GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

CEVAHİR ASUMAN YAZMACI (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Millî Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine şahsım adına söz almış bulunmaktayım, aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifi ülkemizin doğal mirasının korunması, biyolojik çeşitliliğinin sürdürülebilirliği ve korunan alanların daha etkin yönetimi açısından son derece önemli bir düzenlemeyi içermektedir. AK PARTİ Hükûmetleri olarak doğayı korumayı sadece bir çevre politikası değil, aynı zamanda gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlayışla son yirmi üç yılda korunan alanlarımıza güncel rakamlarla yaklaşık 22 milyar liralık yatırım yapılmış, 2026 yılında ise doğa koruma faaliyetleri için 11,1 milyar liralık bütçe ayrılması planlanmaktadır. Bu yatırımların sonucunda 33 olan millî park sayımız 50'ye, 17 olan tabiat parkı sayımız 275'e, 89 olan tabiat anıtı sayımız 112'ye yükselmiş, toplam korunan alan sayımız 172'den 692'ye çıkarılmıştır. Bu rakamlar doğayı koruma konusunda ortaya koyduğumuz güçlü iradenin en somut göstergesidir.

Yine, iklim değişikliğinin yol açtığı risklere karşı sulak alanlarımızın korunmasına büyük önem verilmiş, koruma altındaki sulak alan sayısı 9'dan 138'e çıkarılmış, sulak alan yüz ölçümü ise 159 bin hektardan 1 milyon 755 bin hektara yükselmiştir. Orman varlığımız da aynı dönemde önemli ölçüde artmış, 2002 yılında 20,8 milyon hektar olan orman varlığımız bugün 23,4 milyon hektara ulaşmıştır. Bu süreçte aziz vatanımızın dört bir yanına 7,5 milyardan fazla fidan dikilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan gök vatan, mavi vatan ve yeşil vatan vizyonu Türkiye'nin güvenliği, kalkınması ve sürdürülebilir geleceği açısından bütüncül bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Doğayı korumak yalnızca çevreyi korumak değil aynı zamanda millî güvenliğimizi, ekonomik sürdürülebilirliğimizi ve yaşam kalitemizi korumaktır. Maalesef, 1983 yılında yürürlüğe giren 2783 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun zaman içerisinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalmaya başladığı gözlenmektedir. Ayrıca, Orman Kanunu ve Turizmi Teşvik Kanunu gibi diğer kanunlarda yapılan değişikliklerle uygulamada uyum sorunları da ortaya çıkmıştır. Görüştüğümüz kanun teklifimiz, korunan alanların daha etkin yönetilmesini, biyolojik çeşitliliğin korunmasını, yaban hayatının sürdürülebilirliğini, sulak alanların ve hassas ekosistemlerin korunmasını, doğa turizmi potansiyelinin artırılmasını amaçlayan kapsamlı bir düzenlemeyi içeriyor. Aynı zamanda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi, koruma faaliyetlerinin daha etkin yürütülmesi ve hukuka aykırı faaliyetlere karşı daha caydırıcı mevzuatın oluşturulması da bu teklifin önemli kazanımları arasında yer almaktadır. Nitekim korunan alanlarımıza olan ilgi de her geçen yıl artmaktadır. 2002 yılında yaklaşık 5,5 milyon olan ziyaretçi sayısı bugün 70 milyona ulaşmıştır. Bu artış vatandaşlarımızın doğayla daha fazla buluştuğunu ve bu alanlara yönelik yatırımların ne kadar isabetli olduğunu göstermektedir.

Değerli milletvekilleri, AK PARTİ kuruluşundan itibaren milletimizin değerleriyle barışık, doğayla uyumlu ve geleceği düşünen bir kalkınma anlayışını hayata geçirmiştir. Bugün Türkiye gündemi belirlenen değil gündem belirleyen, krizlerin değil çözümlerin adresi olan, bölgesinde barışın ve istikrarın teminatı hâline gelen bir ülkedir; Türkiye artık eski Türkiye değildir. Bu güçlü yürüyüş Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha ileri taşınacaktır.

Kanun teklifinin ülkemiz, doğamız ve gelecek nesillerimiz için hayırlı olmasını diliyor, emanetçisi olduğumuz bu eşsiz doğal mirası daha güçlü şekilde korumaya vesile olmasını temenni ediyor; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)