GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:68
Tarih:05.03.2026

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün vatanın bağımsızlığı için büyük bir mücadele vermiş, eşi ve kendisi için biriktirmiş olduğu kefen parasını Millî Mücadele'ye bağışlamış, partimizin, devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün silah arkadaşı Mehmet Rifat Börekçi'nin -ilk Diyanet İşleri Başkanımız- ölüm yıl dönümü. Kendisini saygıyla, rahmetle anıyoruz.

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz ki yakın bir zamanda Bolu Belediye Başkanımız tutuklandı. Gerek Başsavcılık gerek soruşturma savcısı ısrarla üç harfli üç marketin şikayetçi olduğunu söyledi. Bugün bir gerçek ortaya çıktı, havuz medyasından da bazı gazeteciler böyle algı yaptı. Şok Market'in Yönetim Kurulu Tanju Özcan hakkında bir şikâyetleri olmadığını söyledi. Gerçek ortaya çıkıyor. Kartalkaya faciasında bir tek Bakanlık bürokratını yargılayamayan, sorgulayamayan, onları koruyan Bolu Cumhuriyet Başsavcısı kendisini şikâyet eden Belediye Başkanımızdan intikam almak için yürüttüğü bir soruşturma. Buradan bir kez daha sesleniyorum: Tanju Özcan'ın derhâl serbest bırakın. Bu, utanç verici bir durumdur.

Şimdi, bir kez daha anlatmak istiyorum: "BOLSEV" diye bir vakıf var, bu vakıftan 528 öğrenci burs alıyor. 3 markete bağış yapması için talepte bulunulduğunda marketler diyor ki: "Belediyenin billboardlarını verin." Belediye de diyor ki: "Verelim." Belediye Başkanı "Ben partimin, kendimin, belediyemin reklamını yapmayayım, çocuklar için marketler gelsin burayı kullansın." diyor. Yani aslında karşılıklı bir şekilde belediye o bağışların karşılığında billboardları veriyor. Aradan belli bir süre geçiyor, başsavcılık bölge müdürlerini çağırıp tehditle ifade alıyor. Şimdi, 528 öğrenciye burs veren vakfa 3 marketin, Bolu'nun iş insanlarının çok ciddi bir şekilde dokunuşu var. Ayrıca, bir huzurevi yapmak istiyorlar ve bundan dolayı Belediye Başkanımız tutuklu.

Şimdi, sormak isterim bu ülkenin savcılarına: 2019 yılında, Topbaş döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi TÜRGEV Vakfına 51 milyon para vermiş, Ensar Vakfına 30 milyon para vermiş, Okçuluk Vakfına 17 milyon para vermiş, İlim Yayma Vakfına 10 milyon para varmış, toplam 800 milyon, 2018 ve öncesi yani yaklaşık olarak bugünün karşılığı 15 milyara yakın para verilmiş. Bir tane savcı çıkıp "Sen İBB'nin parasını, bu halkın parasını bu vakıflara nasıl veriyorsun?" demiyor ama Bolu'da kirli bir algıyla Belediye Başkanımız bugün tutuklu, hakkında suç duyurusunda bulunduğu iddia edilen market de "Biz suç duyurusunda bulunmadık." diyor.

Şimdi, ne olacak? Tanju Özcan'ı tutukladınız, Sincan'a sürdünüz; burada. Ya ne hâle geldi koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin yargısı? O savcılar, o hâkimler şu anda rahat mı? Bir kentin iradesine kelepçe vurdular, bir kentin iradesini gasbettiler, Bolu'ya darbe yaptılar. Gerçekler ortaya çıkıyor, hâlâ bir karar verilmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, lütfen.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - O HSK'de bir parça duruş varsa, o başsavcıyı açığa alırlar, derhâl yargıya teslim ederler çünkü o başsavcı suç işlemiştir, suç işlemeye de devam etmektedir; Tanju Özcan biran önce serbest bırakılmalıdır.

Geliyorum İBB konusuna... Genel Başkanımız uzun uzun açıkladı. Maalesef ki bu ülkede adalet ayaklar altına alınmış. Eğer ki CHP'liysen, eğer ki muhalifsen her şeyin sorgulanıyor, evin izleniyor, araban izleniyor, istihbarat seni takip edebiliyor; vergi müfettişleri, devletin tüm birimleri sende.

Bakın, 2014-2019 yılları arasında, Topbaş döneminde İçişleri Bakanlığı sadece 26 tane soruşturma yürütmüş, 2019-2025 Ekrem İmamoğlu döneminde 46 soruşturma yürütmüş; yine Topbaş döneminde Sayıştay sadece 1 kez sorgu yapmış, Ekrem İmamoğlu döneminde 16 sorgu yapmış; İBB, İSKİ, İETT, yine İstanbul Belediye Başkanımız 1.042 kere sorgulanmış İçişleri Bakanlığı tarafından, Topbaş 115 kez sorgulanmış; Ticaret Bakanlığı, vergi müfettişleri, Çalışma Bakanlığı, SGK, MASAK Topbaş döneminde sıfır inceleme yapmış, Ekrem İmamoğlu döneminde 378 inceleme yapmış.

Ve bir algı daha çöktü. Bakın, ben raporun sonunu okuyorum: "Genel yapılan teftişlerde, tüm incelemelerde hiçbir kamu zararına rastlanmamış. İçişleri Bakanlığı, Sayıştay, SGK, Ticaret Bakanlığı, hepsi inceliyor; bir tek, bakın, bir tek, bir tek kuruş zarar yok ama bir kişi buluyor, Akın Gürlek buluyor. Bu soruşturmaların hepsinin geldiği nokta Ankara'nın, merkezî iktidarın seçim kaybetme korkusuyla millet iradesine darbe girişiminde bulunmasıdır. Aslında bu, açıkça anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçudur çünkü millet iradesi ayaklar altına alınmıştır. İşte raporlar, işte müfettiş raporları, açıkça "Zarar yok." diyor, açıkça ama bugün Ekrem İmamoğlu, arkadaşları cezaevinde.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bu arkadaşlarımıza, yol arkadaşlarımıza daha rahat, daha büyük salonlarda yargılama yapılması için milyarlarca lira para verilip duruşma salonları yapılıyor, özel atamalar yapılıyor, özel güvenlik tedbirleri icat ediliyor. Avukatlar, milletvekilleri çok sınırlı sayıda görüşülebiliyor, şu anda tecrit altındalar. Türkiye Cumhuriyeti bunu hak etmiyor bakın. Türkiye Cumhuriyeti'nin yargısının geldiği nokta utanç verici bir nokta. 5 belediye başkanımız, ilçe belediye başkanımız aylardır tutuklu; Gaziosmanpaşa, Büyükçekmece, Şile...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Daha iddianameleri hazırlanmadı; dokuz ay, yedi ay, altı ay tutuklu. Ya, seçilmiş bir belediye başkanını dokuz ay iddianame hazırlamadan neden, neden tutuyorsun? Deliller toplanmamış, delilleri toplamadan neden tutukluyorsun? Delillerin toplanmaması yargının bir utancı, onu gerekçe göstererek orada tutulmaları iktidarın bir utancı, o yüzden, bakın, adalet ayaklar altında. Biz bir kez daha sesleniyoruz: Bizle meydanlarda, sandıkla mücadele edin. Atadığınız yargıçlarla, verdiğiniz talimatlarla, gönderdiğiniz başsavcılarla bizle mücadele edemezsiniz. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, belediye başkanları, üyeleri dimdik ayaktadır, dimdik ayaktadır. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Çok kısa da... Hem paramızın değerini bugün Ömer Fethi Gürer vekilim paylaştı, gerçekten çok ilginç bir durum. Erik, ilk erik çıkmış, kilosu 9 bin lira, Allah çocuk bekleyenlerin ve eşlerinin yardımcısı olsun; bu, paramızın değerini gösteriyor. Bakın, tabii ki turfanda, tabii ki pahalı olacak ama bir kilo erik 9 bin lira; yaparsa AKP yapar(!) (CHP sıralarından alkışlar) Türkiye'nin geldiği nokta budur. Şimdi, tabii ki diyecek Sayın Başkan "Erik de yemeyiversinler." Yemesinler ama bir kilo erik 9 bin liraysa paramızın değerinin, ülkenin geldiği nokta budur.

Son olarak, dün Ali Gökçek Vekilimiz trafik cezalarını gündeme getirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Çok kısa, son cümlem, bitiriyorum Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bize de bugün gerek makama gerek cep telefonuma gerek internetten gelen mail, mesajlar inanılmaz bir durumu ortaya koydu. Trafik Yasası çıktı, 300 bin lira, 400 bin lira, 150 bin lira, 200 bin lira cezalar var.

Anadolu'daki insanlarımızın en çok kullandığı araç Şahin, Toros, Doğan. Hatta gençler bu arabaları, tabii, modifiye de ediyor, jantını değiştiriyor, boyasını değiştiriyor, camlarını değiştiriyor, yasal çerçevede bunu yapıyor ama Şahin marka aracı olan bir kardeşimize 300 bin lira ceza kesilmiş, anahtarı bırakmış polise, kaçmış. Toros, çiftçilerin kullandığı, Renault marka, yerli bir araba; 400 bin lira ceza kesilmiş, arabayı bırakmış, hastaneye gitmiş. İnsanlara bu kötülüğü yapmayalım. Bu cezalar ödenecek cezalar değil. Alkol alıyorsa...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Son Başkanım, bunu bitireyim.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Yirmi dakika oldu galiba Başkanım. Kaç dakika?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Yok canım, sekiz saat falan oldu(!)

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Oldu, oldu, yirmi oldu, yirmi.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Son cümlem, toparlıyorum.

BAŞKAN - Son cümle?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Evet.

BAŞKAN - Peki.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Son cümlelerim, son bir dakika.

BAŞKAN - Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Eğer şerit ihlali, hız, alkollü, kırmızı ışık ihlalleri yapıyorsa versinler ama aksesuarlarından dolayı, gençlerin merakından dolayı 100 bin liralık, 150 bin liralık araca, astıkları armalar, boyalar, bundan dolayı bu cezaların verilmesi doğru değil. Zaten ülkenin durumu ortada. İnsanların, Anadolu insanının üç beş kuruşunu bir araya getirerek bindikleri araçlar var. Bu cezaların hiçbiri gerçekten kaldırılamıyor. Cezaların mantıklı, ödenebilir, karşılanabilir olması lazım. O yüzden bunun tekrar bir gözden geçirilmesini talep ediyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)