GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:68
Tarih:05.03.2026

EVRİM KARAKOZ (Aydın) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri ve televizyonları başında bizi izleyen aziz milletimiz; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Görüşülen bu kanun teklifinin içeriğinde Çevre Kanunu, Millî Parklar Kanunu, Kara Avcılığı Kanunu ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapılması var. Dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz, bir cennette yaşıyoruz. Biz ağaca, suya, denize, bu ülkenin doğasına baktığımızda şükrediyoruz; ülkemizdeki çocukların geleceğini görüyoruz, atalarımızın mirasını görüyoruz ve emanet aldığımız bu güzel coğrafyayı torunlarımıza da aynı şekilde devretmeyi istiyoruz. Siz ise yirmi dört yıllık iktidarınızda dağımıza, taşımıza, ağacımıza baktığınızda rant görüyorsunuz, maden görüyorsunuz, ticari alan görüyorsunuz, talan görüyorsunuz, milletin çıkarlarını değil, yandaşların çıkarlarını düşünüyorsunuz. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Çocuklarımızın geleceğini değil, yandaşlarınızın geleceğini düşünüyorsunuz.

Doğa konusunda yirmi dört yılda yapmadığınız kalmadı. Ne orman dinlediniz ne mera dinlediniz ne kıyı şeridi dinlediniz ne verimli ova dinlediniz ne incir dinlediniz ne de zeytin dinlediniz; şimdi de millî parklara gözünüzü diktiniz. Yıllar içinde gördüğümüz şey, iş bilmez iktidarınızda koruma altında olan önemli sulak alanların, göllerin, ırmakların kuruduğudur; ekonomik türlerin, ekosistemin yok olduğudur; ormanların yandığı ve yerlerine mantar gibi villaların, otellerin yapıldığıdır; içme sularımızın, nehirlerimizin inanılmaz ölçüde kirlendiğidir; milyonlarca ağacın kesildiğidir; dağa, taşa, yere, göğe verdiğiniz maden ruhsatlarıdır; her yere kurduğunuz siyanür kuyularıdır; her yerde kurdurduğunuz ve denetlemediğiniz jeotermal santrallerdir; Kaz Dağları'nda, Cerattepe'de, Soma'da, Salda Gölü'nde, İliç'te, Akbelen'de ve sayamadığımız daha pek çok yerde yaptığınız çevre katliamlarıdır; doğayı, yaşamı, insanı değil, yandaşı önceleyen çevre politikalarınızdır. (CHP sıralarından alkışlar)

Bugün de millî park sınırlarında kalan yerleri kiraya vermek istiyorsunuz. Siz, devletin yönetmesi ve koruması gereken ormanları kullanıma açmak istiyorsunuz. Oysa Anayasa'mız son derece açık; orman mülkiyetleri devletindir, devredilemez ama siz kiralıyorsunuz, aslında mülkiyeti devretmek istiyorsunuz, "kırk dokuz yıl", "doksan dokuz yıl" diyerek geleceğimizi de ipotek altına alıyorsunuz.

Memleketim Aydın'da JES var, GES var, HES var, RES var, 30'un üzerinde jeotermal santral var ve daha da jeotermal santral kurmak istiyorsunuz. Aydın'ımızda sürekli verilen maden ruhsatları var. Bugün Aydın'da ovalarımız delik deşik. Bugün Aydın'da dağlarımız delik deşik. Evlerimizin hemen kenarında jeotermal santraller var, evlerimizin hemen kenarında jeotermal kuyular var. Havamız kirleniyor, toprağımız kirleniyor, suyumuz kirleniyor, ne eksen çıkacak o verimli topraklarımızda maalesef tarım ve hayvancılığın sonuna geliniyor. Bu konudaki rahatsızlığımızı, bu konunun tehlikesini sürekli olarak dile getiriyoruz ama AKP iktidarı olarak siz bu şikâyetimizi maalesef görmezden geliyorsunuz ve Aydın'ın her yerine maden ruhsatı vermeye ve jeotermal santral açmaya devam ediyorsunuz. Bu derece plansız, bu derece insan sağlığını düşünmeyen, bu derece gelecek kuşakları düşünmeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Bir taraftan da sizin bu çevreyi düşünmeyen, gençlerimizin geleceğini düşünmeyen politikalarınızdan dolayı özellikle Beşparmak Latmos bölgesinin millî park ilan edilmesi gerektiğini söylüyoruz ancak siz getirmiş olduğunuz bu yeni yasayla bırakın Aydın'da yeni millî parklar yapmayı Dilek Yarımadası Millî Parkı'nı ve Bafa Gölü Tabiat Parkı'nı da ranta peşkeş çekmeye çalışıyorsunuz. Bu düzenleme bu hâliyle millî parkları, tabiat alanlarını, tabiat parklarını koruma zırhını kaldırıyor ve ticari alan statüsüne sokuyor; şirketlere sağladığı avantajlar ve esnek düzenlemelerle talanın önünü açıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

EVRİM KARAKOZ (Devamla) - Parkların devlet tarafından değil, yandaşlar tarafından işletilmesine imkân tanıyor; koruma ve denetleme ilkesini zayıflatıyor, yetkiyi de tek elde toplayarak denetimi sınırlandırıyor. Biz ana muhalefet partisi ve ilk genel seçimin iktidar partisi namzedi olarak şunu söylüyoruz: Devlet yönetimi keyifle değil hukukla yürür; anayasayla, yasayla yürür; insanı, yaşamı, doğayı odak noktasına koyar, bugünü değil, yarını da düşünür, yarını da planlar. Gelin, ranttan değil, halktan yana olun. Gelin, yasaya, Anayasa'ya uyun. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Gelin, ülkemizin geleceğini düşünün. Gelin, çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini düşünün ve bu yasayı, bu talan yasasını, bu rant yasasını geri çekin.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)