri var: Ver koltuğu, sustur herkesi; ver Varlık Fonu iştirakinden bir yönetim kurulu üyeliği, bakın nasıl itiraz sesi kesiliyor.

Elbet konuşmamın sonuna gelirken dün Zeytinburnu sahilinde yaşamını yitirmiş hâlde bulunan Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra'yı anmadan bu konu üzerine konuşmak mümkün değil. Aslında bütün bu başlıklar birbirinden kopuk değildir, bu başlıklar üzerinden değerlendirmek gerekirse hepsi aynı yapının parçalarıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Devamla) - Tarikatlara fiilen cezasızlık zırhı sağlayanlar, onların kamu kurumlarında kadrolaşmasına göz yumanlar kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçlarda da çoğu zaman failden çok mağduru sorgulayan bir anlayışı beslemektedir. Nitekim hayatını kaybeden kadının sözleri, bu gerçeği çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Mağduru suçlamak bu toprakların geleneği maalesef ancak bu geleneği değiştirmek de sorumluluğumuzdur ve mücadele gerekçemizdir.

Hiç kimse yalnız değildir, dayanışmayla bu karanlığı aşacağız, beraberiz ve birlikte kazanacağız diyerek Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)